Senle nasıl konuşacağımdan, seni nasıl ikna edeceğimden hiçbir akademik yayında bahsedilmiyor.


Sevgili anneciğim, sana söylemek istediklerimi yazmayı tercih ediyorum. Çünkü birçok kez denememe rağmen bazı konularda hiç anlaşamadık. Anlaşamıyor olmak, ebeveyn ile çocuk ilişkisinin kaçınılmaz bir parçasıdır elbette. Çocuk ‘şefkat dolu’ annesinin onu anlamasını ister, annesine sığınmak ister. Fakat benim yazma amacım bu değil, üstelik çocuk sayılmak için de yaşım bir hayli geç oldu. Benim anlatmak istediklerim senin hayatınla ilgili. Daha doğrusu anne olman ile ilişkili diğer her şeyi sana hatırlatmayı amaçlıyor.

Belki daha ilkokula başlamamıştım, küçüktüm. Evde çıkan kavgalardan birini hatırlıyorum. Hani her ailede olan ve yıllarca süren iddialar neticesinde açığa kavuşturulamamış bazı kavga konuları vardır. ‘Sizin taraf bize düğünde neden az takı taktı’ gibi mesela. İşte ona benzer bir sürekliliği olan bir kavgaydı bu. Senin sitemin babama ‘Neden bana adımla hitap etmiyorsun’ idi. “Yıllardır adımı duymadım.” demiştin. Bu sitem çok içime işlemiş olmalı ki telefonuma hiç annem yazmadım, adını yazdım hep.

Bu farkındalık elbette yetmiyor aramızdaki meseleleri çözmeye. Bu yüzden ben şimdi yazmak istiyorum sana; “Lütfen beni anla”, “Lütfen ‘saçını süpürge’ etmeyi bırak”, “Lütfen adının peşinden git” diye yalvarmak için. Çünkü siteminde haklıydın, bizzat şahit oldum ki adın hiç anılmadı. Boş bir özne olarak bile bahsedilmedi evde sana seslenilirken, ‘bizim hanım’ dendi en fazla o da ‘başkalarınaayıpolmasınkibarlığınıgerektiren’ durumlarda. Hâlbuki bu siteminin karşılığı gibi, neredeyse senle aynı yıllarda doğan bir kadın yazar tarafından yazılan  “Kadının Adı Yok” isimli bir kitabı bile var. Ama beni affet. Bu işte bir yanlışlık olduğunu senin sayende öğrenmiş olmama rağmen sana bir faydam dokunmaması ne acı şey.

Çoğunlukla anlaşamadık evet, sen bazı zamanlarda babamın polisi olmayı seçtin ve ben yaşım çok küçük deneyimim az olduğu için, bu durumu anlamakta zorlandım, sana bunun için çok gücendim. Çok sonraları feminist olduğumda, üniversitede okuduğum kitaplarda senin polisliğinin teorik ismini de öğrendim, “patriyarkal pazarlık”. Fakat bunu öğrenmek, ikimiz arasındaki ilişkide hiçbir şeyi değiştirmedi. Çünkü senle nasıl konuşacağımdan, seni nasıl ikna edeceğimden hiçbir akademik yayında bahsedilmiyor. Tam da burada meselenin başka politik bir boyutu işin içine giriyor, farklı hiyerarşik pozisyonların, birbirine zor temas edişi gibi…

Aslında ben seninle birlikte yaşadığımız yıllarda öyle şeyler öğrendim ki, bu yolda nice akademik laftan daha kolay patriyarkayı izah ediyordu ve sen her şeyin hep farkındaydın, sömürünün haksızlığın, bu yüzden adının kullanılmayışının hesabını soruyordun.

Ama biz konuşamıyoruz yine de ve senin anneliğe adanmış hayatın benim üzerimde koruyan kollayan bir güç değil, tam aksine kendimi suçlu, borçlu hissettiren, kolumu kanadımı kıran bir yük oluyor hep.

Aslına bakarsan, birlikte değiştik, sen beni izledin büyürken ve ben de senin dönüşümünü gördüm. Şimdi çok huzurlusun biliyorum, huzurunu bozmak niyetinde değilim (ki bize huzur bozucu derler) ama mutfakta yemek yaparak bizi mutlu etmeye çalışma ne olur, fedakârlık yapma, bizi kendinden önce düşünme, kendi mutluluğunu bizimkinin önüne koyma. Birlikte büyüdük dedim ya, çünkü ben şahit oldum; taşrada, köy kökenli bir aileye ilk kez çalışan bir gelin gelmesinin sancılarını birlikte çektik. İspatlaman gereken birçok şey vardı, iyi bir ev hanımı olduğun, hem çalışıp hem de evine sahip çıkman gerektiği gibi şeyler… Şimdi oturup konuşsak desem ki sana ama babamdan beklenmiyor bunlar, biliyorum ki sen bana haklısın Meliha diyeceksin. Ama yine de anlaşamayacağız.

Ben istiyorum ki birlikte kurtulalım yüklerimizden, istiyorum ki annelerin kaderine benzemesin kızların talihi, hem anneler özgürleşsin hem de kızları. Belki bu hesaplaşmanın boyutları ikimizi de aşıyor. Fakat bunu başarabilirsek sadece kendimiz için değil, bize benzeyen bir yığın sessiz kadın için de bir adım atmış olacağız. Düşünsene, başka türlü olmaz mıydı hayat?

1 Yorum

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.