Marlene Dietrich, Maria Magdalena adıyla 1901 yılında Berlin’de doğar. Yaşamı boyunca kariyerini ve star personasını defalarca yeniden oluşturan Marlene Dietrich, kariyerine 1920’lerin Berlin’inde başlar. Weimar döneminin etkisi hem kişisel hayatında hem de personasında görülebilir. Özellikle dönemin cinsel özgürlüğünün etkisiyle kendi cinselliğini saklamaya gerek duymadan ifade etmiş ve hayatı boyunca kadınlar ve erkekler ile kurduğu cinsel birliktelikleri saklama ihtiyacı hissetmemiştir.

1920’li yıllarda küçük rollerle başladığı sinema kariyeri Mavi Melek (Der Blaue Engel, Josef von Sternberg, 1930) filmiyle hızlı bir yükselişe geçer ve kısa sürede uluslararası bir yıldız haline gelir. Filmden kısa bir süre sonra Amerika’ya gider ve Paramount Pictures ile çalışmaya başlar. 1930-35 yılları arasında Paramount yapımı, Josef von Sternberg’in yönettiği altı filmde oynar. Mavi Melek’in hemen ardından çektikleri Morocco’nun final sahnesinde takım elbise giyer ve bir kadını öper. Dönemin muhafazakar Hollywood’u için provakatif bir olaydır. Bu rol ona tek Oscar’ını da getirir. Von Sternberg ile yaptıkları bu filmlerle görkemli ve gizemli femme fatale personasını kurmuştur. Hem filmlerde hem de özel hayatında takım elbise, pantolon ve şapka gibi “maskülen” kıyafetleri giyerek kadınlık imgesini bozguna uğratmış aynı zamanda muhafazakar Hollywood çevrelerinin kuşkulu bakışlarını üzerine çekmiştir.

Nazilerin, Almanya’ya dönüp orada film yapması teklifini reddeder ve aktif bir Nazi karşıtı olarak çalışır. Bu nedenle filmleri Almanya’da yasaklanır. 1939’da Amerikan vatandaşlığına geçer. Nazi Almanya’sından kaçmaya çalışan ve kaçan Yahudiler için maddi destek sağlar. 2. Dünya Savaşı esnasında Amerikan askerini cephede ziyaret ederek destek vermiş, ünlü Lili Marleen şarkısını da söylediği şovuyla askerler için düzenlenen eğlencelerde yer almıştır. Uzun süre cephede kalmış, Alman askerini hedefleyen Nazi karşıtı radyo yayınları da yapmıştır.

1930’ların sonunda sönümlenmeye başlayan film kariyeri, savaş sonrasında oynadığı filmlerle devam etse de eski günleri geride kalmıştır. Son önemli filmi 1961’de oynadığı Nürenberg Duruşması (Stanley Kramer, 1961) olmuştur. Oyunculuğun yanı sıra 1970’lerin ortasına kadar kabare performansları yapar. Yıllar sonra Batı Almanya’ya dönüşü, 1960 yılında bir turne ile olur. Burada savaş sırasındaki pozisyonu dolayısıyla öfke ile karşılanır. Her ne kadar destekçileri ve sevenleri olsa da bu süreçten yıpranır ve bir daha Batı Almanya’yı ziyaret etmemeye karar verir. 1975’te sahnede düşerek kalçasını kırar, bu nedenle hayatının son yıllarını yatağa, ayrıca ağrı kesicilere ve alkole de bağlı olarak, binlerce kitap okuyarak geçirir. Paris’teki evinde 6 Mayıs 1992’de hayatını kaybeder.

Marlene Dietrich androjen stili, cinsiyet normlarını alt üst eden davranışları, açık biseksüelliği ile kendinden sonra gelen pek çok kişiye ilham olmuş bir queer ikonudur.

Kaynaklar: 

https://ww2gravestone.com/woman-of-third-reich-marlene-dietrich/

https://www.biography.com/actor/marlene-dietrich

http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTWFybGVuZV9EaWV0cmljaA

https://www.newyorker.com/books/page-turner/marlene-dietrichs-marginalia

 

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.