Sevinç (Tanık) Özgüner 1928 yılında Tarsus’ta doğdu. Adana Kız Kolejini bitirdi. Doktor olmak istiyordu. Tıp fakültelerinin çoğunun kız öğrenci kontenjanı açmadığı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı bursunu kazanarak 1946 yılında tıp fakültesine girdi. Politik yaşamı İstanbul Yüksek Tahsil Gençlik Derneği’ne 1948 yılında katılarak başladı. İlk gözaltına alınışı da derneğin öğrenci harçlarına karşı okulda başlattıkları boykot nedeniyle oldu. Ardından Nazım Hikmet’e özgürlük kampanyası, Kore’ye asker gönderilmesine karşı kampanyalar nedeniyle gözaltına alındı. Mayıs 1950’de Demokrat Parti’nin seçim zaferinin ardından 1951’de Adnan Menderes’in başlattığı “Solcu Tevkifatı” sürecinde Türkiye Komünist Partisi üyesi olmakla suçlanarak tutuklandı. İşkence gördü, tutukluluğu iki yılı aşkın sürdü. İfade vermediği için beraat etti. 1957 yılında İstanbul Diş Hekimliği Fakültesi’ne başladı. Kendisi gibi tıp fakültesindeki eğitimi sırasında 1951 tutuklamalarında işkence gören ve hapis cezası alan Vecdi Özgüner ile 1956 yılında evlendi.

Türkiye İşçi Partisi’ne katılarak Şişli İlçe Başkanlığını yaptı. Milli Demokratik Devrim tartışmaları sırasında ihraç edildi. 1967’de Türk Solu dergisinin kuruluşunda bulundu. 1968’de Aydınlık dergisinin çıkarılmasında katkıda bulundu. Türkiye Emek Partisi üyesi oldu.

1980 öncesinde diş hekimleri ve hekimlerin ortak örgütü olan ve merkezi İstanbul’da bulunan Türk Tabipleri Birliği’nin 1978 Haziran ayında yapılan Büyük Kongresinde Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeliğine seçildi.

1980 öncesi yükselen faşist terör sol, sosyalist, aydın birçok insanın katledilmesine neden olmuştu. Sevinç Özgüner’in 23 Mayıs 1980 yılında katledilmesi “Kırmızı Pazartesi” romanına benzetilir. 1978 yılında arabası yakılır. 18 Mayıs 1980’de evi, kilidi kırılarak basılır, tesadüfen evde olmadıkları için bu saldırıdan kurtulur. Dr. Erdal Atabek’in başkanı olduğu TTB Merkez Konseyi İstanbul Valiliği’ne başvuruda bulunup koruma verilmesini ister. Önlem alınmaz. Evde kalmaması uyarılarına karşın evini terk etmeyi kabul etmez. 23 Mayıs 1980’de sabaha karşı kapısı kırılarak eve girilir, yatağından koşarak kapıya ulaşan Sevinç Özgüner kurşunlarla orada yaşamını yitirir. Açılan ateş sonucu koridorda bulunan Vecdi Özgüner yaralanır. Cenaze töreninin yapıldığı Levent Camisinden başlayan konvoy ile Gayrettepe’de son yolculuğuna eşlik edilir.

Katillerin kim olduğu biliniyordu; Adnan Kaya, Osman Sönmez, Mustafa Fidan, Müfit Sement, İsmet Ayhan herhangi bir ceza almadılar. Ceza yargılaması 23.03.2000 tarihinde zamanaşımına uğradı. Kızları Işıl ve Alev zamanaşımı dolmasına rağmen suçluların yakalanmaması nedeniyle İçişleri Bakanlığına hizmet kusuru davası açtılar.

Türk Tabipler Birliği’nde yaptığı çalışmalarda emektar, yol gösterici, açık sözlü kişiliğiyle sevilmiş, tanıyan ve tanımayanların da “Sevinç Ablası” olmuştur. Kızı Alev annesini “korkusuz, güçlü, zaafsız” olarak tanımlar. Sürekli tehdit, gerginlik altında hastaları ile yakın ilişki kurabilen bir hekim olduğunu anlatır.*

Her yıl ölüm yıldönümünde adına düzenlenen “İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi” ödülü ile İstanbul Tabip Odası’nda adını taşıyan toplantı salonunda anılmaktadır.

Bu topraklarda eşitlik, özgürlük, kardeşlik değerlerine dayanarak barışı savunmanın bedelini işlerini, özgürlüklerini, yaşamlarını kaybederek ödeyen onurlu insanların tarihinde Sevinç Özgüner’in katli hala “faili meçhul” …

* Uğur Pişmanlık, Barış ve Sosyalizm Mücadelesinde Aydın Bir Hekim: Sevinç Özgüner, Aratos Yayınları, 2017

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.