Hiranur Vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızını 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli’yle evlendirdiği ve seneler süren cinsel istismar H.K.G.’nin şikayetçi olması üzerine ortaya çıktı. Bunun üzerine Türkiye’nin birçok ilinde kadınlar cinsel istismara karşı sokağa çıktı. 11 Aralık 2022 tarihinde Kadınlar Birlikte Güçlü’nün “Erkek, devlet, tarikat, cemaat istismar ediyor; Devlet istismarcıyı koruyor!” çağrısıyla Kadıköy’deki Karaköy İskelesi’nin toplanıldı. Basın açıklamasını sizinle paylaşıyoruz. 

Birkaç gün önce Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızını 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli’yle “evlendirdiği”, “oyun” diye kandırarak cinsel istismara uğrattığı ortaya çıktı. Evlendirildiği kişiden boşanan ve ailesinden şikayetçi olan kadının adalet arayışıyla birlikte istismarın nasıl sistematikleştiği ve üzerinin örtüldüğü de ifşa oldu aslında. Nasıl mı? 14 yaşındayken adet düzensizliğiyle başvurduğu hastanede bir doktorun istismarı ihbar etmesi üzerine kemik yaşının tespiti için gönderildiği Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde 21 yaşında birinden örnek alındı. Savcılık doğum belgesi istemedi. Çocuğun ifadesiyle kemik testi arasındaki tutarsızlığa rağmen takipsizlik kararı verdi. Yani koskoca bir devlet de bu suça ortak oldu. Sadece yargısı, hastanesi de değil; suç işleyen bu tarikatlarla, cemaatlerle, dini vakıflarla fotoğraf çektiren AKP’li İsmail Erdem gibi parti il başkanları, kaçak yapılarının reklamlarını açıktan yapan Sancaktepe gibi belediyeler, onlarla çocukların eğitimi için işbirliği projeleri yapan bir Milli Eğitim Bakanlığı, “küçüğün rızasından” bahsedebilen bir Adalet Bakanı, 15 yaş altı evlendirmeye af getirmeye çalışan milletvekilleri ve buna çok da yüksek sesle karşı çıkmayan bir muhalefet var bu ülkede.

Cinsel istismar münferit değil, istisna değil; pek çok “sıradan” ailenin temeli. Çok küçük yaştan itibaren dini nikâhlı evliliğin suç olmaktan çıkarılması, hatta adeta teşvik edilmesiyle ailelerin istismar üzerine kurulduğu bir toplumda yaşıyoruz. Bugün mecliste milletvekiliyim diye oturanlar, o kutsal ailenin 6 yaşındaki çocukların istismarıyla, 14-15 yaşında çocukların hamile kalmasıyla oluşmasını dert etmiyor da, yetişkinlerin cinsel yönelimleriyle, rızaya dayalı birliktelikleriyle uğraşıyor. UTANIN. 10 çocuktan 4’ü istismara uğrayarak büyüyor bu ülkede. UTANIN. Cinsel suçlarda “somut delil” şartını getiren 4. Yargı Paketi’ni çıkaran milletvekilleri yüzünden bu istismarcılar çoğunlukla cezasız kalıyor. İstismarcılar abi, baba, komşu, akraba, amca, dayı, il başkanı, korucu, uzman çavuş. Hala oturmuş “LGBTİ+ sapkınlıktır, LGBTİ+ları nasıl yok ederiz” diye tartışıyorsunuz. Biz varlığımızdan, kimliklerimizden onur duyuyoruz; ama siz “sapkınlık” lafını ağzınıza almadan önce çocuk istismarcılarını aklamak için geçirdiğiniz yasalara, paketlere, içinde fotoğraf çektirdiğiniz, protokol imzaladığınız vakıflara, ailelerinize, il başkanlarınıza, kolluk kuvvetlerinize bir dönüp bakın.

Bugün çocuklar “rüşt yaşına gelene kadar evlendirilmez” diyen Diyanet’in, daha birkaç yıl önce Dini Kavramlar Sözlüğü’nde bulûğ çağına girenlerin dini nikahlanabileceğini, bunun alt sınırının kız çocukları için 9 yaş olduğunu söyleyerek istismarı açıkça meşrulaştırdığını unutturmak isteyebilirsiniz. Biz unutmadık. Bugün cinsiyet değişikliğini ve “LGBTİ+ propagandasını” yasaklamak için utanmadan pedofiliden bahsederek yasa değişikliği taslağı sunmaya kalkan MHP’nin Diyarbakır’daki il başkanının adeta bir çocuk istismarı şebekesi kurduğunu da unutturmaya hiç niyetimiz yok. Başkanın odasını istismar mekânına çevirmesi yetmemiş, mahkeme de onu çocuğun rızasından söz ederek beraat ettirmiş! Şikayetçi olan çocuk 6 değil 16 yaşında olunca, korktuğu için, kurtulmak için faile gülümseyince cinsel saldırı suç olmaktan çıkıyor mu? İşte bu ülkenin mahkemelerinde çıkıyor. Fail Cihan Kayaalp devletin, yargının rızasıyla serbest geziyor.

Bir tek o mu? Sadece son 6 ay içerisinde: Kendi iki kızına uzun yıllar boyunca istismarda bulunan Cafer Yılmaz, 3.5 yaşındaki torununu da istismar etti. Daha önce komşunun küçük kızına cinsel istismardan 4 yıl ceza alan, cezası kesinleşen Cafer Yılmaz’ın torununa istismardan aldığı cezayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi bozdu. Bu mahkemeyi unutmayın, çünkü biz unutmuyoruz. Sonra fail SOMUT DELİL BULUNMADIĞI gerekçesiyle beraat etti. İki kızına yönelik cinsel istismarına ilişkin davada yine SOMUT DELİL BULUNMADIĞI gerekçesiyle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından beraat ettirildi.

Konya’da 17 yaşındaki bir çocuk aralarında okul müdürlerinin de olduğu kişiler tarafından “Seni MİT’e memur olarak alacağız” yalanıyla kandırılıp cinsel istismara maruz bırakıldı. Ailesine zarar verme tehdidiyle çocuğa okulda dini nikah yapıldığı, nikahı kıyanın da okul müdürü olduğu ortaya çıktı. İstismarcılardan biri tutuklanırken, okul müdürü serbest bırakıldı.

Başka bir fail erkek 4 yaşındaki yeğenini istismar etti. Yerel mahkemede aldığı ceza Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Sonra İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi SOMUT DELİL BULUNMADIĞI gerekçesiyle beraat kararı verdi.

Yine 6 yaşındaki oğlunu istismar eden bir erkeğe İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi SOMUT DELİL BULUNMADIĞI gerekçesiyle beraat kararı verdi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi beraati onadı.

Bir öğretmen 14 yaşındaki öğrencisini istismar etti. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi SOMUT DELİL BULUNMADIĞI gerekçesiyle beraat kararı verdi

Bir başka erkek 5.5 yaşındaki oğlunu cinsel istismar etti, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi SOMUT DELİL BULUNMADIĞI gerekçesiyle beraat kararı verdi.

Bu beraat kararlarının, serbest bırakılan istismarcıların, istismarcıları kollayan mahkemelerin, üst mahkemelerin listesi sayfalarca uzatılabilir. Sonuç apaçık: Erkekler istismar ediyor, yeri geliyor adına “evlilik” diyor; bu istismara aileler, toplum, dini vakıflar, yargı ve bütün kurumlarıyla devlet ortak oluyor. Bugün 6 yaşında bir çocuğa yapılana karşı sözde açıklamalar yapan siyasiler, dün bu suçun işlenmesini kolaylaştıran, beraat verilmesini mümkün kılan yasal düzenlemeleri bizim onca uyarımıza rağmen meclisten geçiriyor. Suçlusunuz. Hepiniz suçlusunuz. Ve istismarcıların affedildiği bu ülkede hiçbir çocuk güvende değil. Açıkça görüyoruz: Devlet çocukları koruma görevini yerine getirmek bir yana, çocukların güvende olmaması için elinden geleni yapıyor. Ama her çocuğun güvende, eşit, kendi kimliğiyle, özgürce yaşayabileceği bir toplum için mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu da size dert olsun.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.