Feminizmin amacının kadınlara kendi değerlerini ve karakterlerini toplumsal beklentilerden bağımsız bir şekilde belirleyebilme olanağı vermek olduğunu söyleyen Germaine Greer fikirleriyle her dönem çokça tartışılan feministlerden biri. Kendisini tarif etmek için kullanılan “feminizmin kundakçısı” ifadesi sert ve aykırı fikirlerinin kimi zaman feminizm içinde düştüğü yeri de güzel tarif ediyor.

İkinci dalga feminizmin önemli isimlerinden olan Greer, 29 Ocak 1939’da Avustralya’da doğdu. İlk kitabı İğdiş Edilmiş Kadın (Female Eunuch, 1970), Kate Millett’ın Cinsel Politika’sından bir yıl sonra çıkmış ve bir o kadar hareketin temel kitaplarından biri haline gelmişti. Kitapta kadınların ruhsal ve duygusal olarak iğdiş edilmiş olduklarını ve bu durumun değişmesi için radikal bir devrimin gerekli olduğunu savundu. Greer’e göre kadınlar erkeklerin kendilerinden ne kadar nefret ettiklerinin farkında olmadıkları gibi kendilerinden nefret etmeye koşullandırılmışlardır. Greer’in bu kitapla kazandığı uluslararası ünü Sex and Destiny (1984), The Change (1991) ve The Whole Woman (1999) kitaplarıyla da devam etti.

Fikirleri medyada sıkça yer bulan Greer aykırı görüşleriyle tanındı. Son dönemde özellikle tecavüz, #MeToo hareketi ve trans kadınlar hakkında yaptığı açıklamalar feministler arasında tartışmalara neden oldu. Tecavüzün şiddetli bir suç olmaması dolayısıyla cezasının indirilmesi gerektiğini söyledi. Tecavüzü bir şiddet eylemi olarak tanımlamanın penisi kadınların korktuğu ölümcül bir silah olarak tanımlamak olduğunu ki bunların da bir saçmalık olduğunu öne sürdü. Açıkça şiddet içeren tecavüzde ise mahkemelerin, kadınları aşağıladığı uzun süreçler yürütmek yerine çok daha fazla ceza verilmesi gereken şiddete odaklanması gerektiğini söyledi. #MeToo hareketi için kadınların sonradan açıklamalarını eleştirerek şu an yaptıklarını ağlanıp sızlanmak olarak tanımladı. “Kadınların burada ve şu an tepki vermelerini istiyorum. Trende, bir adamın elinin olmaması gereken bir yerde olduğunu hisseden kadının net bir şekilde dur diyebilmesini istiyorum,” dedi. Trans kadınların kadın olmadığını söylediği açıklamaları nedeniyle TERF (trans exclusionary radical feminist – trans dışlayıcı radikal feminist) olarak tanımlanmaya başlandı ve çeşitli etkinliklere katılmaması için imza kampanyaları düzenleniyor.

Greer hakkında bir feminist şöyle demiş: Greer yıpratıcı, sert ve sık sık kızkardeşliğe yaraşmaz şekilde davranmasaydı başarılı olamazdı. Ve bizim onun başarısı sayesinde şimdi korkak, eğlenceli, hoş olmaya gücümüz yetiyor.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.