Kadın cinayetleri feministlerin uzun yıllardır mücadele gündemlerinden biriydi. Kampanya fikri bu mücadeleyi daha güçlü olarak sürdürme gerekliliğinden doğdu. İstanbul Feminist Kolektif (Feminist Kolektif) 27 Mart 2010 tarihinde yaptığı toplantıda kadın cinayetlerine karşı feministler olarak bir kampanya yapma kararı alındı. Aynı toplantıda kampanyanın adı “Kadın Cinayetlerine İsyandayız Kampanyası” (KCİK) olarak belirlendi. 04.04.2010 tarihinde Taksim Meydan’ında Hill Otel’in çatısından 60 metrekarelik “Kadın Cinayetlerine İsyandayız-feministler” pankartı sarkıtıldı. Taksim Meydanı’nda basın açıklaması okunduktan sonra İstiklal Caddesi’nde Mis Sokağa kadar yürüyüş yapıldı.
Eylemde “Erkeklerin sevgisi her gün 3 kadın öldürüyor”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Tesadüf değil erkek şiddeti”, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Erkek şiddeti tesadüf değil”, “Kimsenin namusu olmayacağız”, “Jin jiyan azadi”, “Ar değil, zar değil, mal değil, kadınız”, “Gelsin baba, gelsin koca, gelsin polis, gelsin cop, inadına isyan inadına isyan inadına özgürlük” sloganları atıldı.
Kampanya kararı alınana kadar İstanbul’da farklı gruplardan ve bağımsız feministler birlikte faaliyet sürdürürken kimi zaman “feministler”, çoğunlukla “feminist kolektif” imzasını kullanıyorlardı. Bu kampanya ile birlikte İstanbul Feminist Kolektif imzasında karar kılındı. “Kadın Cinayetlerine İsyandayız Kampanyası” faaliyetlerinde kampanya adından çok İstanbul Feminist Kolektif adını öne çıkardı. Kampanyanın adı çoğunlukla metinlerin altında bir slogan olarak kullanılıyor ya da hiç kullanılmıyordu. Bir ilk olarak da kampanya çalışmasına katılan kadınların örgütleri/örgütlerden onay alarak sıralanmıştı: Bağımsız feministler, Amargi, Filmmor, Kadav, Mor Çatı, Sosyalist Feminist Kolektif, Mediz ve Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği.
Kampanya iki yıl çok yoğun bir şekilde sürdürüldü. Sonraki yıllarda durağanlaşarak ama asla gündemden düşmeden devam etti. Kampanyanın sonlandırılması ise İstanbul Feminist Kolektif’in kadın cinayetlerine karşı feministlerin de parçası olduğu geniş zeminler oluşturma kararıyla son buldu. İstanbul Feminist Kolektif 7 Temmuz 2014’de kadın gruplarına “kadın cinayetlerine acil önlem” temalı açık çağrılı bir toplantı düzenledi. Toplantı sonrası Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu kuruldu.
Basın Açıklaması Metni:
Her gün üç kadın, onları sevdiklerini sandıkları erkekler tarafından öldürülüyor.
Feminist hareket yıllardır, bu ülkede kadına yönelik erkek şiddetini, açık etmeye çalışırken, devletin kurumları, kadın cinayetlerini önlemek yerine, kadın katillerini azmettirici kararlara/sözlere imzalar atıyorlar.
Polis, karakola başvuran kadını “zulüm gördüğü aileye” iade edip, bizzat şikayetçi olduğu koşullara yeniden itiyor. Devlet, kadın vatandaşlara “katilin olacak kişiyle baş başa kal” diyor.
MEDYA öldürülmüş kadınlar üzerinden, erkeği koruyan “Çılgın aşık, işsiz erkek vb” başlıklarla cinayeti MEŞRULAŞTIRICI, “kadınlar ölümü hak etmişti” ön kabulü yaratacak haberler yapmaya devam ediyor.
Kadın düşmanlığı üzerinden MAHKEMELER kuruluyor, öldürülmüş kadınlar konuşmuyor. YARGI ise kadın katillerinin bahanelerini makul bulup, ellerinin kanıyla HAKSIZ TAHRİK indirimi uyguluyor.
Erkek egemen sistemin, kadınları baskılandırması, üzerimizde şiddet uygulaması ve öldürmesi için tek bir bahane yetiyor: kadın olmak!
Her gün üç kadın öldürülen bir ülkede, cins kıyımdan/ kadın katliamından söz ediliyorsa, meclisin olağanüstü toplanacağını sanırsınız… Oysa, gittikçe yükselen muhafazakarlık, artan kadın düşmanlığı, kadınlara ölüm olarak geri dönerken, kadın katili erkeklere de “haksız tahrik indirimi” olarak kâr sağlıyor.
Biz feministler, sesimizi bir kez daha yükselterek,
* Şiddete maruz bırakılan kadınları erkek egemen zihniyete uygun davranarak kadını evine gönderen polise,
* Erkeklerden yana yasalara,
* Şiddet gören kadınları koruyamayan vali, kaymakam, devlete,
* Kadın cinayetlerini, meşrulaştırıcı ve cinsiyetçi bir dille haber yapan medyaya,
* HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ yaparak, kadın öldürme bahanelerini ödüllendiren yargıya,
* Kadın SIĞINAKLARI açmayan belediyelere,
“Siz, kadın katillerinin SUÇ ORTAKLARISINIZ!”, diyoruz.
Kadın katillerine ve suç ortaklarına isyan ediyoruz.
İsyan ediyoruz!
İsyan ediyoruz!
İsyan ediyoruz!