Sosyal medyada yayılan bir BBC Three videosu, bağımsız çalışan veya başkalarını çalıştırarak kazanç sağlayan birkaç -kendi ifadeleri ile- seks işçisinin, fahişeliğin diğer işlerden farksız olduğu açıklamalarına yer veriyor

Heather Brunskell-Evans*

Bazı sosyal çevrelerde “seks işçilerini” yüceltmek moda oldu. Çağdışı, kölelik benzeri bir sektör olan fuhuş, nasıl böylesi modern bir görünüm kazandı?

Sosyal medyada yayılan bir BBC Three videosu, bağımsız çalışan veya başkalarını çalıştırarak kazanç sağlayan birkaç -kendi ifadeleri ile- seks işçisinin, fahişeliğin diğer işlerden farksız olduğu açıklamalarına yer veriyor. Fuhşun kadın haklarının ihlâli ile bir ilgisi yoktur; fuhşun kendisi bir kadın hakkıdır, diyorlar. Fuhuş topluma zararlı değildir, çünkü alt tarafı, karşılıklı rızası bulunan iki yetişkin arasındaki ticari bir işlemdir. Fuhuş suç olmaktan çıkarılırsa, onunla ilişkili olumsuzluklar da kısa süre içerisinde yok olacaktır. Fahişeler müşterileri[1] ile seksten zevk alır ve, hadi ama, birine zevk alması için para ödenmesinin nesi kötü olabilir ki! Hatta fahişeler sosyal hizmet sorumlularıymış gibi, müşterileri de alt tarafı bir hizmet talep eden zararsız adamlar olarak düşünülebilir. Aslına bakılırsa, erkeklere daha fazla cinsel hizmet sunulması, “dünya barışına” katkıda bulunabilir!

Bu video fuhşun patriyarka, sömürü, kadın kaçakçılığı ve kadın tüccarlığı ile hiçbir ilgisi olmadığını temin etmeye çalışıyor bize. Fuhuş, köhnemiş ahlâk anlayışını umursamayacak kadar cesur olan, havalı ve seks yanlısı[2] kadınların (ve bazı erkeklerin) yaptığı kişisel bir alım-satım sözleşmesidir, alt tarafı. Fahişeler de, kıt kanaat geçindirecek bir ücret karşılığında mahalledeki markette çalışmak yerine, basbayağı daha sürdürülebilir bir kariyer seçmiş, güçlü ve bağımsız girişimcilerdir.

Bu söylem, seks ticaretinin feminist mücadeleyi güçlendirdiğini söyleyerek, pornografinin cinsel açıdan özgürleştirici olduğu fikriyle el ele veriyor. Bu anlayış 1960’ların sonlarında seks endüstrisinin açgözlü patronları tarafından şekillendirildi. Bu adamlar, devrimsel nitelikteki kadınların bedenini erkeklerin değil, kadınların kontrol etmesi gerektiği fikrini feministlerden açıkgözlülükle çaldılar ve kendilerininmiş gibi sahiplendiler. O günden bugüne kadının özgürleşmesi söylemi; kendi çıkarlarını koruyup geliştirmek amacıyla seks endüstrisi tarafından, seksin satın alınabilir olmasını savunan erkekler tarafından ve kadın ticaretinin yasalara uygun hâle getirilmesi için çalışan lobiciler tarafından öne çıkarıldı.

Bu söyleme getirilen eleştiriler, söylemin pek çok sorunu görünmez kıldığına işaret ediyor: fuhşa yön veren kapitalist endüstriler, sekse rızanın satın alınma “hakkı” için lobicilik faaliyeti yürüten müşteriler, seksten fiziksel olarak zarar gören ve tiksinen fahişeler, (sıklıkla porno senaryolarını canlandıran) müşteriler tarafından uygulanan şiddet ve istismar, fuhuş sektöründen çıkmış kadınların muhalefette yükselen sesleri ve fuhuş ile kadın kaçakçılığı arasındaki ayrılmaz ilişki.

Bazı hoşgörülü, entelektüel ve kültürlü kişiler, hatta insan hakları savunucusu olanları bile, fuhşun zararsız olmadığı yönünde deneyime dayalı kanıtlarla karşılaştıklarında öfkeleniyorlar. Fuhşu savunanlar, sıklıkla ad hominem[3] saldırıda bulunurlar. Fuhşa karşı olanlar sosyal medyada “kıllı bacaklı lezbiyen” (anlaşılan lezbiyenler sadece seks yanlısı oldukları zaman havalılar) “orospufobik”, “seks karşıtı[4]”, “erkek düşmanı” ve  “yobaz feministler” gibi çeşitli şekillerde tanımlanıyorlar.

Akademik camia da iğneleyici sözlerden müstesna değil.  2014’te Middlesex Üniversitesi’nde “Feminist Orospular? Şiddet, Seks İşçiliği ve Pornografiyi Çevreleyen Feminist Tartışmaları Keşfetmek” başlıklı bir konferansa katıldım. Konferansın amacı “özellikle çağdaş feminizm bağlamında, kadınların gerek seks işçiliğine gerek porno oyunculuğuna başlamalarına ve bunları sürdürmelerine alternatif bakış yoları sunmak”tı. Ne var ki, sadece belli feminist görüşlerin kabul edilebilir bulunduğu konusunda dersimi aldım.

Konferans sahnesinin üstünde 1970’lerin bir porno dergisinden simgesel bir görsel öne çıkıyordu. 70’ler, büyüyen ve genişleyen seks sektörüne karşı feminist mücadelenin en parlak döneminde olduğu yıllardı ve bu görsel, o zamanlar mizojinik[5] olarak değerlendirilmişti. Buna karşın, 40 yıl sonra, kadın vücudunun bu pornografik gösteriminin zararsız, hatta ironik olduğunu kabul etmek üzere davet edilmiştik. Konferansı düzenleyenler, pornografinin kendisinden ziyade, asıl bu feminist analizin kadınların cinsel eşitliğine gerçek bir engel teşkil ettiğini iddia ettiler. Yeni feminizm erkekler ile gönlümüzü eğlememize imkân veriyor; artık bizim de “orospuları” izlerken tahrik olmamıza müsaade var ve gayet şen bir şekilde bu sıfatı kendimiz sahiplenebiliriz de.

“Feminist Orospular? Şiddet, Seks İşçiliği ve Pornografiyi Çevreleyen Feminist Tartışmaları Keşfetmek”te kullanılan görsel

Fakat “orospu”, eşcinsel erkeklerin kendi kimliklerini tanımlamak için kendilerine verdikleri “gay[6]” gibi bir sıfat değil. “Orospu”, erkekler tarafından kadınlara verilmiş bir sıfattır ve ilkel patriyarkal ahlâkın bir parçasıdır. “Orospuların” gerçekten var olduğu düşüncesi, kadınları iki gruba bölmeye yarar; erkeklerin “meşru bir şekilde” vicdanlarını huzursuz etmeden cinsel olarak faydalanabilecekleri kadınlar, ve faydalanamayacakları kadınlar. Ne var ki, gerçekte “orospu” diye bir şey yoktur. Orospu, dişil bir karakteristiğe büründürülmüş eril bir arzudur. Kadınları gerçekte bölen; ekonomik, toplumsal ve kişisel şartlardır. Kadınların nesneleştirilmesinin ve damgalanmasının devamlılığına sebep olan, fuhşun politik şartlarının kültürel olarak tanınmasındaki eksikliktir.

Tüm seks ticareti bu fanteziye dayanıyor: kadınların “orospu” olabilecekleri fantezisine. Günümüz “Orospu Kültü” kadınları ve kızları özgürleştirmeye pek yaramadı. İnternet, aşmaları için kışkırtıldıkları sınırları aştıkları için ayıplanan kızlar ve kadınlarla dolup taşıyor.  Fuhşa ve pornografiye olan talebi erkekler yönlendirmelerine rağmen, erkeklere benzer bir aşağılayıcı yafta yapıştırılmıyor.

“Orospu Kültü”nün kültürel karşılığı “seks işçilerinin hakları”dır. Bu dil üzerinden, fuhuş toplumsal ve ahlaki normların sınırlarını aşıcı olarak fetişleştirilir. Gerçeklik ise tam tersidir: fuhuş, sözde yıktığı kadınlar arasındaki patriyarkal bölünmeyi sürekli olarak inşa eder. Gerçek bir devrimsel potansiyele sahip olan ise, sınırların kalkmasıdır.

BBC Three videosu, fuhşun suç olmaktan çıkarılmasının, fuhşa sürüklenen kadınları istismar ve şiddetten koruyacağını iddia ediyor; sanki fahişelere zarar verenler erkekler değil de, hukukmuş gibi. Almanya’da fuhşun yasallaştırılması, bu yanlış bilginin neticesidir. Fuhşun suç olmaktan çıkarılması, kadın hakları ile ilgili değildir, Sarah Ditum’un deyişiyle, daha ziyade, “penis hakları” ile ilgilidir.

Yine de, ufukta umut var: Hâkim söyleme karşı artan bir direniş var Avrupa’da. Ana akım medya Alman Genelevleri skandalını belgelemeye başlıyor. 2017 Şubat’ında, İrlanda da fuhşa sürüklenen kişiyi fail olmaktan çıkaran, fakat seks için para ödeyen erkekleri cezalandıran bir ‘seks alıcısı’ kanunu çıkarma konusunda Fransa, Kanada ve Kuzey ülkelerine katıldı. Bu ülkeler bu düzenlemeyi benimsediler, çünkü seks işçiliği” herhangi bir işten farksız değildir. “Seks işçiliği” terimi tarafsızlık ifade ederek bizi şiddete karşı duyarsızlaştırır ve kadınların hem Birleşik Krallık’ta hem de küresel düzeyde sömürülüşünü gizler. Fuhuş var olduğu sürece, kadınlar ve erkekler asla patriyarkadan özgürleşemeyeceklerdir.

Çeviri: Defne Topçu

Bu yazının aslı 1 Mart 2017 tarihinde Feminist Current’ta yayınlanmıştır.

*Dr.Heather Brunskell-Evans toplumsal kuramcı, düşünür ve Londra’daki King’s Collage’da Kıdemli Araştırmacıdır. Kadınların Eşitlik Partisi’nin Cinsel Şiddetin Sona Erdirilmesi Politikası Ulusal Sözcüsü, FiLia’nın mütevellisi ve Porno Kültürüne Karşı Dur’un  kurucularındandır.

NOTLAR

[1] Metnin aslında “kadınlarla para karşılığında seks yapan erkek” anlamına gelen “John” ifadesi geçiyor. Seks yanlısı feminizmin kullandığı “müşteri” ifadesinin kullanılmaması metnin savunduğu seks karşıtı feminist yaklaşımı yansıtmak bakımından önemli olsa da, bu ifadenin Türkçe karşılığı olmadığından dolayı çeviride seks yanlısı yaklaşımın kullandığı “müşteri” ifadesi kullanılmıştır.

[2] Sex-positive; pro-sex olarak da ifade edilir. Pornografi, fuhuş, striptiz vb. gibi seks endüstrilerinin kadın cinsel özgürleşmesinin bir aracı olduğunu savunan yaklaşım. Bu yaklaşımı savunanlar fahişe yerine seks işçisi ifadesini tercih ederler.

[3] Latince; kişiye yönelik, kişiyle ilgili anlamına gelir. Bir safsata türü olarak Türkçe’de de yaygın bir şekilde Latince olarak kullanıldığından çevrilmemiştir.

[4] Sex-negative. Cinsel özgürleşmenin kadın özgürleşmesinde kilit rol oynadığını kabul etmekle birlikte, seks endüstrilerinin patriyarkal düzenin sürdürülmesine yarayan sömürü düzenleri olmalarından dolayı, cinsel özgürleşme ile ilişkilendirilemeyeceğini savunan yaklaşım. Bu yaklaşımın özünde cinselliğin patriyarka tarafından tanımlanmamış, özgürleşmiş ve feminist olması gerektiği düşüncesi yatsa da, mevcut patriyarkal seks endüstrilerine karşı olduğundan ahlâkçı ve yasakçı olmakla eleştirilir. Metnin bu kısmında, “seks karşıtı” teriminin “yasakçı ve ahlâkçı zihniyet” anlamında kullanılması aktarılmaya çalışılmış.

[5] Kadın düşmanlığı içeren, yansıtan.

[6] Gay; yaygın olarak kullanılan “eşcinsel” anlamının yanında, “şen” anlamına da gelir.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here