Mersin’de 7. Feminist Gece Yürüyüşü

0
113

Mersin’de Mersin Kadın Platformu 7. Feminist Gece Yürüyüşü için Beşiktaş Meydanında toplandı. Özgecan Aslan Meydanına kadar yüründükten sonra okunan basın açıklamasını paylaşıyoruz.

Tüm dünyanın belirsiz bir krize sürüklendiği pandemide “hayat eve sığar” dediniz. Sığmadı. Sığmıyor!

Pandemi bahanesi ile evlere hapsettiğiniz biz kadınlar her türlü şiddete maruz bırakılırken üzerine bir de şiddet azalıyor dediniz. Azalmadı! Azalmıyor!

Artan bakım yükü, evin hiç bitmeyen işleri hep kadınların sırtında. Aileniz çürüyor, içten içe kokuyor.

Kendimize ait bir ev mi var?

Kendimize ait bir oda mı var?

Kendimize ait bir hayat mı var?

Var edeceğiz.

Patriyarkanın, saray rejiminin, sömürünün ve erkek şiddetinin karşısında, hayatımızı ve haklarımızı savunmaktan vazgeçmedik. Ekonomik, siyasi ve eril krizin faturasının biz kadınlara kesilmesini, salgında evlere kapatılmayı kabul etmedik.

Bugün de 8 Mart için, birbirimiz için, sokaklara aktık, meydanları doldurduk. Direncimiz ve mücadelemizle, eşit ve özgür bir yaşam için birlikte seslenelim, yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışmamız!

Geçtiğimiz yıl boyunca ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ demekten vazgeçmedik, her bulduğumuz fırsatta da söylemekten vazgeçmeyeceğiz.

İstanbul Sözleşmesi’ni, 6284 Sayılı Kanun’u, önleme ve koruma kararlarını uygulamayan erkek-devlete “Suçlu sensin!” diyen kadınlar biziz!

Şiddet faili erkeklerin cezasız bırakıldığını, kadın katillerine verilmesi gereken cezaların, yaşamak için öz savunma uygulamak zorunda kalan kadınlara verildiğini gören, birbirinden asla vazgeçmeyen kadınlarız! Cezasızlık politikalarınız biz kadınlara her an ölüm ve şiddet olarak geri dönerken bir kez daha diyoruz ki; eşit ve özgür bir yaşam kurana kadar kendimizi savunmaya devam edeceğiz. Suçlu; cezasızlıkla erkekliği ödüllendiren polis, yargı ve iktidardır. Öz savunma bizim yaşam hakkımızdır!

Erkek şiddetine karşı hayatını savunduğu için tutsak edilen kadın arkadaşlarımızın sesini sesimize katıyoruz. Çıplak aramaya maruz bırakılan, tacizin birçok şeklini yaşamış ve bunu ifşa etme cesaretini kendinde bulan ve bulamayan bütün kadınların da sesleri bugün burada, bizimle.

Özgür, eşit ve şiddetsiz bir yaşam için mücadele eden, emeği görünmeyen ve baskılar ile hapsedilen bütün kadınlar için bir aradayız.

Pandeminin derinleştirdiği ekonomik krizi üstümüze yıkmaya çalışanları unutmadık.

“Üretim devam etsin” diye fabrika karantinalarında çalışmaya devam edilmesini unutmadık.

Çocuk işçiliğin gizliden devam ettirilebilmesi için 20 yaş altı yasaklarından işçi gençlerin ve çocukların muaf tutulmasını unutmadık.

Esnek çalışmayı, evden çalışmayı, güvencesizliği biz kadınlara lütuf gibi sunanları da unutmadık.

Üç çocuklu annelik kariyer planlarınıza, ev işlerinin doğal görevimiz olduğuna yönelik dayatmalarınıza uymadık.

Kod-29’a, ahlak safsatasıyla işten atılmalara, ücretsiz izne karşı direnen kadınlarız! Mersin’in her yerinde emeği, iş güvencesi ve hakları için mücadele eden kadınlarız! Bir kere daha birlikteyiz! Bizlere dayatılan işsizlik ve yoksulluğa karşı emeğimize sahip çıkıyoruz ve ekonomik özgürlüğümüzü istiyoruz!

Devlet eliyle yok sayılmaya ve hedef gösterilmeye çalışılan, erkek devlet şiddetine maruz bırakılan ama tüm bunlara rağmen aşağıya bakmadan “Alışın, buradayız, her yerdeyiz!” demekten bir an olsun vazgeçmeyen LGBTİ+larız!

Atanmış kimliklere karşı seçilmiş aşklarımızla, heteropatriyarkaya karşı mücadele eden LGBTİ+larız, bir aradayız.

LGBTİ+lara yöneltilen devlet şiddetine karşı birlikte direniyoruz.

Erkek-devletin LGBTİ+fobiyi ve kadın düşmanlığını büyüttüğünü görüyoruz. Hayatlarımızı birlikte savunmak, özgürlüğümüzü birlikte kazanmak için dayanışmamızı daha da büyüteceğiz. Çünkü biz nefretin hedefi olmadığımız, özgürce kendimiz olabildiğimiz bir dünyayı kazanacağız!

Kadınlardan itaat bekleyen, yoksulluk kaderdir diyen düzeni kabul etmiyoruz!

Bütçe yandaşa ve savaşa giderken susup oturmayacağız.

Erkeklerden, patronlardan ve devletten alacaklıyız!

Parayı ve gücü erkekler elinde tutacak, ama yoksulluğu ve şiddeti kadınlar idare edecek öyle mi?

Yok, öyle yağma!

Sosyal yardım yetmez!

Nitelikli sosyal politika hakkımız!

Kürtaj hakkımız.

Kadın sığınma evleri hakkımız.

Nafaka hakkımız.

Haklarımızdan vazgeçmiyoruz!

Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Güney Asya’dan Ortadoğu’ya dünyanın dört bir yanında kadınlar olarak isyanımız pandemiye rağmen devam ediyor. Tüm dünyadan direnen kadınların mücadelesine sahip çıkarak özgürlük talebimizi biz de Mersin’den yükseltiyoruz.

Yıllardır kayyımların yerel yönetimlerde kadın kazanımlarına karşı erkek-devlet şiddeti icraatlarını yürütmesine karşı kentlerimizi savunan kadınlarız.

Bugün Boğaziçi’nde “atanmış değil seçilmiş” diyerek kayyımlara karşı üniversitelerimizi savunan kadınlarız.

Özgürlüğümüz için bir aradayız.

ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ KAZANACAĞIZ.

Yaşamımızı, kampüsümüzü, kentlerimizi bizler yöneteceğiz.

Her 8 Mart’ta olduğu gibi bu sene de emek sömürüsüne, işsizliğe, güvencesizliğe, erkek-devlet şiddetine, LGBTİ+fobiye, ırkçılığa, irade gaspına, adaletsizliğe karşı sokakları dolduruyoruz.

Bu sene de hayatlarımızı kuşatan faşizme, patriyarkaya, erkek-devlet şiddetine, ekolojik yıkıma, kapitalizme, emek sömürüsüne ve saray rejimine karşı; isyanımızı, öfkemizi, mücadelemizi her yerde büyütüyoruz.

Özgürlüğümüzü kazanmak ve hayatlarımızı savunmak için 8 Mart’ta ve her gün bir aradayız, alanları, sokakları doldurmaya devam edeceğiz.

Bugün 8 Mart! Özgürlüklerimiz gözaltılarla, tutuklamalarla gasp edilirken, sırf hakkımız için çıktığımız sokaklarda eril devletin polisleri tarafından binlerce liralık cezalara direnirken barışta ısrar etmekten ve haklarımızı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz!

Bizi kuşatan tüm baskılara, bizi ayıran tüm sınırlara inat birbirimizden güç alıyoruz.

Uykularınız kaçsın! Feminist isyanla yıkılacak o patriyarka.

Erkek devletin ve erkek sistemin karşısında birbirimizi gözetmeye, savunmaya, beslemeye, yaşatmaya, birbirimizin yurdu olmaya ve yaşamlarımızı yeniden ve yeniden kurmaya devam ediyoruz. Edeceğiz!

Dünyayı yerinden oynatacağız.

Atanmış hayatlar ve patriyarkaya karşı, aşağı bakmadan, yan yana, yaşasın feminist mücadelemiz.

Yaşasın 8 Mart!

Yorum yazın

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.