Hücre genetiği alanında çalışan Barbara McClintock 1930’lu yıllarda aktivatör ve hareketli, ‘sıçrayan’ genler keşfi ile 1983 yılında Nobel ödülü kazandı. Meslektaşlarının 15-20 yıl ilerisinde çalışmalar yapmasına rağmen kadın olmasından dolayı çalışmaları uzun yıllar görmezden gelindi.

1902 yılında Amerika’da doğan Barbara McClintock, 1927 yılında Cornell Üniversitesi’nden doktor unvanını aldı. 1920ler Amerika’sında pek çok kadın üniversiteye gidiyordu. Bilim ve mühendislik alanlarındaki doktora öğrencilerinin %12-15’i kadındı fakat konu istihdama geldiğinde kadınlar tercih edilmiyordu. Bilimsel araştırmalarını devam ettirmek isteyen Barbara McClintock da hayatı boyunca bu engelle mücadele etmek zorunda kaldı. Dünyanın en iyi mısır genetikçilerinden biri olmasıyla ünlense de uzun yıllar profesör olarak iş bulamadı.

Bilim dünyası onu görmezden gelip deli olduğunu düşünürken, genetik alanındakiler deli olduğunu düşünmese de çalışmalarını anlamakta zorlanıyorlardı. Yaşadığı yılgınlık sonucu 1953 yılında yayın üretmeye son vermekle birlikte çalışmalarına devam etti. 1960lar ve 70’lerde çalışmaları anlaşılmaya ve ilgi görmeye başladı. 1983 yılında radyodan Nobel ödülü aldığını ve çalışmasının DNA yapısının keşfi ile beraber genetik alanındaki en önemli iki keşiften biri olarak nitelendiğini öğrendi.

Barbara McClintock – Nobel Prize Delayed

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here