Bu skandalı istisnai bir durum olarak ele almak, kadınlara karşı küresel şiddet salgınını yanlış anlamaktır.

Rebecca Solnit

2 Temmuz’da jüri, kendisi için çalışan geniş bir ekibin yardımı ve büyük maddi kaynaklarıyla kadınlara yönelik korkunç cinsel saldırılarda bulunmakla suçlanan müzik patronu Sean Combs’u suçlu buldu. Combs, birçok farklı davada da yetişkinlere ve çocuklara karşı cinsel istismarda bulunmakla suçlanıyor. Finansçı Jeffrey Epstein’ın geniş ekibi, büyük maddi kaynakları, bankaları ve elit bağlantıları aracılığıyla onlarca yıl boyunca en az 100 kız çocuğu ve kadına karşı uyguladığı korkunç cinsel saldırılar hakkındaki gerçekler manşetlere taşındığında hemen hemen herkes Combs’u unutmuş görünüyordu.

Haziran ayında, film yapımcısı Harvey Weinstein, New York’taki yeniden yargılamada, geniş ekibi, üst düzey avukatları, film endüstrisi, bazı eski Mossad ajanları ve elbette büyük maddi desteğiyle onlarca yıl kadınlara karşı korkunç cinsel istismarda bulunmaktan suçlu bulundu. Şubat ayında, bir federal temyiz mahkemesi, şarkıcı R. Kelly’nin organize suç ve cinsel ticaret suçlarından aldığı 30 yıllık hapis cezasını onayladı; geçen yıl da çocuk istismarı görüntüleri üretmek ve çocukları cinsel ilişkiye teşvik etmek suçlarından aldığı 20 yıllık hapis cezası onaylanmıştı. Elbette, büyük maddi desteği ve geniş yardımlar onun da kız çocuklarını bu kadar uzun süre istismar edebilmesinde etkili faktörler olmuştu.

Kadınlara karşı şiddet salgınının bu kadar göz ardı edilmesinin nedenlerinden biri, bu tür vakaların bireysel olarak ele alınması ve toplumun her düzeyinde işleyen yaygın bir kalıbın parçası olmaktan ziyade şok edici sapmalar olarak değerlendirilmesidir. Diğer bir neden, bu durumun kelimenin tam anlamıyla yeni bir şey olmamasıdır; diğer gruplara karşı nefret ve şiddet dalgaları gelip geçerken, kadınlara karşı şiddet küresel ve kalıcıdır; bir olaydan ziyade sürekli bir olgudur. Bir diğer neden ise, kolluk kuvvetlerinin ve hukuk sisteminin çoğu zaman failleri korumakla daha çok ilgilenmesi ve toplumun kadınlara karşı şiddeti normalleştirmesi, hatta kutlamasıdır.

Kanser için bir kelimemiz olmadığını ve ortaya çıkış biçimlerinin çeşitliliğini bilmediğimizi, sadece çeşitli insanların çeşitli yerlerinde garip ve bazen ölümcül tümörlerle ilgili ara sıra sansasyonel haberler gördüğümüzü, beyindeki versiyonlarını prostat ve memedeki versiyonlarıyla ilişkilendirmediğimizi hayal edin. Ortak paydaları tanımadığımız takdirde, teşhis ve tedaviler geliştiremez veya temel nedenleri ele alamazdık. Feminizm aslında on yıllardır ve yüzyıllardır istikrarlı bir şekilde bir teşhis sunuyor: neden, kadın düşmanlığı ve şiddet, kadınların eşitsizliğini, sömürülmesini ve aşağılanmasını sürdürmeyi amaçlıyor. Ancak tekil vaka öyküleri, her yerde bulunan bir şeyi istisnai ve izole olarak ele alarak bu tanımayı yok sayıyor.

Epstein’ın suçlarının tek istisnai yanı, ölçeği ve belki de kurbanları kaçırmak, kontrol etmek, istismar etmek ve susturmak için kullandığı uluslararası finans, ulaşım ve diğer sistemlerin karmaşıklığıydı. Suçların niteliği sıradan ve yaygındı. ABD’de her 68 saniyede bir tecavüz vakası yaşanıyor, her dokuz saniyede bir kadın yakın partneri tarafından dövülüyor ve her yıl kadınlardan daha fazla erkek öldürülürken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre “kadın cinayet kurbanlarının yarısından fazlası mevcut veya eski erkek yakın partneri tarafından öldürülüyor”. Küresel olarak her 10 dakikada bir kadın veya kız öldürülüyor. Dünya genelinde insan ticaretinin yüksek bir yüzdesini, cinsel sömürü amacıyla kadın ve kız çocuklarının ticareti oluşturuyor.

Giriş paragraflarımda öne çıkan vakalara odaklanmak yerine, Güney Baptist Kilisesi’nin din adamları tarafından kadınlara, kız çocuklarına ve erkek çocuklara yönelen yüzlerce cinsel istismar vakasından örnekler verebilirdim. NPR, 2022’de “Güney Baptist Konvansiyonu Yürütme Komitesi’nin cinsel istismar iddialarını yanlış ele aldığını, çok sayıda mağduru susturduğunu ve Konvansiyonu sorumluluktan korumaya öncelik verdiğini” bildirmişti. Ya da Andrew Cuomo’nun New York valisi olduğu dönemde işlediği iddia edilen cinsel taciz ve elle sarkıntılık suçlarının ve ardından konuşanlara yaptığı zulmün iğrençliğini ele alabilirdim. Hem ABD’de hem de Kanada’da yerli çocuklar için kurulan yatılı okulların, bu okullarda cinsel istismara uğrayan eski öğrencilerin konuşma fırsatı bulmasıyla nasıl ifşa edildiğini de dile getirebilirdim.

Epstein dosyaları yayınlandığında Donald Trump’ın cinsel tacizci olup olmadığını öğreneceğimiz yanılsaması, onun zaten öyle olduğunu bildiğimiz için bir tür örtbas etme girişimidir – gerçi tam olarak neyi bu kadar saklamaya çalıştığını öğrenmekten yanayım. 2023’te E. Jean Carroll’a cinsel saldırıda bulunmaktan suçlu bulundu ve çok sayıda kadın tarafından elle taciz, yakalama ve saldırı ile suçlandı. Yönettiği güzellik yarışmalarındaki genç kızlara karşı sergilediği son derece rahatsız edici davranışları ve Epstein ile olan yakınlığı zaten belgelenmiş durumda.

Şimdi, bu yazının ilk paragraflarında bahsedilen tüm erkekler gibi, Trump da emsali olmayan bir koruma mekanizmasına sahip. Vergilerimizle finanse edilen kendi federal hükümetimiz, görünüşe göre Trump’ı bu dosyalarda ne varsa ondan korumaya çalışıyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Epstein dosyalarının yayınlanması için Cumhuriyetçileri oy kullanmaya zorlamayı amaçlayan Demokratların çabalarından Trump’ı korumak için Kongreyi tatil etti. Birçok üst düzey yetkili, “Biz Halk”a değil, “Çılgın Trump”a hizmet ediyor.

Hill gazetesinin haberine göre, Adalet Komitesi üyesi Senatör Dick Durbin, “Başsavcı Pam Bondi’nin, hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile ilgili on binlerce sayfalık belgeyi incelemeleri ve Başkan Trump’tan herhangi bir bahsi işaretlemeleri için yaklaşık 1000 FBI personeline ‘baskı yaptığı’ bilgisini aldığını” söylüyor. Binlerce çalışan resmi görevlerini bıraktı; bu olağanüstü çaba, Trump’ın saklayacak çok şeyi varmış gibi görünmesine neden oluyor.

Ama bir başka açıdan bakıldığında, tüm toplum bir şeyi gizliyor: bu şiddet her yerde ve toplumumuzu derinden şekillendiriyor – ya da kötü şekillendiriyor. Yukarıda belirttiğim istatistikler belirli suçların kurbanlarını ele alıyor. Ancak bütün kız çocukları ve kadınlar, birçok erkeğin bize zarar vermek istemesinden ve bu suçların herhangi birimizin başına gelebileceği gerçeğinden etkileniyor. Bu şiddet, nereye ve ne zaman gideceğimiz, hangi işleri yapacağımız ne zaman sesimizi çıkaracağımız, ne giyeceğimiz konusunda yaptığımız seçimleri etkiliyor. Bazı erkeklerin bazı kadınlara ve kız çocuklarına karşı uyguladığı şiddet tehdidi ve fiili şiddet, çok daha geniş bir şekilde kadınların savunmasızlığını, korkusunu ve güçsüzleştirilmesini tesis ediyor. Toplum, bizi özgür ve eşit kılmak için değil, büyük ölçüde bundan kaçınmak için hayatlarımızı değiştirmeye zorluyor. Bu şiddet, bu açıdan bakıldığında “diğerlerinden daha eşit” olmanın bir fayda olduğu müddetçe, tüm erkeklere yarar sağlayan bir eşitsizlik motorudur.

Parça parça anlatılan hikayeler – “işte bir kötü adam, onunla ilgili bir şeyler yapmalıyız” gibi– sorunun sistemik olduğunu ve çözümün polis ve hapishane olmadığını ele almıyor. Çözüm toplumsal değişimdir ve toplumlar kadınlara karşı şiddet kıtalara ve yüzyıllara yayılan bir salgın olmaktan çıktığında yeterince değişmiş olacaktır. Sistemik sorunlar sistemik çözümler gerektirir ve Epstein dosyalarının yayınlanmasından yana olsam da daha geniş bir konuşma ve daha derin bir değişim istiyorum.

Çeviren: Özlem Barın

* Bu yazının orijinali Epstein dosyaları yayınlanmadan önce, 3 Ağustos 2025 tarihinde The Guardian sitesinde yayınlanmıştır.

 

Bir cevap yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.