Amerikalı feminist tarihçi Joan Wallach Scott (née Joan Wallach), 1941’de Brooklyn’de doğdu. J. W. Scott, Fransız tarihi konusunda çalışmış, feminist teori ve tarihe önemli katkılar yapmış, halen hayatta olan önemli bir tarihçi. Anne ve babası da tarihçi olan Scott, eğitim ve sosyal adalet meselelerinin dert edinildiği bir çevrede büyüdü. Babası, yalanlara, iftiralara, hilelere yaslanarak şiddet dolu, baskıcı bir rejim yaratan McCarthyciliğin komünistleri ele verme, ifşa etme konusunda iş birliği dayattığı bir dönemde, bunu reddettiği için açığa alınmış ve işinden edilmişti. Bu badire, Scott’ın düşünce ve ifade özgürlüğü konularına kendisini adamasına vesile oldu. Akademik özgürlüğe yönelik tehditlere karşı düşünce ve ifade özgürlüğünün etkin savunucusu oldu ve bunun için örgütlü bir şekilde mücadele etti.

Joan Scott tarih, felsefe ve cinsiyet teorisi alanlarında çalışmalar yapıyor. Tarihsel kanıtların ve tarihi tecrübenin niteliği, tarih yazıcısında anlatının rolü gibi çalışmalarıyla konvansiyonel tarih anlatılarının temellerine meydan okuyor. Temel meselesi tarihin farklılığı, sosyal ve siyasal hayatın inşasında kullanımları, imaları, uygulanmaları, gerekçeleri ve dönüşümleri. Son kitabı ise toplumsal cinsiyet ile demokratik politikaların evrenselleştirici gücü arasındaki ilişkiye odaklı bir çalışma.

Öne çıkan kitapları ve çalışmaları: Gender and the Politics of History (1988), Only Paradoxes to Offer: French Feminists and the Rights of Man (1996), Parité: Sexual Equality and the Crisis of French Universalism (2005), The Politics of the Veil (2007), The Fantasy of Feminist History (2011). Cinsiyet ve sekülerizm konusunu tartışan son kitabı Sex and Secularism, 2017.

Türkçe’de yayımlanan ilk kitabı Toplumsal Cinsiyet: Faydalı Bir Tarihsel Analiz Kategorisi, Agora Kitaplığı’ndan 2007 yılında çıktı. Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, Örtünmenin Siyaseti [1] kitabını 2012 yılında bastı. 2013 yılında Bgst Yayınları tarafından basılan Feminist Tarihin Peşinde kitabı vesilesiyle Joan Scott Türkiye’ye geldi. Türkiyeli akademi ve aktivizm çevresiyle buluşmasının ilki Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşti. “Kurtuluş ve Eşitlik: Eleştirel Bir Soykütük Denemesi” başlıklı konuşmasında, kurtuluş ve eşitlik kavramlarının tarih içerisindeki ilişkisine, kurtuluş kavramının toplumsal cinsiyet mücadelesindeki yerine odaklandı. Sabancı Üniversitesi Karaköy Binası’ndaki ikinci buluşmada ise “Toplumsal Cinsiyetin Kullanımları ve Suistimalleri” başlıklı bir konuşma yaparak 21. yüzyılda toplumsal cinsiyetin bir feminist mücadele alanı olmaya devam edip etmeyeceği sorusunu gündeme aldı.

Kaynak https://www.ias.edu/scholars/scott 

http://www.bgst.org/toplumsal-cinsiyet-gundem/unlu-feminist-tarihci-joan-w-scott-bogazici-universitesinde-kurtulus-ve-esitlik-uzerine-konustu 

*1962’de Brandeis Üniversitesi’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora eğitimini Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde tamamladı(1969). 1980 – 85 arası Brown Üniversitesinde çalıştı, burada Pembroke Kadın Eğitim ve Araştırma Merkezi’ni kurdu. Princeton ve Illinois üniversiteleri gibi prestijli pek çok kurumda çalıştı. 1979 yılından beri kadrosunda yer aldığı Princeton Üniversitesi’nde, 1985 – 2014 yılları arasında İleri Araştırmalar Enstitüsü’nde görev yaptı, 2014 yılından beri aynı üniversitede emirata profesör olarak bulunuyor. Düşünce ve ifade özgürlüğüne değer veren Joan W. Scott, Amerikan Üniversite Profesörleri Birliği’nde (AAUP), Akademik Özgürlük ve Daimi Kadro Komisyonu’nda görev aldı.

Scott, aralarında Princeton, Montreal, Wisconsin, Harward üniversitelerinin de bulunduğu pek çok üniversiteden onur derecesi almıştır. Amerikan Sosyal bilimler Birliği, Talcott Parsons Ödülü, 2016; Amerikan Tarih Birliği, Akademik Bağımsızlık Ödülü, 2009; Joan Kelly Ödülü, 1989; Herbert Baxter Adams Ödülü 1974;  University of Bern, Hans Sigrist Ödülü, 1999; Decorations: Chevalier de la Légion d’Honneur 2017 aldığı diğer ödüllerdir.

[1] Fransa’da -2012 yılında- uzun tartışmalara sebep olan dini sembollerin kamusal alanda yasaklanmasına ilişkin yasayı farklı boyutlarıyla tartışan Scott, ırkçılığın uzun tarihinin yanı sıra Müslümanların asimilasyonuna yönelik ideolojik engelleri de incelemektedir. Scott, yasanın dini ve etnik farklılıkları uzlaştırmaktan öte, bilakis söz konusu farklılıkları daha da keskinleştirdiğini belirtmektedir. Homojenlik hususundaki diretmenin Fransa veya genel olarak Batı için artık mümkün olmadığını göstermekte ve bunun “medeniyetler çatışması” denilen gerilimlerin kökenini oluşturduğunu öne sürmektedir.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.