Hayalini kuruyormuşum aslında, çok sonra anladım.

Sonra da sürüklendim, füsun göklerden gelirmiş, öyle oldu.

Büyülendim, sadece onu izledim.

Sanki gökler de bizi izledi.

Dünyayı dolaştık hiç ayaklanmadan.

Okyanuslarda yüzdük.

Bir an dünyayı durdurduk.

Nasıl anlatsam onu: Doğanın mutlu bir parçası gibi

Kendi elmasının yarısı gibi

Uyan nolur bu daha önce hiç olmadı

Arzuyu anlattım ama arzu kapı dışarı red, benimki, onunki.

Sonra sustu, beni susturdu.

Susması sanki beni boğdu.

Sonra beklenmedik bir fırtına çıktı okyanusta, birlikte kurtulduk.

Sonra yine sustu, hani kurtulmuştuk, ben de böldüm benimi.

Hayalden sürekli onunla konuştum.

Hayalden sürekli ona yazdım.

İstemelerim hiç bitmedi.

İstemek çok zevkli ama beni esir etti.

Hayalimde o da beni istedi, yemeden içmeden kesildi.

Sonra onu ilgimle ürküttüm yine, sonra yine kapı duvar.

Sonra dedim nasıl olabilir ki zaten, ya duyulursa

Nasıl olabilir ki, çocuk var

Nasıl olabilir ki, koca var

Nasıl olabilir peki o zaman, çünkü bütün duam bunun olması.

Çok güzel olsam olurdu bence.

Doğanın çiçekli yorganında beraber uyurduk.

Çok özleyince dalıp gezmeye gittim eskiye.

Dünyaya döndüğümde bana hiç cevap vermedi yine.

Ama karşılaştığımızda yine oldu daha önce olmuş olanlar

Sonra yine olmadı daha önce olmamış olanlar, bu sefer belki bir başka varlığa dönüşebilir dedim.

Dönüşünce onu tırtıllar yiyecek ve ben de toprakta onu bekliyor olacağım.

Aslında bir insan değil belki, yeraltında böceksi bir bitki.

Bana gelince giyiniktim eskiden, soyundum bütün bunlar olurken, kuşları bekledim.

Tek başıma olurmuş yolculuk, onu bir iyice anladım.

Bir canlandım

Kırkım çıktı, çevreme göründüm.

Az şey mi, sevgilimi göklerde pişpişledim, gerçek bir macera yaşadım diyebilirim

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.