500’den fazla İranlı feministin tüm dünyadaki feministleri ve sivil toplumu rejimin totaliterliğine karşı sokaklardaki İran halkının yanında yer almaya, öldürme ve baskı makinesini durdurmak için tüm güçlerini kullanmaya ve dayanışmaya çağıran bildirisini yayınlıyoruz.
Biz, İranlı feministler olarak, İslam Cumhuriyeti’nin interneti ve dış dünyayla tüm iletişim kanallarını kestiği ve protestoculara karşı vahşi bir katliam gerçekleştirdiği bir dönemde, dünyanın dört bir yanındaki feministlere ellerimizi uzatıyoruz. Küresel sivil toplumu ve feministleri, İran halkının yanında durmaya ve rejimin öldürme ve baskı mekanizmasını durdurmak için mevcut tüm bağımsız ulusal ve uluslararası mekanizmaları kullanmaya çağırıyoruz.
Aralık 2025’te İran halkı, sadece ülkenin yıkıcı ekonomik durumunu protesto etmek için değil, aynı zamanda iktidardaki sistemin otoriterliğini reddetmek için de sokaklara döküldü. İran halkı, ülkenin siyasi yapılarının dönüşümü olmadan gerçek değişimin imkansız olduğunu uzun zamandır ilan etti. İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesini açık ve cesur bir şekilde talep ettiler. Bugünün protestocularının çoğu, 2022’deki Kadın, Yaşam, Özgürlük ayaklanması sırasında ve daha önceki, 2017 ve 2019’daki barışçıl gösterilerde de sokaklara dökülen ve aynı talepleri dile getiren aynı kişilerdir.
Ülke genelindeki internet kesintisine ve ülkenin tecrit edilmesine rağmen, İran içinden gelen raporlar, birçok şehirde protestocuların yaygın bir şekilde öldürüldüğünü ve toplu tutuklamalar yapıldığını gösteriyor. Kurbanların kesin sayısı bilinmemekle birlikte, protestoculara yönelik yoğun ateş açılması, sokaklarda yığılmış cesetler ve hastanelerin ve morgların aşırı doluluk durumu, devam eden katliamın boyutunu ortaya koyuyor. Sivil toplum örgütlerine ve İran medyasına göre, protestolarda öldürülenlerin sayısı binlere ulaştı.
Güvenlik güçleri hastanelere baskın düzenledi, yaralı protestocuları kaçırdı ve öldürülenlerin cesetlerini ailelerine teslim etmeyi reddetti; bu tür eylemler İran hükümetinin açık şiddetini gözler önüne seriyor. Bu arada, devlet yetkililerinin resmi tehditleri, tutukluların büyük ölçekli, yargısız infazlarına dair korkuları artırdı.
Şiddetli baskı devam ederken, protesto eden insanların seslerinin susturulmasından derin endişe duyuyoruz. Uluslararası güçler ve bazı muhalif gruplar, her biri kendi önceliklerine ve “İran halkının çıkarları” yorumlarına göre hareket ederken, İran toplumundaki seslerin çeşitliliğini ve çokluğunu yansıtmak hayati önem taşımaktadır. Bu farklı bakış açılarını güçlendirmek, halkın taleplerini gerçekleştirme mücadelesinde elzemdir.
Feministler olarak, İran’ın bugününe ve geleceğine tek bir vizyonu dayatma yönündeki her türlü örgütlü, özellikle şiddet içeren girişime karşıyız. Özgür bir topluma giden yolun, ancak ülkemizin çok sesli yapısını dinlemek ve benimsemekle mümkün olduğuna inanıyoruz.
2022 yılında Kadın, Yaşam, Özgürlük sloganıyla doğan ve baskının kavşağında ötekileştirilmiş ve susturulmuşları bir araya getiren hareketin hâlâ canlı olduğunu teyit etmek için sesimizi yükseltiyoruz.
İran sivil toplumunun bir parçası olarak, özgür, kapsayıcı, müreffeh, demokratik, laik, adalete, insan haklarına ve toplumsal cinsiyet eşitliğine bağlı bir gelecek hayal ediyoruz. Tüm İranlıların ülkelerinin geleceği için taleplerini ve özlemlerini özgürce ifade edebilecekleri ve İslam Cumhuriyeti’nin baskıcı yönetiminden barışçıl ve demokratik bir geçişin nihayet gerçekleşebileceği bir alan umuyoruz.
Bu demokratik geçişin gerçeğe dönüşmesi için, sizleri -dünyanın dört bir yanındaki tüm feministleri- hayal edebileceğimiz en geniş alanda, tüm insanlığı kucaklayacak kadar büyük bir alanda bizimle el ele vermenizi, böylece bu mücadelede yalnız kalmamamızı sağlamanızı hayal ediyoruz. Sizden şunları yapmanızı rica ediyoruz:
- İran’daki cinayetleri ve baskıyı derhal durdurmak için sürekli siyasi ve insan hakları baskısı uygulayın.
- İran içindeki insanlar için kısıtlamasız internet ve telefon erişiminin acilen ve ciddi bir şekilde yeniden sağlanmasını talep edin.
- Özellikle kadınların ve marjinalleştirilmiş grupların çeşitli seslerini doğru terimlerle güçlendirin.
Eğer feminizm şiddete, zulme ve adaletsizliğe karşı durmak anlamına geliyorsa, o zaman bugün İran bunun en önemli cephelerinden biridir.
İran Diasporasındaki Feministlerin Kolektifi
13 Ocak 2026
Bu yazının orijinali 13 Ocak 2026’de Radio Zamaneh sitesinde yayınlanmıştır.








