Kitapta, politik mücadelenin çeşitli alanlarında yer alırken patriyarkal sistemle de boğuşan bu kadınların, kendilerinden sonra aynı yollardan geçecek ve geçmekte olan kadınlarla dayanışma ve erkek egemen sistemin tuzakları karşısında farkındalık oluşturma çabaları da anlatımlarda dikkat çeken bir nokta olarak ortaya çıkıyor.

“Yolu Kurtuluştan Geçen Kadınlar”“Kurtuluş Kendini Anlatıyor” sözlü tarih çalışmasının dokuzuncu kitabı olarak okuyuculara ulaştı.

Kitapta, Türkiye’de sosyalist hareketin yükseldiği ve 12 Eylül 1980 darbesi ile kesintiye uğrayarak gerilediği dönemlerde, kendilerinin ve halklarının kurtuluşu için mücadele ederken yolları Kurtuluş hareketi ile kesişmiş kadınların anlatımları yer alıyor.

Bu anlatımlar o günleri benzer biçimde yaşamış tüm devrimci kadınların da hikâyesidir.

Kadınlar politik bir hareketin içinde yer alırken neler hayal etmişti? O tarihsel dönem içindeki algıları neydi? O zor günleri yaşarken neler hissettiler ve nelerle karşılaştılar? Bunlar sonraki hayatlarını nasıl etkiledi? Yarım asır önceki politik ortam, örgütlenme biçim ve yapısı, karar verme süreçleri, yol ayrımları gibi tarihi süreçleri Kurtuluş içinde yaşamış kadınların anlatımlarıyla aktarmaya çalıştık.

Kadınlar, fabrikalarda, mahallelerde, okullarda, derneklerde, sendikalarda, yayın organlarında, mahkemelerde, cezaevlerinde, karakol ve cezaevi kapılarında, hayatın daha birçok alanındaki siyasi mücadelenin içinde yer aldı. Sempatizan, militan, kadro gibi kategorilerle mücadelenin içinde koştururken erkeklerin karısı, annesi, kızı, bacısı, yakını vb. olarak tanımlandılar. Yok sayılmaya çalışıldıkları her durumda bıkmadan, usanmadan mücadeleye devam ettiler. Bir yandan mücadele içinde yer alırken diğer yandan kendilerini ve yakınlarını hayatta tutabilmenin kavgasını verdiler.

Her biri Türkiye’nin farklı bölgelerinde doğmuş, farklı kültür, eğitim ve aile yapılarına sahip yirmi kadınla yapılan sözlü tarih çalışması, içinde yer aldıkları örgütlenmenin mücadele tarihiyle de cesur bir yüzleşme aynı zamanda.

Anlatımların en çarpıcı özelliklerinden birinin, her biri çeşitli politik baskı ve zorluklarla mücadele eden bu kadınların, büyük bir cesaret ve içtenlikle yaşadıklarını paylaşırken en çok yaralandıkları konunun, en yakınlarında olan erkeklerden gelen engelleme, ayrım hatta fiziksel ve duygusal şiddet olduğunu açık yüreklilikle ifade ediyor olmalarıydı.

Bir diğeri de dizinin diğer sekiz kitabındaki anlatımlardan farklı olarak, politik baskıların yanı sıra, gündelik hayatın çetrefilli yollarının ortaya çıkardığı yıpratıcı koşullarla çoğunlukla yalnız başlarına baş etmek zorunda kalan kadınların dirençleri ve anlatımlarındaki samimiyetti.

Kitapta, politik mücadelenin çeşitli alanlarında yer alırken patriyarkal sistemle de boğuşan bu kadınların, kendilerinden sonra aynı yollardan geçecek ve geçmekte olan kadınlarla dayanışma ve erkek egemen sistemin tuzakları karşısında farkındalık oluşturma çabaları da anlatımlarda dikkat çeken bir nokta olarak ortaya çıkıyor.

Öte yandan bir hesaplaşma ve pişmanlık kitabı olmadığı, hemen her görüşmenin sonunda yer alan cümle ile belirginleşiyor: “Yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim”

“Kurtuluş Kendini Anlatıyor” dizisinin dokuzuncusu olarak yayınlanan “Yolu Kurtuluştan Geçen Kadınlar” politik bir hareketin kadınların bakış açısından değerlendiriliyor olması bakımından da bir ilk olma özelliği taşıyor…

Tarihe kadınların gözünden ışık tutan “Yolu Kurtuluştan Geçen Kadınlar” gelecekte politik çalışma yapacak kadınlar için farkındalık yaratacak nitelikte deneylerin aktarımını içeriyor.

Görüşülen kadınlar:

Belgin Koç- Emel Çavuşoğlu-Emel Yelkenci Saral-Emine Boztepe Ülker-Esra Koç-Gönül Evran-Gülseren Pusatlıoğlu-Hatice Kıvrak-Latife Demirci Kahya-Melike Çakırer Meryem Güneş-Nebahat Akın-Nejla Okyay-Nilüfer Ataman-Saynur Çetiner-Sema Vural-Serpil Çelikkol-Tazegül Türkmen Kamiloğlu-Zehra Çınar-Zerrin Taşkın

Kitabı yayına hazırlayanlar:

Esra Koç, Emine Tak, Birsen Atakan, Gönül Erterzi, Gönül Sevindir, Gülseren Pusatlıoğlu, Fatoş Altınkök, Fazilet Türkel, Fisun Kurtdişoğlu, Nuran Gelişli

Danışmanlar:

Gülay Kayacan ve Özlem Çaykent

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × four =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.