Pakistan’da ‘Hum Auratein’ kadın grubu tarafından düzenlenen 8 Mart 2019 yürüyüşleri sonrası, yürüyüşte taşınan dövizler dolayısıyla kadınlar sosyal medyada saldırıya uğradı. (…) Erkeklere istemedikleri bir tavsiye: gülümseyin, daha güzel görüneceksiniz.

8 Mart 2019 Cuma günü Lahor’da gerçekleştirilen Aurat Yürüyüşü’nden. Tüm fotoğraflar Ema Anis’e ait.

Rimmel Mohydin

Milletvekili Aamir Liaqat endişeli.

Pakistan’ın dört bir yanında binlerce kadın sokaklara çıktı ve o bunun nedenini bilmek istiyor. Gündemleri ne? Onları kim finanse ediyor? Liaqat, Başbakan’a ülkeyi yönetmeyi acilen yarım bırakıp bu gizli kapaklı (güpegündüz gerçekleşen) protestonun asıl kaynağına inmesi için ricada bulunuyor.

Tweetlediği video mesajında “Başbakan Imran Khan,” diyor nefes almadan, “Soruşturmanızı talep ediyorum!”

Eninde sonunda çatladığı için affedilebilir. Ağır bir yük taşıyor sonuçta: kadınların yaşadıklarını kadınlardan daha iyi bilmenin yükünü!

Pek çok erkek gibi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Aurat Yürüyüşü ile kavgaya tutuşmak için çaba harcıyor.

Tabii, acısını anlıyorum. Üstünde tepindiğiniz sırtların ayağa kalkmakta olduğunu görünce ayaklarınızı nereye koyacağınızı bilmek zor.

Hafta sonu boyunca kadınlara feminizmin ne olduğu ve ne olmadığı anlatıldı. Onlar namus cinayetlerine, tecavüze, cinsel tacize ve şiddete karşı sloganlar atarken “önemli meselelere” odaklanmadıkları sebebiyle alaya alındılar. Menstrüel hijyen ürünlerinin erişilebilir olmasını istedikleri için kaba ve edepsiz bulundular.

Bir erkek, Instagram’da, Aurat Yürüyüşü katılımcılarını El Kaide militanlarıyla karşılaştırdığı ateşli bir savunma yazdı. Bu yazıda, kendini “bir erkek olarak izole ve marjinalize edilmiş” hissettiğinden yakınıyor.

Beyler, dünyamıza hoş geldiniz.

Pankart/döviz taşımak her zaman politikti, ancak birçok Pakistanlı erkek (ve ne yazık ki, bazı kadınlar) için, artık kişisel.

Öğrendiğimiz üzere, bir kadının nüktesi, ironisi damara basar. O birçok cinsiyetçi şakanın konusu edilebilir, ama kendisi bir espri patlatırsa, erkekliğiniz de yıkılıverir.

Size kendi yemeğinizi ısıtmazsanız yatağınızı ısıtmayacağını söyleyebilir, ama sizi esas kızdıran ve rahatsız eden onun, bir kadının, size gülebilmesidir.

Ancak çoğunluğun görmeyi başaramadığı tam da şu: komediye “trajedi artı zaman” deniyor değil mi? Birçok kadın için de hayat dedikleri tam da bir dizi trajediden ibaret.

Zekice yapılmış her espri, her bir utanmaz şaka, akılda kalıcı slogan, kadınların yıllar ve yıllardır çektiği görünmez acıyı maskeliyor.

Bir döviz, “Mujhe kya maaloom tumhara mozaa kahan hai?” (Çorabının nerede olduğunu ben nereden bileyim?) diyor. Bu döviz, erkeklerin varsaydığı, kadınların kayıp bir çorabın yerine kadar tüm ev meselelerinden haberdar olması beklentisinden doğuyor.

Bu beklenti, çoğunlukla erkekler dışarı çıkıp hayallerinin peşinde koşarken kadınların hayalleri pahasına gerçekleşiyor. Milyonlarca kadının evdeki görünmez ve karşılığı verilmeyen emeğine atıfta bulunuyor. Erkeklere doğuştan tanınan, her ihtiyaçlarını karşılayacak bir kadın olması avantajına vurgu yapıyor.

Buna gülebiliyor olmamız kadınların gücüne işaret ve pek çok erkeğin bunu yapamaması da onların zayıflıklarına.

Dövizlerin bir diğeri, “Boşanmış ve mutlu!” olduğunu ilan etmeye cüret ediyordu. Üç olağanüstü kadına ait bu fotoğraf internette yayınlandı ve derhal yeni icat “boşanmayı yüceltme” adlı toplumsal krizin sembolü haline getirildiler.

Londra’da yetişmiş bir İngiliz-Pakistanlı kadın, boşandıktan sonraki hayatın rahatlama olabileceğini hayal edemeyecek kadar “eski kafalı” olduğu için inci kolyesine dehşetle sarılıyor. Bu sahte özeleştirisi, boşanmış kadınların, toplum tarafından hayatlarının sonuna kadar utançla kenarda durmaları beklenirken tam tersine canlandıklarını görünce yaşadığı şoku ele veriyor.

Size bir şey diyeyim: endişe etmeyin. Pakistan’ın boşanma oranları sizi telaşlandırabilir, ama eminim ki boşanmayı kınıyor olmanız kadınları istismarcı evliliklerin içinde tutan kıskaçları daraltacaktır. Mutsuz evlilikleri sürdürmek üzere görevinizi yaptığınız için teşekkür ederiz.
Bir diğer döviz gayet akıllıca, “Cynthia karey tau shaabaash, mein karun tau badmaash,” diyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki beyaz bir kadının en kötü deneyimi, beyaz olmayan bir kadının çoğu deneyiminden muhtemelen daha iyidir. Bunun da Cynthia D. Ritchie’nin Pakistan’la flörtünden daha iyi bir örneği olamaz.

Cynthia, Pakistan’ı kadınlar için güvenli ilan etti. Peşaver’de bisiklete biniyor. Beyaz ayrıcalığı sayesinde bu tarz şeyler söyleyip yapabildiğini iddia edenlere hemen karşılığını veriyor. Yine de, kahverengi tenli kadınlar aynı şeyi denediğinde, mitingleri iptal ediliyor, onlara “orospu” deniyor ve eğer Pakistan gerçekten kadınlar için güvenliyse neden Sabeen Mahmud, Qandeel Baloch ve Perween Rehman mezarda yatıyor?

Erkek cemaatini en çok öfkelendirmiş görünen şey kadınların, erkek üreme organlarının istemedikleri fotoğraflarına maruz bırakılmaktan zevk aldıklarına dair fantezi dünyasının yıkılışı.

Bu onları çok sert vurdu. Onların kafasını karıştırdı. Şimdi kızgınlar ve bizimle anlayacağımızı düşündükleri bir dil ile konuşmaya çalışıyorlar.

Bize bunun feminizm olmadığını söylüyorlar ama bunun neden olduğunu açıklamayı beceremiyorlar. Bunun seksle ilgili olduğunu söylüyorlar – ve biz, “saygın” kadınlar, ne cüretle bundan bahsederiz!

Kimse gönderenle ilgili bir şey söylüyor gibi görünmüyor, ama belli ki isteksiz alıcı esas problem. Ya onlardan hoşlanacak (ve onların gözünde “orospu” olacak) ya da hoşlanmayacak (bu da onları rencide edecek). Yani her zaman olduğu gibi, kadınlar için kazanmak mümkün değil.

Buradaki erkek aklına dair analiz edilecek çok şey var. Kadınları organlarıyla heyecanlandırma fırsatını kaybettiklerinden mi sinirliler? Onlar da bizim gibi sekse dair utancı içselleştirmişler mi? Neden hepsi pörsüyüveriyor? Onlarda performans kaygısı mı yarattık?

Erkekler Aurat Yürüyüşü’nün nasıl olmuş olması gerektiği hakkında çok fazla fikre sahip. Tavsiyeleri kibirli, yararsız ve çoğunlukla kaba.

Dövizler aslında birer aynaydı ve bu anı kendilerini gözden geçirmek için bir fırsat olarak görmek yerine, dövünmeyi tercih ettiler.

Bana öyle geliyor ki, onlar için sorun kadınların ta kendisi.

Yani doğranmış vücutları, asitle yakılmış yüzleri, kısıtlanmışlıkları, yetersiz temsil edilmeleri, uygun fiyatlı barınak yokluğu, seçimlerinin ve bedenlerinin maruz bırakıldığı ahlak polisliği, eğitimden mahrum bırakılmaları, devamlı cinsel taciz ve saldırı tehdidi altında olmaları, potansiyellerini yarıya indiren toplumsal kurgular, istismar edilmeleri, nesneleştirilmeleri ve birçoklarının gözünde hala insan sayılmıyor olmaları değil.

Bu yüzden, erkeklere istemedikleri bir tavsiyede bulunmama izin verin: gülümseyin, daha güzel görüneceksiniz.

(*) Çevirmenin notu: Son zamanlarda sıkça kullanılan, erkeklerin kadınlara – daha az bilseler bile – her türlü konuda sürekli bilgi verme, izah etme hallerini tarifleyen ‘mansplaining’ teriminin tersyüz edilmiş hali. ‘Womansplaining’ ifadesinde açıklama gücü ve açıklayan pozisyonu erkekler yerine kadınların. Mansplaining terimi için bakınız: https://catlakzemin.com/mansplaining-ne-demek-cumle-icinde-kullanalim-benim-babam-mansplaining-2/ ve http://www.5harfliler.com/yoksa-size-hala-acuklamadilar-mi/

Çeviri: Desen Ünal

Bu yazı 13.3.2019 tarihinde Dawn sitesinde yayınlandı:

https://www.dawn.com/news/1469183/let-me-womansplain-the-aurat-march-to-you

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.