Süfrajetler adıyla da bilinen, Birleşik Krallık’ta kadınların oy hakkı ve sosyal eşitliği için mücadele etmiş olan Kadınların Sosyal ve Politik Birliği, Emmeline ve kızı Christabel Pankhurst öncülüğünde altı kadın tarafından 10 Ekim 1903 yılında Manchester’da kuruldu. Süfrajetler, Birleşik Krallık’ın 1. Dünya Savaşı’na katıldığı 1914 yılına kadar aktifliğini sürdürdü.

Emmeline Goulden Pankhurst, Manchester’da, kölelik karşıtı, kadın hakları destekçisi özgürlükçü bir ailede doğmuştu. İlk oy kullanma hakkı toplantısına 14 yaşındayken annesiyle birlikte gitmiş, kadın hakları için çalışmalara erken yaşta başlamıştı. 1879 yılında kendisi gibi bir radikal olan ve aynı zamanda Kadınların Oy Hakkı Topluluğu (NSWS) üyesi olan Richard Pankhurst’le evlenmiştir. Emmeline ve Richard 1889’da Londra’da Kadın Hakları Birliği’ni (Women’s Franchise League) kurarlar ancak üyeler arasındaki çeşitli görüş ayrılıkları grubun dağılmasına sebep olunca 1892 yılında Manchester’a geri dönerler.

19. yüzyıla kadar Birleşik Krallık’ta oy kullanma hakkı çok az kişiye tanınan bir ayrıcalıktı. Yalnızca mülk sahibi erkeklerin oy kullanabildiği sistemde kadınların hiçbir söz hakkı yoktu.

Kadınların oy hakkı kazanmak için örgütlü hareketleri 1866 yılından itibaren dikkat çekmeye başlar.

1867 yılında parlamento reformları tartışılırken John Stuart Mill, mülk sahibi ya da mülk sahibiyle evli olan kadınlara oy hakkı tanınması için yasa tasarısını meclise sunmuş ancak tasarı 194’e 73 oy ile meclisten geçemez.

Birleşik Krallık’taki kadın hareketi bunun ardından ivme kazanmaya başlar. Kadınlar, bu dönemdeki ‘dava’larını haklarının genişletilmesi üzerine daha genel bir çerçeveden, oy hakkı talebiyle sürdürmekteydiler. Belirgin bir politik hizaları henüz yoktu.

1867 yılında Lydia Becker öncülüğünde kurulan ancak karma bir grup olan Kadınların Oy Hakkı Topluluğu (National Society for Women’s Suffrage) çeşitli kampanyalarla sözlerini duyurmaya başlamış olsa da üyeler arasında yaşanan politik çatışmalar farklı grupların oluşmasına sebep olur ve etki alanını istediği kadar genişletemez.

NSWS’in ardından, 1897 yılında Millicent Fawcet tarafından kurulan Oy Hakkı Talebinde Bulunan Ulusal Kadınlar Birliği (NUWSS – National Union of Women Suffrage Societies) çoğunlukla üst sınıf kadınlardan oluşuyor ve politikada söz sahibi olma taleplerini, ‘kibar ve barışçıl’ bir şekilde dile getirdikleri takdirde parlamentodaki erkekleri oy kullanabilecek sorumlulukta olduklarına ikna edebileceklerini düşünüyordu. Üyeleri arasında erkeklerin de bulunduğu bu grup, oy kullanma hakkını mülk sahibi orta sınıf kadınlar için talep ediyordu. Kadın Hakları Birliği’nin (Women’s Franchise League) dağılmasının ardından bu grupla birlikte çalışmaya başlayan Emmeline Pankhurst ise hareket içerisinde her sınıftan kadının yer alması gerektiğini, hareketin işçi kadınların desteğine ihtiyacı olduğunu düşünenler arasındaydı.

19. yüzyılın sonuna geldiğimizde, kadınların oy kullanma hakkı mücadelesi, sosyal alanda da eşit haklara sahip olma mücadelesine evrilmeye başlar. Sınıfsal ayrımın ülke politikasına belirgin bir şekilde nüfuz ettiği bu sistemi değiştirmek için Oy Hakkı Talebinde Bulunan Ulusal Kadınlar Birliği’nin çalışmalarını etkili bulmayan Emmeline, 1903 yılında bu gruptan ayrılarak Kadınların Sosyal ve Politik Birliği’nin kurulmasına öncülük eder. Bu birlik öncüllerinden farklı olarak sadece kadınların üyeliğine açıktır. Bağımsız İşçi Partisi ile işbirliği içinde, sosyal reformları da oy hakkı ile birlikte savunmaktadır. Sloganları olan “Sözde değil eylemde” (Deeds not Words) cümlesi kimilerince radikal bulunsa da mücadelelerindeki kararlılığı ifade etmektedir.

1905 yılında, KSPB üyeleri Avam Kamarası’nda görüşüleceğini umdukları kadınların oy hakkı yasa tasarısı tartışmalarını dinlemek üzere salonda yerlerini alırlar. İşçi Partisi’nden müttefikleri bu yasa tasarısının etraflıca görüşüleceği yönünde söz vermiştir. Toplantının sonuna gelindiğinde bu tartışmanın alelade bir şekilde geçiştirilerek, tasarının düşürülmesine tanık olan kadınlar eylemlerini daha zorlayıcı ve dikkat çekici yönde değiştirmeleri gerektiğine karar verirler.

Mor-Beyaz-Yeşil renkleri KSPB’nin resmi renkleri olarak ilk kez 1908 yılındaki Hyde Park gösterisi sırasında kullanılmıştır. “Mor renk her süfrajetin damarlarındaki asil kanı, beyaz kişisel ve kamusal hayattaki erdemliliği, yeşil ise baharın gelişindeki gibi bir umudu temsil etmektedir.”

1906 yılında düzenlemeye başladıkları yürüyüşler, kadınların gittikçe artan katılımıyla dikkat çekmeye başlar, bunun sonucunda Christabel Pankhurst’ün de aralarında bulunduğu binin üzerinde kadın gözaltına alınır ya da tutuklanır.

125.000 KSPB üyesini temsil eden 300 kişilik KSBP delegasyonu, dönemin başbakanı Henry Campbell-Bannerman ile kadınların oy kullanma hakkını tartışmak üzere bir görüşme yapar. Bu görüşmede başbakandan ‘erdemli bir şekilde sabretmeleri’ yönünde tavsiye almalarının ardından eylemlerinde daha radikal bir tutum sergilemeye başlarlar.

Eylemliliklerinin bu yönde değişmeye başlamasıyla Süfrajet* ifadesi ilk kez Daily Mail gazetesi tarafından KSBP üyelerini aşağılamak amacıyla kullanılmış olsa da, grup bu şekilde tanımlanmaya sahip çıkmıştır.

1907 yılında Süfrajet hareketinde ayrılıklar baş göstermeye başlar. Emmeline ve Christabel Pankhurst’ün eylem kararlarını grup içinde küçük bir grupla almaya başlamalarının ardından, örgütün radikal tutumunu benimsemek istemeyen bir grup kadın KSPB’den ayrılarak Kadınların Özgürlük Birliği (Women’s Freedom League) ismiyle yeni bir örgüt kurar. Bu ayrılığın akabinde KSPB Kadınlara Oy Hakkı (Votes for Women) gazetesini aylık olarak çıkarmaya başlar.

Eylemliliklerindeki görüş ayrılıklarına rağmen bu örgütlerin vermek istediği mesaj temelde aynıdır ve sıklıkla birlikte çalışmaya devam ederler.

1908 yılında KSPB’nin Hyde Park’ta düzenlediği mitinge yüzbinlerce kadın katılır. Üye kadınların konuşmalarının eşlik ettiği yürüyüş ülke çapında büyük yankı uyandırır ve hükümet çözüm önerilerini kabul etmek zorunda kalır. Ancak bu sözde kabule rağmen harekete geçmez.

Katılımın gitgide arttığı eylemlere hükümetin cevabı gözaltılar ve tutuklamalarla gelir. İçlerinde Emmeline Pankhurst’ün de bulunduğu tutuklu kadınlar eylemlerini hapishanelerde açlık grevleri başlatarak sürdürürler. Hükümet cevap vermekte gecikmez ve açlık grevindeki eylemcilere zorla besleme yöntemi uygular. Hükümet yetkililerinin uyguladığı bu şiddete karşı halkın tepkisi artmaya ve buna paralel olarak da Süfrajetler daha fazla sempatizan kazanmaya başlar. Bunun sonucunda hükümet geri adım atmak zorunda kalarak, sağlığı hapis yatamayacak kadar kötüleşmiş olan eylemcileri geçici olarak serbest bırakır.

Besteci Ethel Smyth de sempatizanlar arasındadır ve KSPB’nin resmi marşı olan Kadınlar Marşı’ını besteler.

1910 yılına gelindiğinde Süfrajetler meclise yeni bir oy hakkı yasa tasarısı sunar. Ancak bu tasarı da öncekiler gibi reddedilince Süfrajetler için söz bitmiş, eylem vakti gelmiştir.

1912 yılında Emmeline Pankhurst Londra’nın hareketli bölgelerinden birinde dükkan camları kırma eylemi organize eder. Sözleşilen saatte buluşan 400 kadar kadın ellerinde çekiçler ve taşlarla insanlara zarar vermeksizin dükkanların camlarını kırmaya başlarlar. Başbakanlık konutunun camlarını kıran Emmeline Pankhurst pek çok eylemci arkadaşıyla birlikte tutuklanır. Sonraki yıllarda KSPB eylemleri, Westminster Katedrali’nin de aralarında olduğu çeşitli -terkedilmiş- binaları kundaklamak, telefon hatlarını sabote etmek, golf sahalarını dağıtmak gibi daha militan bir hale bürünür.

1913 yılında KSPB üyesi Emily Davison, Epsom At Yarışı sırasında yarış pistine çıkarak bir pankart açmak ister. Yarış atlarının altında kalarak ağır yaralanır ve kaldırıldığı hastanede  birkaç gün sonra hayatını kaybeder. Bu olay KSPB’nin olumsuz tepkiler görmesine ve kazandığı desteği kaybetmeye başlamasına neden olur. Aynı dönemde KSPB içinde ayrılıklar devam etmektedir. Christabel Pankhurst KSPB’nin hiçbir politik partiyle bağı olmadığını ilan ederken, belli bir politik hizada olunması gerektiğini söyleyen kızkardeşi Slyvia Pankhurst hareketin yeterince sosyalist olmadığı gerekçesiyle KSPB’den uzaklaşır.

1914 yılında Christabel Pankhurst Paris’e taşınır, örgütün yönetimini uzaktan sürdürmeye devam eder. Birleşik Krallık’ın kısa süre sonra patlak veren 1. Dünya Savaşı’na katılma kararı KSPB eylemlerinin odağını değiştirmesine sebep olur. Hükümetle ateşkes yapan ve Emmeline ve Christabel Pankhurst’ün savaş döneminde vatanperver bir tutumla Birleşik Krallık hükümetinin yanında olduğuna dair yaptığı açıklama sonucunda hapishanelerdeki açlık grevleri sona erer, hükümet tutuklu Süfrajetler için af ilan eder.

Çözülmeye başlayan KSPB hareketi 1917 yılında dağılır, Emmeline ve Christabel Pankhurst Kadınlar Partisi’ni (Women’s Party) kurar. Aynı dönemde daha diplomatik ve ‘yasal’ yöntemler izleyerek çalışmalarını sürdüren Oy Hakkı Talebinde Bulunan Ulusal Kadınlar Birliği’nin (NUWSS – National Union of Women Suffrage Societies) çalışmaları sonuç vermiş, 1918 yılında 30 yaşın üzerindeki mülk sahibi kadınlar için oy kullanma hakkını kazanmışlardır.

1928 yılında, Emmeline Pankhurst’ün ölümünden yalnızca birkaç hafta sonra, 21 yaşın üzerindeki tüm yetişkinlere oy kullanma hakkı tanınır.

Süfrajet kelimesi İngilizce “Suffragette” olarak yazılır ve okunuşunda “g” harfi vurgulanır. “get” fiilinin İngilizce’de “almak”, “kazanmak”, “erişmek” gibi anlamları vardır. Bu kelimeyi ilk kez gazeteci Charles E. Hands aşağılama amaçlı olarak kullanarak, “Sufragette”lerin sadece oy kullanmak değil, oy da almak istediğini ima eden bir laf cambazlığı yapmaya çalışmıştır. Charles E. Hands’in aklından tam olarak neler geçiyordu bilemeyiz, ancak kadınların oy almak istemesinden daha aşağılayıcı bir şey olmadığını düşündüğünü anlayabilmemiz mümkün. Komik ama gerçek. Charles E. Hands’i tarihin tozlu sayfalarına uğurluyor ve bu pek de zekice olmayan yergisine kıkırdayarak sahip çıkmaya devam ediyoruz.

 

https://tr.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvS2FkxLFubGFyxLFuX1Nvc3lhbF92ZV9Qb2xpdGlrX0JpcmxpxJ9p
http://www.bbc.co.uk/bitesize/higher/history/britsuff/suffrage/revision/1/
https://en.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvU3VmZnJhZ2V0dGUjRWFybHlfMjB0aF9jZW50dXJ5X2luX3RoZV9VSw
https://en.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvU3VmZnJhZ2V0dGU
https://www.thoughtco.com/wspu-founded-by-emmeline-pankhurst-1779177

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here