Kadın cinayetlerine karşı feministler, kadın örgütleri, siyasi partiler ve yapılardan kadınlar, “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” diyerek, Ayhan Şengüler’in istismar ettiği kızı için mücadele verirken şüpheli şekilde ölü bulunan, ölümlerinin üstü örtülen Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim Tünel’den Şişhane Meydanı’na yürüdü. 14 Ekim 2026 günü Kartal Adliyesi’nde görülen davada karar duruşmasının cezasızlıkla sonuçlanması, Ayhan Şengüler’in bir gün bile tutuklanmaması protesto edildi. Eylemde okunan basın açıklamasını paylaşıyoruz.

Çarşamba günü Hifa İkra’ya yönelik cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle fail Ayhan Şengüler’in yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Üç yaşından itibaren bir kız çocuğunun cinsel istismara uğraması, bir kadının aynı erkek tarafından yıllarca şiddete maruz kalması mahkeme tarafından cezasızlıkla sonuçlandı. Kızı Hifa İkra’nın defalarca dile getirdiği, maruz kaldığı cinsel istismarın hesabını sormak için adliye önünde nöbet tutan Fatmanur Çelik’in kızıyla birlikte şüpheli bir biçimde ölü bulunması, aileyi dilinden düşürmeyenlerin umurunda olmadı. İkisinin de yaşamı fail erkeğin, tarikatların itibarından daha önemli görülmedi. Ailenin güvende olması üzerinden LGBTİ+lara saldıran, dernekleri hedef alan iktidar; istismarcı, tecavüzcü ve katil olduğu iddialarıyla aylardır kamuoyunda gündemden düşmeyen bir erkeği korumakta, aklamakta bir beis görmedi. Yüceltilen, güçlendirilen, güvende olması adı altında hayatlarımıza kast eden aile kurumu; çocukların istismara uğradığı, kadınların öldürüldüğü, şiddete maruz kaldığı yer. O ailelerin içine hapsetmeye çalışıyorlar bizi.
Çarşamba günü duruşma salonunda mahkeme heyeti Hifa’yı, Fatmanur’u savunmak için orada bulunan avukatları ve kadınları silikleştirmek istedi. Davanın başından beri her şeyin bilinçli olarak yanlış, eksik ele alındığını; fail erkeğin ve suç ortaklarının aklanması amacı taşıdığına tanığız. Ayhan Şengüler defalarca keyfiyetten duruşmaya gelmedi ancak hakkında yakalama kararı çıkarılmadı bile. Mahkeme salonlarında fail erkeklerin sırtını sıvazlayıp, mücadele eden kadınları yok sayma çabasına karşı buradayız; erkek adalet değil gerçek adalet için mücadele etmeye devam ediyoruz.
Fatmanur Çelik mekanizmaların işletilmesi için uğraşırken, faili koruyan tarikat ve devlet işbirliğine karşı mücadele ederken dosya bir şekilde sürüncemede bırakıldı, beraat mütalaası verildi. ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’ diyen Fatmanur; devletin, yargının, kurumların kendisini korumayacağını bilerek dile getirdi bu cümleyi. Soruyoruz: Fatmanur Çelik ve Hifa İkra için koruyucu, önleyici tedbirler neden alınmadı? Neden şüpheli ölümlerinin aydınlatılması için hiçbir şey yapılmadı?
Hesap vermesi gereken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Fatmanur Çelik’i suçlayarak kendi sorumluluğunu görünmez kılmaya çalıştı. Biz ise burada soruyoruz: Şiddeti önlemek, Fatmanur ve Hifa’yı korumak yerine faili aklayanlar, tarikatların ve cemaatlerin kurumlara sirayet etmesine olanak sağlayanlar, erkek şiddetine karşı kadınları seçeneksiz bırakanlar hesap verecek mi?
Bir kez daha tekrarlıyoruz: Mahkeme, hakkında hem bir çocuk hem de bir kadın üzerinde şiddet uygulamak ve birçok başka ayrı suçtan bunca ciddi iddia olan bir erkeği usulünce değerlendirmemiş ve faili beraat ettirmiştir. Bu cezasızlık politikası erkek adaletin ta kendisidir.
Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün üzerinden aylar geçti ama hala etkin bir soruşturma yürütülmedi. Biz bu dosyanın üzerinin örtülmesini kabul etmiyoruz; suç ortağı olan tüm kurumlar ve kişiler yargılansın. Ayhan Şengüler derhal tutuklansın, herhangi bir erkeklik indirimi uygulanmadan cezalandırılsın. Erkek şiddetine karşı koruyucu ve önleyici mekanizmalar işletilsin; kadın örgütleriyle birlikte bütünlüklü politikalar geliştirilsin.
Bugün Fatmanur da Hifa İkra da hayatta değil ama fail Ayhan Şengüler bir gün bile tutuklu kalmadı. Altı yaşındaki bir çocuğa, herkesin önünde maruz kaldığı istismarı tekrar tekrar anlatmak zorunda bıraktıkları o mahkeme salonunda istismarcı beraat etti. Ancak bizim mücadelemiz bitmedi. Aileyi koruma adı altında her gün hayatlarımızı daraltan bu kadın düşmanı politikalara karşı hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Cezasızlık politikalarıyla fail erkekleri cesaretlendiren, erkek şiddetine karşı bütünlüklü koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmek yerine kadınların haklarına saldıran bu düzene karşı sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Tecavüze, cinsel istismara karşı susmuyoruz; bizleri sessiz kılmaya çalışanlara karşı bir aradayız.
Eşit, özgür, şiddetten uzak bir yaşam kuruncaya kadar erkek egemenliğine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Fatmanur Çelik ve Hifa İkra’nın hesabını soracağız.
Erkek adalet değil gerçek adalet!
Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler Kampanya Grubu









