3 Mart 2026 günü Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın ölüm haberiyle sistematik erkek şiddetinin devletin resmi kurumlarınca nasıl görmezden gelindiğine, şiddet faili erkeği cezalandırmak yerine şiddete maruz kalan kadının suçlandığına, bir kadının ve bir kız çocuğunun hayatının bitirilişine bir kez daha tanık olduk. Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler grubunun yazdığı açıklamayı paylaşıyoruz.

Dün, bir kadın ve bir çocuğun hayatları sonlandı. Üç yaşından itibaren babası tarafından sistematik olarak cinsel istismara uğrayan Hifa, altı yaşındayken arkadaşına söyledi ve konu ortaya çıktı. Annesi Fatmanur ise Kuran’a Hizmet Vakfı’nda sohbetlere katılırken vakıfta çalışan Ayhan Şengüler tarafından tecavüze uğramış, ailesi tarafından Ayhan Şengüler’le evlenmek zorunda bırakılmış, evlilik boyunca defalarca cinsel şiddete maruz kalmış bir kadın. Dün kendisi 29 yaşında, kızı Hifa ise sekiz yaşındayken hayatlarını kaybettiler. Bir kadın ve bir kız çocuğu, devlet ve tarikat koruması altındaki bir erkeğin saldırıları sonucu insanca bir hayat yaşayamadılar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, cinsel istismar ve şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmış ve mücadelesi farklı zamanlarda basına yansımış, yankı uyandırmış, tarikat bağlantısı sebebiyle de kamuoyu tarafından takip edilmiş bir kadın ve bir çocuğun, dün gece bu mücadeleyi kaybedip ölmesi karşısında inanılmaz bir açıklama yaptı. Açıklama, çocuğun maruz kaldığı istismar karşısında devletin devreye girdiğini ancak kadının işbirliğine yanaşmadığını söyleyerek kadını suçluyor. Bakanlık, devletin görevini yerine getirmeye devam edeceğini anlatıp basına, kendisini eleştirenlere, parmak sallıyor.

Örgütlü olduğu yaklaşık 50 senedir Türkiye’de feminist hareketin politikasında erkek şiddeti ikinci sıraya asla inmiyor. Erkek şiddetinin türlü biçimi ve son aşaması olan kadın cinayetleri ülke gündeminden on yıllardır hiç düşmüyor; iktidarlar, önleyici veya cezalandırıcı yasalar, infaz düzenlemeleri, bakanlıklar, bürokratik yapılar değişse de erkekler kadınlara şiddet uyguluyor, tecavüz ediyor, kadınları öldürüyor.

Biz feministler öfkemizi ve gücümüzü, yıllardır yan yana gelmemizden, biriktirdiğimiz deneyimden, birbirimize aktardığımız ortaklaşan bilgimizden, sırtımızı dayadığımız mücadeleden ve kadın dayanışmasından alıyoruz. Şiddete, bilhassa sistematik, yıllara dayanan, çeşitli biçimlerle pekişen şiddete maruz kalan kadınların hayatları şiddetten nasıl etkileniyor, biz bunu görüyoruz, deneyimliyoruz ve buna tanıklık ediyoruz. Biz şiddetin ne olduğunu feminist olduğumuz için, feminizmden ötürü biliyoruz.

Tecavüz sonucu neredeyse çocuk yaşta evlenen bir kadın, destek alamadığı, adalete erişemediği, dayanışma bulamadığı müddetçe sağlıklı bir yaşam süremez, şiddeti normalleştirebilir ve bakması gereken, şiddete maruz kalan bir çocuğu varsa ona da sağlıklı davranamayabilir. Ve bir anne etiketi altında muhtemeldir ki suçlanır. Kadınlar uzun süren ve çıkışsız hissettiren şiddet karşısında güvensiz hissedebilir, kapısını çaldığı veya ona el uzatan devlete de hatta bir kadın örgütüne de güvenmeyebilir. Şiddet altında yaşayan bir kadın, çocuğuna bakacak gücü ve ruhsal kapasiteyi yeterince bulamayabilir. Şiddetin ve yalnız bırakılmanın önemli bir sonucu budur, değersizleştirilme ve önemsizleştirilmedir. Bunun sorumlusu kadın değil sistematik erkek şiddetinin ta kendisidir. En temelde şiddeti uygulayan erkeğin kendisidir, erkeği engellemeyen, durdurmayan, ilgili mekanizmaları işletmeyen, ceza vermeyen devlet, sistem ve toplum da bu şiddeti pekiştirir. Devlet işleyişinin ta içine sirayet etmiş tarikat yapıları ve burada üretilen şiddete karşı cezasızlık da bugün bu sistemin önemli bir parçasıdır.

Kadına yönelik şiddeti önlemekle ve bu alanda yürüttüğü çalışmalarını derinleştirmek ve iyileştirmekle yükümlü bir bakanlığın sistematik şiddete maruz kalan bir kadını ve çocuğu nasıl destekleyeceğini bilmemesi ve bilmenin görevi olduğunu düşünmemesi, şiddetin etkilerini tanımaması, bunun çalışmasını yapmaması ve sonuç olarak kadının güvensizliğini suç gibi göstermesi ise ibret vericidir. Dünkü suçlayıcı açıklama, erkek şiddetinin sebebinin cinsiyet eşitsizliğinde yattığını inkar etmek ve kadına yönelik şiddet hakkında konuşurken dahi cinsiyetçi bakış açısını sürdürmektir.

Bir erkeğin iki yaşamı sonlandırma kudretini kendinde gördüğü, devletin ise bu şiddeti engellemekte isteksiz kaldığı bir olaya tanık olduk. Genç bir kadın ve sekiz yaşındaki bir kız çocuğu, bir erkeğin saldırıları sonucu insanca bir hayat yaşayamadılar. Kuran’a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler hakkında ise çocuğun cinsel istismarı suçlamasıyla 2023 yılında savcılık tutuklama talep etti ancak sulh ceza hakimi “taraflar arasındaki çekişmeli boşanma davası”nı gerekçe göstererek talebi reddetti, daha sonra dosya kapatıldı. Yani Fatmanur’un “evliliğimiz sırasında 15 yaşında bir çocukla birliktelik yaşadı” dediği Ayhan Şengüler bugün serbest; işlediği suçun hesabını vermediği gibi, muhtemelen, bahsi geçen tarikatın içinde, güvende ve koruma altında. Fatmanur yaşadığı şiddeti başkalarıyla paylaşmak istediğinde onu tehdit eden, “Bizim çok hakim kardeşimiz var, suçlu sen çıkarsın” diyen tarikat üyeleri de öyle. Görevi şiddeti önlemek, kurumların bu yönde çalıştığından emin olmak olan devletin, şiddetin ve çocuğa cinsel istismarın peşine ne kadar düştüğünü, görevini ne kadar yaptığını görüp öfkeye kapılıyoruz, suçun aklandığını haberlerde okuyoruz, kendisi ve çocuğunun yaşamı karşısında endişeye düşen bir kadının öldüğünü öğreniyoruz. Kadınların yaşamı değersiz, erkeklerinki, hele de belli dini örgütlenmeler içindeki erkeklerinki ise kutsal.

Kadınların ve çocukların şiddetten ve istismardan uzak bir yaşam kurmasını sağlamakla görevli bakanlığın kadınları suçlamasını, sistematik şiddetin yargı eliyle aklanmasını, kadınların hayatlarının değersizleştirilmesini kabul etmiyoruz. Feministler olarak mücadelemiz ve kadınlarla dayanışmamız devam edecek.

Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler Kampanya Grubu

Bir cevap yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.