Davada iki suç; cinsel saldırı ve öldürme olmasına rağmen, mahkemenin cinsel saldırı suçunu hiç araştırmaması eleştirildi.

Nevin Yıldırım’ın davası ikinci kez Yargıtay’a taşındı. Yedi yıldır tutuklu bulunan, müebbetle yargılanan Nevin’in davasında yerel mahkemenin, daha önce Yargıtay’ın kararı bozmasına rağmen tutumunda bir değişiklik olmaması üzerine karar tekrar Yargıtay’a taşınmıştı. Ankara’da 16 Mayıs 2019’da gerçekleşen duruşmada kadın avukatlar ve davayı izlemeye gelen kadınlar vardı. Nevin’in avukatları dava sürecini aktardılar, kararın bozulmasının ardından yerel mahkemenin uygulamalarını ve dava sürecindeki hukuksuzlukları aktararak tahliye talebiyle ya da haksız fiil üzerinden ve iyi hal indiriminin uygulanacağı bir yargılama için yerel mahkemenin kararının bozulmasını talep ettiler.

Kadın cinayetleri davalarında neredeyse her sanığa istisnasız iyi hal indirimi verilirken Nevin’in davasında uygulanmaması, hukukun sübjektif bakışının örneği olarak kayıtlara geçti. Tecavüz suçuna ilişkin soruşturmanın yürütülmemesi, yerel mahkemenin verdiği kararın adaletsizliğinin toplumsal cinsiyet rejimiyle uyuştuğunun göstergesi. Herhangi bir kadın cinayeti davasında “aldatma şüphesinin” varlığı dahi sanık lehine hafifletici unsur sayılıp delile ihtiyaç duyulmuyor. Bu davada ise sistematik tecavüz suçunun varlığını kanıtlayacak delilleri mahkeme soruşturmaktan kaçındı, tamamen orada yaşayan insanların dedikoduları üzerinden karar verdi.

Nevin’in avukatlarından Nagihan Bulduk sübjektif bir yargılama süreci yaşandığını, somut objektif delil toplanma ilkesine uyulmadığını, itham edilen ilişki iddialarının köy halkının dedikodularından ibaret olduğunu aktardı. Nevin’in halasının eşi durumundaki Nurettin Gider, ekonomik durumu iyi olan bir şahıs olarak köyde hâkimiyet kurmuş, çavuşluk pozisyonunda biri ve tarlada çalışırlarken Nevin’i tehdit ve taciz etmiş biridir diye ekledi. “İlişkimiz var derim, köyde adın çıkar, seni öldürürler,” şeklindeki beyanlar bu tehditlerin bazılarıdır. Aynı zamanda şahsın telefonunda Nevin’in baygın halde olduğu çıplak fotoğraflar bulunmuştur ve bu fotoğraflar da tehdit amacıyla kullanılmıştır. Rıza içeren bir ilişkide bu durumu açıklayamayacağımızı söyleyen avukat, şahsın olay günü Nevin’in yanına silahla ve zorla girmiş olmasının da bu yönde önemli bir kanıt olduğunu aktardı. Tecavüz sonucu hamile kaldığını öğrenen ve çocuğu doğurmak istemeyen Nevin’in çocuğu doğurmak zorunda kaldığını hatırlatan Bulduk, Nevin’in Nurettin Gider’in ağzına ve cinsel organına ateş etmesinin, doğurduğu çocukla bağ kurmak istememesinin tecavüz suçunu ispat eden psikolojik bulgular olduğunun Süleyman Demirel Üniversitesi Adli Tıp raporuyla tespit edildiğini aktardı. Tecavüze ilişkin düzgün bir soruşturma sürecinin yürütülmediğini, uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde salonda erkeklerin Nevin’in ifadesini alarak, tecavüzün ayrıntılarını onu utandıracak şekilde anlatmasının istendiğini söyledi. Aynı zamanda tanık beyanlarındaki çelişkilerin dikkate alınmadığını aktardı. “Tüm köy halkı olarak tecavüz olduğuna inanmıyoruz,” denmesinin tecavüz şüphesini ortadan kaldırmadığını, daha önce görülen davalarda olduğu gibi yerel mahkemenin kararının bozulması gerektiğini belirtti. Nevin’e “Tecavüz ise neden direnmedin?” diye sorulduğunu aktaran Bulduk, bu konudaki Yargıtay içtihadını hatırlattı, “donma” olarak kavramsallaştırılan bu durum her kadının tecavüz karşısında farklı tepkiler verdiğini anlatıyor dedi. Dolayısıyla bu durumun rıza göstergesi olmadığını, tecavüz şüphesinin olduğu durumlarda soruşturma yürütmenin devletin pozitif yükümlülüğü olduğunu söyledi. Tüm bu bulgular olayın meşru müdafaa olduğunun göstergesidir diye ekledi.

Nevin’in avukatlarından Fatoş Hacıvelioğlu Yargıtay’ın karar bozmasından sonra mahkemenin hiçbir taleplerini kabul etmediğini belirtti. 2010 yılında başlayan taciz sürecinin Nevin’i alternatifsiz bırakarak meşru müdafaaya zorladığını aktardı. Bu tip “kapalı alan” suçlarında doğrudan kanıt bulunamayacağı için sanığın anlatımındaki tutarlılığa bakıldığını hatırlatarak Nevin’in “Bana tecavüz ettiği için öldürdüm,” ifadesinin davanın başından beri hiç değişmediğini vurguladı. Buna rağmen mahkeme tecavüzü araştırmayla hiç ilgilenmedi. TCK 27/2’de yer alan “korku, panik, endişe nedeniyle” sınır aşıldığında faile ceza verilmez maddesini hatırlatarak, öncelikle yerel mahkemenin kararının esastan bozulmasını talep etti. Eğer meşru müdafaanın sınırının aşıldığı düşünülüyorsa bile cezada haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğini, haksız tahrike ilişkin tüm koşulların mevcut olduğunu söyledi. Kadın cinayeti davalarında erkeklere istisnasız haksız tahrik indirimi uygulanmasının, ama bu davada uygulanmamasının “Yargının cinsiyeti var mı?” sorusuna neden olduğunu aktardı.

Nevin’in avukatlarından Zekiye Karaca Boz haksız tahrik ve iyi hal indirimi üzerinde ısrarla durduklarını söyledi. Davada iki suç; cinsel saldırı ve öldürme olmasına rağmen, mahkemenin cinsel saldırı suçunu hiç araştırmamasını eleştirdi.

Nevin’in avukatlarından Candan Dumrul söz alarak “Ortada iki yaklaşım var, mahkemenin rızaya dayanan ilişki yaklaşımı ve tecavüz yaklaşımı,” dedi ve herhangi biri üzerinden gittiğimizde dahi verilen kararın sorunlu olduğunu belirtti. Nevin’in köy meydanına gidip “Namusumla oynayanın sonu budur arkamdan konuşmayın,” dediğini hatırlatarak rızaya dayalı bir ilişki olsa dahi mahremiyetin ağır ihlali neticesinde kişinin öfke duyabileceğini hatırlattı. Namus, şeref gibi kavramların sadece erkeklere özgü kavramlar olmadığını belirtirken, bu durumun bile başlı başına haksız tahrik olduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda tecavüzün davanın konusu olarak araştırılması gerektiğini, araştırmanın yapılmamasının sonucu belirleyen ciddi bir eksiklik olduğunu söyledi. Aynı zamanda tecavüz söz konusu olduğunda kadının hayır deme imkânının objektif koşullarına bakmak gerektiğini ekledi. Nevin’in hayır diyebilmek için bu tip koşulları olmadığını, küçük bir yerleşim yerinde yaşayan kadın olarak öldürülmeye varabilecek bir tehdit içinde olduğunu hatırlattı: “Hayır demenin yokluğunda Nevin kendince hayır dedi.”

Yargıtay kararını 23 Mayıs’ta açıklayacak.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.