Yaşlılara yönelik ayrımcı tasvirler ve gençlere odaklı tecavüz stereotipleri, yaşlı yetişkinlerin genellikle cinsel şiddeti önleme ve ele alma çabalarından neden dışlandığını açıklayabilir.

Maggi Hambling

Yaşlanma, sadece kronolojik olarak yaşın artmasının ötesinde fiziksel, ruhsal, yaşamsal, ekonomik değişimler ve zorluklarla ortaya çıkabilen bir dönemdir ve aynı zamanda toplumsal bir inşadır. Zaman içinde yaşlanmaya atfedilen anlamlar değişti. Endüstri öncesi yaşlılık bilgelikle eşleştirilirken, kapitalizm sonrası verimlilik kavramının öne çıkmasıyla yaşlılar fazlalık ve yük olarak kabul edilmeye başlandı. Yaşlanan bireylerin sosyo ekonomik durumları, eğitim düzeyleri, sosyal sermayeleri nasıl yaşlanacaklarını da belirliyor. Yaşlılıkta belki de en önemli sorun yaş ayrımcılığı. Bu ayrımcılık türü, cinsiyet ayrımcılığından sonra en sık rastlanan, öte yandan da yüzleşmesi en güç ayrımcılık biçimi. Herkesin bir gün deneyimleyeceği bir dönem olmasına rağmen inkar edilen, yok sayılan, empati yapmanın en güç olduğu varoluş hali… Bunda yaşlanmanın bir tür statü kaybı, üretim ve tüketim dışı kalmak olduğu gibi örtük ve açık önyargıların payı büyük. Kapitalizmin bu aşamasında yaşlılar eskiden olduğu gibi deneyimlerine değer verilen, bilge kişiler değil, topluma yük olarak algılanan, teknolojiye uyum göstermeyen, üretmeyen asalak bir grup olarak değerlendiriliyorlar. Bu algıyı en çok COVID-19 döneminde gözlemledik. COVID-19 pandemisi yaş ayrımcılığının daha da normalleştirilmesine hizmet etti. Ayrıca yaşlı yetişkinlere evde kalmaları ve bunalmış bir sağlık sistemine yük olmamaları, toplumun iyiliği için kendilerini feda etmeleri yönünde bir çağrı yapıldı. Böylece, artık yaşlı yetişkinlerden ölmesini istemenin kabul edilebilir olduğu ima edildi.

“Yaş ayrımcılığı” terimi ilk olarak RN Butler (1969) tarafından kullanılmış ve ırkçılık ve cinsiyetçilikte var olan önyargılar ve kalıplaşmış düşüncelere benzer şekilde, ileri yaşları nedeniyle yaşlılara karşı ayrımcılığa dönüşebilecek bir ideoloji ve süreç olarak tanımlanmıştır.

Birçok ülkede doğurganlığın azalması ile yaşam beklentisinin yükselmesi sonucunu doğuran demografik eğilimler, yaşlı bakımını da krize sokuyor. Dünyada güvencesiz ve esnek çalışmanın yaygınlaşması ve sosyal politikaların terk edilmesiyle birlikte pek çok yaşlı sosyal güvenlik ağlarının koruması dışında kalıyor veya ücretlerin hayatı sürdürmeye yetmemesi nedeniyle emekliliğini geciktirmeye çalışıyor yahut da emekli olduktan sonra yeniden ücretli bir iş arıyor. Yaşlı bakımına yönelik kurumsal düzenlemeler de yapılmıyor; bakım “ailelere”, kadınlara yükleniyor. Kurumsal bakıma gelince; bakım kurumlarında, yaşlılar çoğu zaman müşteri olarak görülüyor, yaşlılara sevgi, ilgi, şefkat gösterilmiyor. Yaşlılar hakları olan bireyler olarak değil, minnet borcu karşılığı hizmet sunulan kişiler olarak kabul ediliyorlar. 

CEDAW Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin 4. Maddesinin 1. Bendine ilişkin 25 Sayılı Genel Tavsiye, kadınların maruz kaldığı çeşitli ayrımcılık türlerinin nedenlerinden birinin de yaş olduğunu kabul etmekte. Yaşlarının ilerlemesiyle birlikte hem kadınların hem de erkeklerin ayrımcılıkla karşı karşıya kalmalarına karşın; yaşlı kadınların yaşlılık deneyimleri daha farklıdır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yaşamların bütününe sirayet eden etkisi, ileri yaşlarda daha şiddetli bir hal alır ve sıklıkla da toplum belleğinin derinliklerine kadar kök salmış kültürel ve sosyal normlara dayanır.

Yaşlı kadınların yaşadıkları ayrımcılık ise; sıklıkla kaynakların tahsisinden eşit pay alamamaları, kötü muamele, ihmal ve temel yaşam hizmetlerine erişimlerinin kısıtlı olmasının bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Cinsel sağlık ve HIV/AIDS konularında yapılan bilgilendirmeler, nadiren yaşlı kadınlar için kabul edilebilir, erişilebilir ve uygun bir şekilde yapılıyor. Kayıt dışı sektörde çalıştıkları süre boyunca ve hiçbir karşılık talep etmeden üstlendikleri bakım sorumluluğu süresince herhangi bir sigorta planına katkıda bulunmadıkları için, yaşlı kadınların çoğunun özel sigortaları yoktur ya da devlet kaynaklı emeklilik planlarının kapsamına alınmamışlardır. 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaş ayrımcılığını, insanlara yaşlarına dayalı olarak klişeleştirme, önyargı ve ayrımcılık olarak tanımlamaktadır. Irkçılık ve cinsiyetçilik kadar yaygın olup, yaşlılarda sosyal izolasyon, depresyon ve bilişsel gerilemeye neden olur. DSÖ, cinsiyetçilik ve ırkçılığın aksine, yaş ayrımcılığının tüm ayrımcılık biçimlerinin sosyal olarak en normalleştirilmiş hali olduğunu belirtir. 

Yaş ayırımcılığının en büyük etkisi kadınlar üzerinde gözlenir. Toplumsal cinsiyet kalıplarına göre güzel ve bakımlı olmaları beklenen kadınlar, yaşlanınca çekiciliklerini, cinselliklerini kaybetmiş bireyler olarak resmedilirler. Çoğu kez kadınlar tarafından da içselleştirilen bu resim, yaşlılıkta ikinci bir özgüven kaybına neden olur. 

Yaşlı istismarı

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yaşlı istismarı güven beklentisinin olduğu ilişki içinde gerçekleşen, bir yaşlının zarar görmesine veya sıkıntıya girmesine yol açan, tekil ya da tekrarlayan eylem ya da uygun davranışta eksikliktir. Bu fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik istismarı, terk etmeyi ve ihmali, ciddi onur ve saygınlık yitimini içerir. Yaşlı istismarını diğer yabancılar tarafından işlenen suçlardan ayıran temel ölçüt; istismarın mevcut güven ve beklentileri içeren ilişki zemininde ortaya çıkardığı mağdur ve ihanete uğramış olma hissidir

Yaşlı istismarı; fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik istismar, ihmal, izolasyon, terk etme, kendini ihmal olarak sınıflanır. Kendini ihmal, bir istismarcı olmaması ile diğerlerinden ayrılır. Yaşlı bireylerin, yaşlılığın doğası gereği yavaş karar vermelerini fırsat bilerek hemen yeterliliğin olmadığına hükmetmek, karar yetkisini başka birey ya da kurumlara devretmek de istismar olarak kabul edilmelidir. Bazı çalışmalara göre, istismara uğrayan ile ilgili risk faktörleri arasında kadın olmak, kronik hastalıklar, ekonomik düzeyin yüksek ya da düşük olması sayılabilir. 

Yaşlı istismarı, yaşlı bir yetişkinin aile üyesi, arkadaş, önemli bir kişi veya bakıcı gibi güvenilen bir kişi tarafından sözlü, fiziksel, cinsel veya mali istismarı olarak tanımlanabildiği gibi, istismar sağlık hizmet sunucuları ve polis tarafından kamusal hizmetler sırasında da olabilir. 

Yaşlı istismarının önlenmesi konusunda bakım veren sağlık çalışanlarının yapabilecekleri en önemli ve ilk katkı, yaşlı yetişkinlerle yalnız görüşme, ev yaşamları hakkında soru sormakta ısrarcı olma, yaşlı yetişkinlere rapor verdiklerinde dikkatle dinlemek, yaşlı istismarı konusunda risk oluşturabilecek durumları fark etmek, tanımlamak ve bunların giderilmesi için önleyici girişimlerde bulunmak ve bulunulmasını sağlamak olmalıdır. 

Özerkliğe saygı

Yaşlı insanların onuru, özsaygı, sosyal kabul, bağımsızlık ve mahremiyeti içeren çok boyutlu bir yapıdır. Bireylerin insan onuruna yaraşır bir hayat sürmelerinin temel koşullarından birisi kişinin kendi istek ve kararları doğrultusunda yaşayabilmesidir.

Oysa yaşlanan bireylerin çocuklaştıklarına dair genel kanaat, yaşlı bireylerin özerkliği ve kendilerine dair kararları almaları ve uygulamaları üzerinde olumsuz etkide bulunur.  Araştırmalar yaşlı bireylerin özerkliğinin sağlanmasının, onların sadece mutluluğu değil genel sağlığı, hatta yaşam süreleri üzerinde de olumlu etkileri olduğunu göstermektedir.

Yetişkinleri yaşamın erken dönemlerinde cinsel şiddet için daha büyük risk altına sokan aynı faktörler, büyük ölçüde şiddete yönelik önyargı ve ayrımcılığın etkileri nedeniyle, yaş ayrımcılığı ve diğer önyargı biçimleriyle kesişerek yaşamın ilerleyen dönemlerinde cinsel şiddet risklerini artırabilir. Örneğin, cinsiyetçilik, kadınların ve transların yaşam boyu cinsel şiddet için daha büyük risk altında olmasıyla başlıca risk faktörü olmaya devam etmektedir.

Yaşlılara yönelik ayrımcı tasvirler ve gençlere odaklı tecavüz stereotipleri, yaşlı yetişkinlerin genellikle cinsel şiddeti önleme ve ele alma çabalarından neden dışlandığını açıklayabilir. Özellikle kamu algılarıyla ilgili olarak, yaşlı yetişkinler genellikle kamuoyunda yetersiz ve istenmeyen kişiler olarak algılanır. Cinsel şiddetin çoğunlukla yabancılardan kaynaklandığına ve ileriki yaşlarda güçsüzlüğün yaygın olduğuna dair bir inanç mevcut. Cinsel şiddet yaşam boyu önemli bir sorun olarak kabul edilirken, yaşlı yetişkinlerin cinsel şiddete karşı daha savunmasız olduğu veya “daha kolay kandırılabildikleri” düşünülür.

“Yaşlı yetişkinlerde cinsel şiddet hakkındaki bilgi neden bu kadar sınırlı”, “Yaşlı istismarı ve ihmaline ilişkin halk sağlığı araştırmaları neden cinsel şiddete bu kadar az dikkat ediyor?”, “Cinsel şiddet hakkındaki araştırmalar neden yaşlı yetişkinleri kapsamıyor?” soruları bu konuda daha derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Yaşlı yetişkinlerin cinsel şiddete ilişkin algısı genç nesillerden farklı olabilir. Çoğu Avrupa ülkesinde eş tecavüzü ancak 20. yüzyılın sonunda suç sayıldı. Yaşlı yetişkinler ile genç nesiller arasındaki yakın partner ilişkilerinde cinsel şiddete ilişkin görüş farklılıkları, ileri yaşlarda cinsel şiddetin daha az ifşa edilmesine yol açabilir. Son olarak, istismarın yalnızca güven beklentisinin olduğu herhangi bir ilişkide meydana gelebileceği şeklindeki yaşlı istismarı ve ihmali tanımı nedeniyle, tüm çalışmalar, yaşlı yetişkinlerin yabancılar tarafından işlenen cinsel suçların kurbanı olduğu durumları hariç tutarak, mağdurun tanıdığı saldırganlara odaklanmakta.

Yaşlı bir kişi cinsel şiddeti bildirmeye çalışsa bile, bilişsel bozukluğu veya yaşı nedeniyle cinsel arzu ve istismara maruz kalamayacağı hatalı bir şekilde varsayıldığı için olay gerektiği gibi soruşturulmayabilir. Mağdurların fiziksel olarak bağımlı, bilişsel olarak engelli ve iletişim kuramayan kişiler olma olasılığının daha yüksek olduğu uzun süreli bakım tesislerinde, olay bildirim oranının toplumdakinden daha düşük olabileceği ve şikayetlerin kanıtlanmasının sıklıkla daha zor olabileceği varsayılabilir.

Yaşlılara yönelik cinsel istismar vakalarına ilişkin mevcut incelemeler, bu vakaların önemli bir kısmının huzurevlerinde meydana geldiğini ve sakinler tarafından işlendiğini gösteriyor. 

Stereotiplere rağmen, yaşlı yetişkinlerin Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyon (CYBE) taşıyıcıları ve bulaştırıcıları olabileceği, literatürde giderek daha fazla ilgi görmekte. Şu anda 65 milyondan fazla Amerikalı tedavi edilemez CYBE’lara sahip, her yıl birkaç milyon yeni enfeksiyon ortaya çıkıyor ve bunların %50’si yaşam boyu enfeksiyonlar. Yaşlı kadınların, genç kadınlara göre cinsel ilişki sırasında CYBE kapma riskleri daha yüksek çünkü menopoz sonrası vajinal mukozanın artan kırılganlığı aşınma ve yırtılmalara neden olabilir ve CYBE bulaşmasını daha olası hale getirir. 

DSÖ, yapılan anketlerin yaşlıların %4 ila %6’sının evlerinde bir tür istismara maruz kaldığını ve kurumlardaki kötü muamelenin genel olarak düşünülenden daha yaygın olabileceğini gösterdiğini ifade ediyor. “Herhangi bir türde rıza dışı cinsel temas” olarak tanımlanan cinsel şiddet, yaşlı istismarının en gizli biçimi ve aynı zamanda en az kabul edilen ve bildirilen yaşlı istismarı türüdür. 

Rıza gösteremeyen herhangi bir kişiyle cinsel temas da cinsel şiddet olarak kabul edilir. Cinsel şiddet tanımı, istenmeyen dokunma ve tecavüz, sodomi, zorla çıplaklık ve cinsel içerikli fotoğraf çekimi gibi her türlü cinsel saldırı veya darp olayını içerir (ancak bunlarla sınırlı değildir). Küresel bazda, yaşlılara yönelik cinsel şiddetin resmi yaygınlık istatistikleri bulunmuyor.

Yaşlılara yönelik istismar araştırmalarında bildirilen cinsel yönden istismar oranının düşük olması, birçok kişinin istismar eylemlerini bildirirken cinsel istismarı fiziksel istismar altında sınıflandırmasından kaynaklanıyor olabilir. 

“Gerçek tecavüz” terimi, tecavüzü neyin oluşturduğuna dair baskın stereotipi tanımlamak için Estrich (1987) tarafından ortaya atılmış. Estrich, bu stereotipin, cinsel tatmin amacıyla bir yabancı tarafından geceleyin saldırıya uğrayan beyaz, genç bir kurbanı içerdiğini savunur. 1980’lerden bu yana, bu stereotipin doğruluğunu sorgulayan çok sayıda araştırma ortaya çıkmıştır; örneğin Birleşik Krallık’ta, ulusal veriler tecavüzlerin yalnızca %15’inin bir yabancıyı içerdiğini gösteriyor. Buna rağmen, toplumda “gerçek tecavüz” stereotipi varlığını sürdürüyor ve bu stereotipe uygun tecavüz vakalarını bildirme eğiliminde olan medya tarafından sürdürülüyor.

Mağdurlar, yaşadıklarının meşruluğu konusunda polisi ikna etmeleri gerektiğinin farkındadır ve ancak “gerçek tecavüz” klişesini doğrulayan vakaların kovuşturma ile sonuçlanma olasılığı daha yüksektir. Dahası, “gerçek tecavüz” kalıbına uymayan tecavüze uğrayan mağdurlara sıklıkla inanılmaz veya itibarsızlaştırılır ve böylece tecavüzü polise veya diğer kurumlara bildirmek konusunda isteksiz davranabilirler. 

Faillerin sıklıkla gerontofili olduğu öne sürülüyor. Bu, yaşlılara cinsel ilgi duyan gençleri tanımlamak için kullanılan psikolojik bir terimdir; yaşlı (ve dolayısıyla cinsel açıdan çekici olmayan) ve yaşları nedeniyle ‘kırılgan’ veya ‘savunmasız’ olan birine saldırdıkları için patolojik olarak görülür ve özellikle hasta veya sapkın olarak değerlendirilirler. Bu bağlamda, yaşlı kadınlara karşı tecavüz, genç kadınlara karşı tecavüzden farklı ve daha kötü, anlaşılması daha zor ve artık cinsel olarak aktif olmayan yaşlı mağdur için doğası gereği daha aşağılayıcı olarak görülür. Bu alandaki araştırma eksikliği ve mevcut bilginin sınırlı olması, medya söylemlerine hakim olan ‘yaşlılara yönelik gerçek tecavüz’ efsanesine meydan okumayı zorlaştırıyor. Yaşlı kadınlara yönelik gerçek tecavüz efsanesinin ortaya çıkışı, mağdurun kendini koruyamamasına odaklanan ve faili hasta ve yozlaşmış olarak patolojikleştiren çocuk cinsel istismarı modeline daha çok benziyor.

Sonuç olarak

Yaşlanma ve özellikle kadınların yaşlanması üzerine düşünmek, bu konuda ne çok soru, sorun olduğunu da görmemizi sağlıyor. Cinsiyetçilik ve yaşçılık hakkındaki problemler ve bu konudaki toplumsal önyargılar, kamusal politikalar ve yaşlanma ilişkisi hakkındaki düşünceleri de belirleyen önemli faktörlerdir. Kişinin yaşlanma deneyimi bir yandan sosyal politikaların meşru kabul ettiği yaşlılık biçimiyle, bir yandan da yaşlılıkta nelerin görünmezleştiğiyle belirleniyor.

Yaşlanma ile ilişkili risklerin toplumsallaştırılması; kamusal emeklilik, sağlık ve sosyal bakım sistemlerinin iyileştirilmesi, kadına yönelik şiddetin her yaşın sorunu olduğunu akılda tutarak yapılacak düzenlemeler hak temelli ve onurlu bir yaşlılık için vazgeçilmezdir.

Bir bakım krizinin mevcut olduğu dünyada, bu konuda daha çok konuşmaya ve düşünmeye ihtiyaç olduğu da açıktır.

Kaynaklar

https://agisme.eu/wp-content/uploads/2018/02/Butler-Ageism.pdf Yaş Ayrımcılığı: Başka Bir Fanatizm Biçimi.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20019303/ Amerika Birleşik Devletleri’nde duygusal, fiziksel, cinsel ve mali istismarın ve potansiyel ihmalin yaygınlığı ve ilişkili faktörleri: Ulusal Yaşlı İstismarı Çalışması.

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9886231/ Sağlık hizmetlerinde yapısal ırkçılık ve yaş ayrımcılığının kesişim noktasını incelemek.

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11431638/ 50 Yaş ve Üzeri Yetişkinlere Yönelik Cinsel Şiddet ve Önlemeye Yönelik Çıkarımlar: Hizmet Sağlayıcıların Algılarının Tematik Analizi.

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7312038/ “Gerçek Olamayacak Kadar Gri mi?” Yaşlılarda Cinsel Şiddet: Kanıtların Eleştirel Yorumlayıcı Sentezi.

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3625650/ Bakımevlerinde Yaşayanlar Arasında Cinsel Saldırganlık: Yeterince Tanınmayan Bir Konuya İlişkin Literatür Sentezi.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25642347/ Yaşlı bakım evlerinde kalanların cinsel istismarı: bir literatür incelemesi.

https://academic.oup.com/bjc/article/57/1/1/2566697?login=false Gerçek tecavüz mitine meydan okumak.

https://academic.oup.com/bjc/article/57/1/1/2566697?login=false Birleşik Krallık’ta Yaşlılara Yönelik Tecavüz: ‘Gerçek tecavüz’ Stereotipini Sorgulamak. 

https://www.17mayis.org/images/publish/pdf/yaslanan-ve-yasli-lgbti-larin-saglik-hakkina-erisimi-bilgi-notu-08-04-2022.pdf Yaşlanan ve Yaşlı LGBTİ+ların Sağlık Hakkına Erişimi, Nisan 2022. Sosyal Hizmet Uzmanları ve Sağlık Çalışanlarına Yönelik Bilgi Notu.

Bir cevap yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.