Nobel ödüllü şair ve eğitimci Gabriela Mistral 7 Nisan 1889’da, Şili’nin Vicuña kasabasında dünyaya geldi. Aile kökenleri yerli Aymara halkına dayanıyordu. Babası o üç yaşındayken evi terk etti. Mistral 15 yaşında eğitimini yarıda bıraktı ve evin geçimini sağlamak için öğretmenliğe başladı. İlk şiirlerinin yerel gazetelerde görünmesi de bu yıllara rastlar.

Henüz 17 yaşındayken tanıştığı bir demiryolu çalışanına tutku ile bağlandığı; sevgilisinin üç yıl sonra beklenmedik bir anda gelen intiharından sonra şiire tutunduğu söylenir. Mistral’i ülke çapında tanıtan ilk eseri Sonetos de la muerte (Ölüm soneleri) 1914’te yayımlandı. 1922’de Meksika hükümetinden gelen bir daveti kabul ederek bu ülkeye göç etti ve süregiden eğitim reformu çalışmalarına katıldı. 1923 yılında yayınladığı Lecturas para Mujeres (Kadınlar için Konuşmalar) ile Meksika Devrimi’nin fikirsel alt yapısını destekledi; Kuzey ve Güney Amerika’daki kadınlara bu eserle seslendi.

Mistral, Şili’de doğup büyümüştü; İspanyolca yazıyor ve Latin Amerika kültüründen besleniyordu. Ama ülkesiyle ilişkileri her zaman yolunda gitmedi. Duygusal kopuşlar, Şili’de iktidara gelen dikta rejimleriyle gerilimli zamanlar yaşadı. Yıllar sonra ülkesi ile ilgili düşüncelerini anlattığı bir makalede “Kızlarını eğittiğim ve kötü kıyafetlerim ve kötü taranmış saçlarım yüzünden beni hor gören bir toplumdan izole şekilde yaşadım” diyecekti. Bu yüzden hayatının son 34 yılını ülkesinden uzakta geçirdi. Latin Amerika’yı, Avrupa’yı ve ABD’yi dolaştı. Hayatını yazarak ve ders anlatarak kazandı.

Gabriela Mistral’in ikinci büyük eseri Tala (Yıkım) 1938 yılında, Buenos Aires’te, dostlarının yardımıyla yayımlandı. Mistral bu kitabın gelirlerini İspanya İç Savaşı’nda zarar gören çocuklara bağışlamıştı.

Mistral’ın yaşamını alt üst eden diğer bir üzücü olay, evlat edindiği yeğeni Juan Miguel’in ölümüydü. 17 yaşındaki gencin intihar ettiği söylendi ama Mistral’e göre, akran zorbalığından kaynaklı bir cinayet söz konusuydu. 1945’te kazandığı Nobel edebiyat ödülü bile unutturamadı bu ölümün acısını… 1901’den itibaren her yıl verilen Nobel edebiyat ödülü, Mistral’den önce sadece dört kadına verilmişti. Ayrıca ödül, onun vasıtasıyla ilk kez Latin Amerika’ya gidiyordu.

Gabriela Mistral 10 Ocak 1957’de, New York’ta hayatını kaybetti. Çok güzel, bir o kadar da hüzünlü şiirler bıraktı geride… 

Sarıl Bana

Yüreğimin yünceğizi

göğsümde ördüm ben onu,

üşüyen, donan yünceğiz

sarıl bana, öyle uyu!

 

Keklik yoncalarda uyur

bak yüreğim nasıl vurdu,

ürkme nefesimden n’olur

sarıl bana öyle uyu!

 

Ey titreyen taze fidan

yaşamak mı bu korku,

ayrılma göğsümden bir an

sarıl bana öyle uyu!

 

Her şeyi yitirdim ben

korkutuyor beni uyku.

Kolumu bırakma sakın

Sarıl bana, öyle uyu!

Çev. Yıldız Canpolat

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/1668/17799.pdf

http://www.5harfliler.com/alnimda-olumun-ter-izleri-var/

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.