New York eyaletinin kuzeyindeki Troy, 19. yüzyıl sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin en zengin şehirlerinden biriydi. Bu zenginliğin birkaç kaynağı vardı: şehrin güneyindeki çelik fabrikaları ve ırmak boyunca uzanan değirmenlerin beslediği tekstil sanayii. Bunlardan daha şaşırtıcı olan bir başka kaynak ise, şehre “Yaka Şehri” lakabını kazandıran endüstriyel çamaşırhanelerdi.

Yüzyıl başında Troy’lu bir kadının kocasının aslında sadece yakası ve kolları kirlenen gömleklerini ütüleyip durmaktan bıkınca icat ettiği takılıp çıkarılabilir gömlek yakaları ve kolları, kısa süre içinde milyonlarca dolarlık bir endüstriye dönüşmüş; yakaların ve kolların yıkandığı endüstriyel çamaşırhanelerin oluşturduğu yan sanayi de binlerce kadını istihdam eder hale gelmişti.

Çamaşırhanelerde çalışan kadınlar, günde 14 saat, koruyucu ekipman kullanmaksızın, kaynar su ve kimyasal temizleyiciler kullanarak yakaları ve kolları önce yıkayıp kolalıyor, sonra kömürle ısıtılan dökme demir ütülerle ütülüyordu. Koşulların bu kadar kötü olmasına rağmen, çamaşırhane işi revaçtaydı çünkü maaşlar diğer tekstil işlerine göre yüksekti—bir başka deyişle, bu işler için yoğun bir rekabet vardı. Bu rekabet de işçilerin işverenle pazarlık gücünü kırıyordu.

1864’te, o sırada 19 yaşında bir çamaşırhane işçisi olan Kate Mullany, iş arkadaşı Esther Keegan’la birlikte çamaşırhanelerde örgütlenme çalışması başlattı. Troy’daki çelik ve yan metal sanayilerinde çalışan erkek işçiler 1858’de sendikalaşarak greve gitmiş, sonuçta toplu sözleşme hakkı kazandıkları gibi maaşları ve çalışma koşulları da gözle görülür şekilde iyileşmişti. Bu örneği takip eden Mullany ve diğer kadın işçilerin 11 Şubat 1864’te kurduğu Collar Laundry Union (Yaka Çamaşırhanesi Sendikası), ülkedeki ilk kadın sendikası oldu.

Sendika kurulduktan sadece günler sonra, 23 Şubat 1864’te, şehirdeki 14 çamaşırhanede çalışan 300 kadın (tüm çamaşırhane işçilerinin yaklaşık %10’u) greve gitti. Talepleri, %20-25’lik bir ücret artışı ve iş koşullarının iyileştirilmesiydi. Beş günlük grevin sonunda işverenler, kadınların taleplerini kabul etti.

Collar Laundry Union, altı yıllık kısa ömrü boyunca diğer sendikalarla dayanışmayı önceledi ve pek çok grev ve örgütlenme çalışmasını destekledi. Sendikalı çamaşırhane işçileri, sendikanın 1870’teki kapanışına kadar iki kez daha greve gitti, ikisinden de kazanımla çıktı. Grevlerin yanı sıra, kadınlar kendi kooperatif çamaşırhanelerini açtı ve işletti. Çamaşırhane endüstrisinin kağıt gömlek yakaları ve kollarının icat edilmesiyle girdiği kriz, sendikanın ve kooperatifin de sonu oldu.

Birkaç yıl içinde ABD’deki işçi hareketinin önemli figürlerinden biri haline gelmiş olan Kate Mullany, çamaşırhaneden (ve Troy’dan) ayrılarak Ulusal Emek Sendikası’nın sekreteri olarak çalışmaya başladı. Mullany’nin çabalarıyla, 1866’da kurulmuş olan Ulusal Emek Sendikası, kadın işçilerin özgül sorunları ve hakları konusunda güçlü bir duruş geliştirdi.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.