Kadınları zorlu fakat bir o kadar da değişim olanakları olan bir süreç bekliyor. Birbirimize, her türlü dayanışmaya, yan yana gelişlerimize, birbirimizden güç almaya çok ihtiyacımız var.Referandumda “hayır” sonucu çıkmasını çok istedik. Bu sonuç önemli değildi demiyorum hiç, hatta çok kritikti hepimiz için ama hayır sonucu çıksaydı da mücadele edecektik. Bunu bilmeyenimiz yoktu. Çünkü karşımızda çıkacak sonucu 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi tanımayacak olan, hukuku ayaklar altına almış ve almaya devam edecek, hırsızları, katilleri “oluk oluk kan akıtacakları’’ koruyan, çocukları, gençleri sokak ortasında vuran, küçücük çocukların tecavüze uğramasına göz yuman, kadınların katledilmesine seyirci kalan, kahkahalarından korkan, onları eve kapatmak isteyen bir hükümet var. Cezaevlerini gazetecilerle, gerçeği söyleyenlerle, siyasetçilerle dolduran bir hükümet. İş cinayetlerine arka çıkan, börtü böceğe, kuşa, kediye rağmen doğayı talan eden, kentlere bombalar yağdıran, yoksul halk çocuklarına nitelikli eğitimin kapılarını kapatıp özel okulları destekleyen, eğitimi kendi tekçi, ırkçı, cinsiyetçi, homofobik, militarist ideolojisinin arka bahçesi haline getiren,  ‘’yoksulsan öl’’ diyen sağlığımızı bozan bir sağlık sistemi inşa etmiş, çıkardığı KHK’lar ile bir gecede binlerce çalışanı işsiz bırakan, kayyumlarıyla, cinsiyetçiliğiyle, binlerce işçinin can verdiği betonlarıyla, inşaatlarıyla, köprüleri, HES’leri, madenleriyle, üzerinden pazarlıklar yaptıkları göçmenlerden, insanlıktan utanmazlıklarıyla, savaş çığırtkanlıklarıyla bütün meşruluğunu yitirmiş bir anlayış var.  Kendisi gibi olmayana, biat etmeyene yaşama şansı tanımıyor; yaşama, iyiliğe, güzelliğe dair olanı yok etmeye programlanmış, kendisi gibi düşünmeyeni terörist ilan ediyor… (Yaz yaz bitmiyor kötülükleri..) Dolayısıyla ‘’HAYIR’’ demeye devam edecektik her halükarda ve edeceğiz.  Daha umutlu olurduk belki ama umutsuz da değiliz. Kadınlar çok doğru ve şimdi daha da muhteşem bulduğum bir kararla referandum sonucu ne olursa olsun 18 Nisan 2017 Salı günü sokakta olma kararı almıştı haftalar önce; canım kadınlar iyi ki varlar. Kadınlar olarak daha öngörülüyüz galiba. Sokakta olmaya, inandığımızı anlatmaya devam edeceğiz hepimiz. Birlikte daha güçlü olduğumuzu bilerek, birlikte ‘’HAYIR’’ demeye devam edeceğiz. Bu kadınlar varken, “devam edeceğiz, yılgınlık yok’’ diyen arkadaşlarımız varken nasıl umutsuz olabiliriz?

Hepimizi zorlu fakat bir o kadar da değişim olanakları olan bir süreç bekliyor. Birbirimize, her türlü dayanışmaya, yan yana gelişlerimize, birbirimizden güç almaya çok ihtiyacımız var. N’olur umutsuzluk yaymayalım, zira hiç umutsuz değiliz. Bunca baskıya, gözdağına rağmen hâlâ mücadele edenler var. Öyküleriyle, resimleriyle, selamlarıyla cezaevlerinden dışarıya umut taşıyanlara, daha insani koşullar için cezaevlerinde açlık grevinde olanlara, işten atılan, işini geri almak için açlık grevinde olanlara, direnenlere,  bombalarla yaralanan yoldaşlarımıza, kaybettiklerimize, kendimize, ülkemize, inancımıza, her şeye rağmen mücadele edenlere borcumuz var.

Devletin tüm olanaklarının da yalanlara, hilelere yandaş edildiği adaletsiz bir seçim sonucuna göre bile hiç de az değil sayımız. Üzüldük, yorulduk ama ülkenin bütün “teröristleri’’ birleşeceğiz, dersler çıkarıp, değerlendirmelerimizi yapıp ‘’HAYIR’’larımızı yine söylemeye, değiştirmeye, mücadele etmeye, hayatlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Bu süreçte birlikte olduğum, başta kadınlar olmak üzere, emek veren  herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki bu taraftayım, güzel dostlukların, yoldaşlıkların, ortak inançların tarafında. İyi ki birlikte düşler kurduğum insanlarlayım… Örgütlü kötülükle yan yana durmaktansa Şükrü Erbaş’ın dediği gibi ‘’Şükür çektiğim bu güzel acıya’’…

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here