Meksika’nın orta ve üst sınıfları doğal doğumun mucizelerini yaşarken, yerli geleneksel ebeler, aynı hizmeti yoksul kesime sağlamaktan etkin bir şekilde alıkonulmakta.

Rosalyn A. Vega

Pilar,[1] Meksiko City’de sağlığa bütünsel bir yaklaşımı benimseyen ve dünya standartlarında tıbbi uygulamaları beş yıldızlı otel konforu ile birleştiren “insancıl” bir özel hastanede doğum yaptı. Hastanenin dış duvarları sarmaşıkla kaplı, yerleri mermerdi ve çok katlı girişinde yatıştırıcı piyano melodileri sık sık duyulmaktaydı. Ziyaretçilere organik gıdalar ikram ediliyordu. Banyolarına üzerinde hastanenin amblemi işlenmiş bornozlar yerleştirilmiş ve tuvalet kağıtlarının uçları dikkatlice üçgen şeklinde katlanmıştı. Onunla görüştüğümde Pilar bana, hastanenin sıcak su havuzlarından birinde yaptığı keyifli doğumun hikayesini anlattı.

Ancak, Pilar’ın gerçekliğinden başka bir dünyadaymış gibi gelen bir köyde, Lupita’nın doğum deneyimi onun hafızasında kara bir leke ve kalbinde acı olarak kalmıştı. Doğum yapma zamanının geldiğini anladığında, köyün ebesi Leonila’dan—nesillerdir topluluğun çocuklarının doğmasına geleneksel teknikler kullanarak yardım etmiş olan yaşlı bir kadın—yardım istemişti. Leonila, yakın zamanda devletin düzenlediği bir seminere katılmıştı. Bu seminerde onunla birlikte diğer ebeler, doğum sırasında ortaya çıkabilecek olası gebelik ve doğumla ilgili acil durumlar konusunda bilgilendirilmiş ve tüm doğumları bölge hastanesine yönlendirmeleri talimatı almıştı. Böylece Lupita ve ailesi bir kamyonete doluşarak, dolambaçlı ve engebeli bir dağ yoluna düşmüştü.

Leonila’nın sonrasında olanlarla ilgili anlattıkları akıllara ziyan. Hastaneye ulaştıklarında Lupita doğurmak üzereymiş. Ailesinin hastane çalışanlarından feryat figan yardım istemesine rağmen, Lupita’ya hizmet verilmeyi reddetmişler. Bebeği daha fazla içeride tutamaz hale gelince Lupita tuvalete koşmuş ve klozette bir ölü bebek dünyaya getirmiş. Bir hemşire, kendinden geçmiş bir halde ağlamakta olan Lupita’nın yanına dalarak, oluşan kan gölü nedeniyle onu azarlamış ve Lupita’ya pisliği temizlemesini buyurmuş.

Dünyanın tüm ülkelerindeki kadınların hikayeleri bambaşka olsa da, Meksika’da Pilar ve Lupita’nın öyküleri arasındaki korkunç tezatın nedenini köklü ırk ve sınıf farklarının yarattığı sınırlarda aramak gerekir. Varlıklı, açık tenli kadınlar, özel bakım kurumları ve sertifikalı ebelerin sunduğu insani seçeneklerin keyfini sürerken; fakir, yerli kadınlar nesillerdir güvendikleri geleneksel doğum tekniklerine erişimden yoksun bırakılıyor. İşin tuhaf yanı, ülkede doğal doğuma artan bir ilgi olmasına karşın, Meksika’da geleneksel ebelik kuşatma altında.

2010 ile 2014 yılları arasında, tüm Meksika’da, iki binden fazla sağlık çalışanı, hastane yöneticisi, profesör ve eğitici, tıbbi antropolog, anne ve baba ile röportaj yaptım, konuştum ve onları gözlemledim. Haber kaynağım ebeler, doktorlar ve gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemdeki yüzden fazla kadındı. Onların, benim çalışmamın da temelini oluşturan hikayeleri, Meksika’daki en savunmasız ve en varlıklı kadınlar için geçerli olan doğum sistemleri arasındaki inanılmaz farka ışık tuttu.

Meksika’nın kırsal bölgelerinde geleneksel ebeler, nesillerdir kadınlara destek oluyor ve doğumlara eşlik ediyor.

Meksika’nın orta ve üst sınıfları arasında, genellikle, sezaryen gibi yüksek teknolojili doğumlar standart. Meksika Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması’na göre 2012 yılında tüm doğumların %45.1’i sezaryen doğumdu—ideal hız kabul edilen %10-15’in neredeyse dört katı. Dünya Sağlık Örgütü’nün, sezaryen hızı %10’u geçtiğinde anne ve bebek ölümlerinde azalma olmadığını saptamış olması, bu oranın üzerinde yapılan sezaryen doğumların risk ve masraflarının açıklanmasını güçleştiriyor. Bununla beraber, Meksika’daki özel hastanelerde sezaryen hızının devlet hastanelerine göre daha yüksek olması, orta ve üst sınıf Meksikalıların bu yöntemi tıbbi olarak gerekmese de tercih ettiklerini gösteriyor.

Bu bağlamda, hevesli ebeveynler, tutkulu bir şekilde “insancıl” doğumların peşinden koşuyorlar: Doğal doğum (epidural gibi ağrı kesiciler olmadan), ev doğumu, suda doğum ve Avrupa eğitimli ebe ve dula eşlikli doğum. Ancak bu doğal teknikler ucuz değil. 2014 yılında, Meksiko City’de ebenin eşlik ettiği insani doğum paketinin maliyeti yaklaşık 32.000 pesoydu (bugünün kuruna göre 1,719 Amerikan doları)—günde yaklaşık 67 peso için çalışan birinin 1,3 yıllık kazancı değerinde; orta sınıftan birinin yıllık gelirinin yarısı kadar.

İnsancıl hastanelerde, geleneksel ebelerin teknikleri “canlandırılmaya” çalışılırken, tuhaf bir şekilde, pek çok yoksul yerli topluluğunda, geleneksel ebelik ve beraberinde yüzyıllardır varlığını sürdüren bu teknikler yasaklanıyor. Bu doğum teknikleri, bebeğin pozisyonunu değiştirmek için gebenin karnına yapılan masaj, doğumu başlatmak ya da hızlandırmak için bitki çayları, doğum kanalını genişletecek değişik doğum pozisyonları, evin yanına plasentanın törensel olarak gömülmesi ve doğum sonrası iyileşme için kemik suyu tüketilmesi ve bitkisel banyo olarak sıralanabilir.

Geleneksel ebelik uygulamalarına karşı olan bu tavır, son on yıl içinde kurumsallaştı. Devlet, nüfusun en fakir çeyreğine bazı kurallara uymaları karşılığında aylık ücret veriyor. Bu kurallardan biri de gebe kadınların devlet hastanelerinde doğum yapması. Leonila gibi geleneksel ebelerden, tüm doğumları hastanelere yönlendirmeleri isteniyor. Ebeler, hastaneden ne kadar uzakta yaşarlarsa yaşasınlar, kendi bakımları altında bir anne ya da bebek ölürse, cinayet suçlamasıyla karşı karşıya kalıyorlar. Tanıştığım bazı kadınlar, doğum yapmak zorunda oldukları bölge hastanesine otobüs ya da kamyonetle birkaç saat uzaklıkta yaşıyorlar.

Bu koşullar, devletin iddia ettiği gibi, hastanelerdeki tıbbi bakım kalitesi çok daha iyi ya da geleneksel ebelik nedeniyle ölüm ya da yaralanma çok daha yüksek olsa anlaşılabilir. Ancak benim çalışmam bunların doğru olmadığını gösterdi. Tam tersine, kadınlar çoğunlukla hastanelerde daha kalitesiz hizmet alırlarken ebelerin sunduğu hizmetin kalitesinin çok daha iyi olduğunu saptadım.

Devlet, Meksika’nın en yoksul kesimlerindeki yüksek anne ve bebek ölümü oranları için ebelik uygulamalarını suçluyor; bense görüşmeciler eşlerinin, kız kardeşlerinin, arkadaşlarının ya da yeni doğan bebeklerinin ölümlerini anlatırken tekrarlananın, ırk ayrımcılığı ve yetersiz altyapı temaları olduğunu fark ettim. İnsanlar, köy kliniklerinin gelişigüzel kapatıldığını, sürekli personel eksiği olduğunu ve temel ilaç ve aletlerin bulunmadığını anlattı. Aynı zamanda, bozuk yolların bölge hastanelerine acil yolculukları tehlikeli hale soktuğu ve bölge hastanelerindeki aşırı kalabalığa bağlı uzun bekleme sürelerinin yanında hastane yatakları dolduğunda kadınların koridorlardaki karton “karyolalarda” yatmak zorunda kaldıklarından bahsettiler.

Çoğu geleneksel ebe, doğum öncesi pek çok hizmeti de sunuyor.

Bu berbat koşullar göz önünde tutulduğunda, görüştüğüm pek çok geleneksel ebe, yardım isteyen köylülere ebelik hizmeti sunmanın ahlaki bir zorunluluk olduğunu düşünüyor. Bir yandan bu uygulamaları direkt olarak devlet talimatlarına karşı çıkmak olarak görülürken, diğer yandan anne ve çocuk ölümlerindeki potansiyel sorumluluklarından sıyrılmak isteyen hükümet doktorları tarafından eylemleri teşvik ediliyor. Zaman zaman, geleneksel ebelerin doğrudan müdahaleleri yüreklendiriliyor: Örneğin, konuştuğum bir asistan bana, ortaya çıkabilecek kötü sonuçlarla suçlanmaktansa, doğumla ilgili olası bir acil durumu, yerel ebeye yönlendirmeyi tercih edeceğini söyledi. Bazen de geleneksel ebeler, tıbbi personelin kadınlara yeterince hizmet sunmadığı durumlarda araya girmek konusunda ahlaki yönden sorumluluk hissediyor: Başka bir sağlık çalışanı, çalıştığı kliniğin doğumla ilgili bir acil durumu, yolda kadının ölme ihtimali yüksek olsa bile, bölge hastanesine sevk edeceğini, çünkü klinikte ölüm yerine “sevk sırasında” ölüm olarak kayıt altına alınmasın daha uygun olduğunu belirtti.

Meksika hükümeti, geleneksel ebeleri günah keçisi olarak kullanıyor, buna karşın, ebelerin eşlik ettiği doğumların sonuçlarıyla ilgili resmi istatistiki bir verisi yok. Tanıştığım ebelerin bilgi ve beceri düzeyleri değişkendi. Kimileri, yetkililerden gizli olarak, eşlik ettikleri binlerce başarılı doğumun kayıtlarını tutuyordu. Veracruz’un yüksek dağlarındaki tanınmış geleneksel ebe Eugenia gibi, başarılı ebelerin ünü, köylüler ve çevredeki hastaların doğum sonuçlarıyla ilgili gözlemlerine dayanıyordu. Yeni hastaları, adları ağızdan ağıza yayılarak kazanıyorlardı. Tek bir olumsuz sonuç bile, ebenin ününü lekeleyebilirdi. (Süregelen geçerliliğin, bu gözleme dayalı, toplum tabanlı şekli, batının istatistiksel kanıt talebine ters düşüyor.)

Eugenia, geleneksel Nahua kıyafetleri içinde poz veriyor.

Pek çok yerli kadın için, güvenilir yerel bir ebenin verdiği bakım, Lupita’nın trajik deneyimi gibi bir olasılıktan çok daha iyi bir seçenek.

Bu, çok anlaşılır bir korku. Yasadışı olmasına rağmen bazı sağlık çalışanları, “ırk” temelli ayrımcılık yapıyor—zaman zaman yerli hastalara tedavi sunmadıkları iyi biliniyor.  Aşağılanan ve hastane bahçesinde, herkesin içinde doğurmaya zorlanan bir Mazateca kadını olan İrma gibi bazı vakalar Proceso gibi önemli yayın organlarında yer buldu. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu için hazırlanan ve yakında yayınlanacak olan bir rapor da, Meksika’daki yerlilere yapılan pek çok insan hakkı ihlalini ortaya koyuyor. Lupita’nın bebeğinin ölümü, ırk ve sınıf temelinde oluşan kırılganlığa işaret ediyor. Benzer konumdaki insanlar arasında benzer öyküler çok—fakir yerli kadınlar için, ayrımcılığın ölümle sonuçlanabilme korkusu son derece gerçek.

Bu duruma farklı tepkiler var. Bazı geleneksel ebeler ve yerli kadınlar, devletin talimatlarına uyuyor. Bazı yerli kadınlar, devletin şart koştuğu gebelik öncesi beş kontrolü dillerini bilmeyen doktorlarla gönülsüzce yaptırırken beraberinde bir ebeden de gebelik bakımı alıyor. (43 ay süren etnografik araştırmada, yerel toplumun dilini konuşan tek bir doktora bile rastlamadım.) Ebeleriyle doğum yapan bu kadınlar sonrasında yetkililere doğumun “çok hızlı” olduğunu ve hastaneye yetişemediklerini söylüyor. Tüm köy ahalisinin, kendilerini büyük oranda dışladığını düşündükleri sistemden uzak durabilmek için bu maskaralığa katıldığı oluyor.

Yanira evini dünyanın her köşesinden gözlemek, öğrenmek ve yardım etmek
için gelen çıraklara açıyor. Fotoğrafta Yanira’yı İspanya’dan gelen bir çırakla otururken
görüyoruz.

Eugenia’nın Nahuati dili konuşan hastaları, onun evinde doğurabilmek için 80 mil uzaktan Orizaba yanardağının etrafındaki dolambaçlı dağ yollarından geçerek geliyor. Yıllar içinde Eugenia’nın güvenini kazanarak onu, bölgesel yerli halkın gebelik, doğum ve genel sağlık ihtiyaçlarını karşılarken izledim; ki bir keresinde aynı anda iki doğum gerçekleşti. Doğumlar bittikten sonra Eugenia, eşlik ettiği doğumların detaylarını özel günlüğüne nasıl kaydettiğini gösterdi. Bir dönem, doğum sertifikası almak için annelere hastaneye kadar eşlik etmesine rağmen artık bunu yapmıyor çünkü resmi öykü, bu kadınların yalnız doğum yaptıkları şeklinde. Eğer yetkililer Eugenia’nın doğuma eşlik ettiğini anlarlarsa, yeni anneler şartlı para yardımından mahrum bırakılabilir ve daha büyük bir yoksullukla karşılaşırlar. Köy kliniğinde kadrolu olan stajyer doktor, Eugenia’nın gizli çalışmalarını sessizce destekliyor, zira böylece sınırlı alt yapı ve ilaç varlığında iş yükü azalmış oluyor.

Geleneksel ebeler ile insancıl doğum uygulamaları arasında köprü kurmayı deneyen programlar mevcut. Meksika’daki sertifikalı profesyonel ebelik okulları, öğrencilerinden geleneksel ebelere seminer vermelerini ve geleneksel meslektaşlarına batılı biyomedikal standartları tanıtmalarını talep ediyor.

Bunun sonuçları biraz tuhaf olabiliyor. Profesyonel ebelik programlarındaki öğrencilerin doğum deneyimleri genelde çok sınırlı oluyor; teorik olarak devlet hastanelerinde doğumlara eşlik ediyorlar—fakat kadın doğum doktorları, sigorta ödemelerini kendilerine saklamayı tercih ettikleri için hastalarını onlara yönlendirme eğiliminde değil. (İnsancıl doğumların çoğu özel alanda olduğu için devlet hastanelerinde çalışan kadın doğum uzmanları insancıl doğumlara eşlik etmiyor. Bu nedenle, devlet hastaneleri profesyonel ebelere çok kısıtlı iş imkanı sunuyor.) Buna tamamen zıt olarak pek çok geleneksel ebe, binlerce doğumun tecrübesine sahip. Öğrencilerin ders verdiği bu seminerlerde, daha az deneyimli pratisyenleri dinlerken ebeler bezgin bezgin tavanı ya da duvarı seyrediyor, hatta uyukluyor. Böyle bir “eğitim” sonrasında bile geleneksel ebeler alenen çalışamıyor.

Birkaç geleneksel ebe, insancıl doğum hareketinin aktif katılımcıları. Bu istisnalardan biri olan Yanira ile 2013 yılında Tepoztlan’da tanıştım. Yanira, Oregon merkezli bir dergi olan Midwifery Today’in yazı işleri müdürü Jan Tritten’le tanıştıktan sonra Avrupa, Latin Amerika ve Ortadoğu da dahil olmak üzere tüm dünyada insancıl doğum konferanslarından davet almaya başlamış. Fakat artan geliri ve uluslararası seyahat imkanlarının sosyal bedeli ağır olmuş. Bölge halkı tarafından kaçırılmakla tehdit edildiği ve rahat bırakmaları karşılığında para istendiği için memleketinden kaçmak zorunda kalmış. Şimdi çoğu Avrupa ve Amerikalı göçmenlerden oluşan bir toplulukta oldukça az sayıda hasta ile çalışıyor.

Kadınların tercilerine saygı gösteren ve kadın bedenlerine gereksiz ve aşırı ilaç verilmesine direnen doğum uygulamalarını destekliyorum. Bununla beraber, Meksika’da insancıl doğum sadece zengin ve açık tenli insanlar için erişebilir olmamalı. Yoksul, yerli halk tabii ki, Pilar’ın tercih ettiği gibi bir doğum olanağına ulaşamaz. Ancak kendilerine ait, binlerce yıl öncesine dayanan doğum geleneklerine sahipler. Devletin, yerli kadınların bedenlerini kontrol etme girişimi ekonomik, kültürel ve ırksal bir ayrımcılığa dayanıyor.

Pilar’a, Meksiko City’deki harika insancıl hastaneden taburcu olurken, üzerinde yerli bir sanatçı tarafından oyulmuş bebeğinin ayak izleri olan ahşap bir plaka hediye edildi. Bir yerlinin doğal doğuma en yakın olduğu an bu olmamalı.

Çeviri: Irmak Saraç

Bu yazının orijinali, sapiens.org sitesinde yayınlandı.

[1] Yazarın ve Jan Tritten’ın ismi dışında makaledeki tüm isimler kişi mahremiyetini korumak adına değiştirilmiştir.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.