Sağlık sistemi içindeki yetkili kurumlar ve ilaç şirketleri hormona erişimde yaşadığımız sıkıntıların çözümünde somut adımlar atmalı. Hormonların ulaşılabilir olmasını istiyoruz hem fiziki hem de maddi olarak.

Sağlık sisteminin pek çok açıdan çöktüğü, piyasalaştığı ve devletin ayrımcı, cinsiyetçi ve fobik sağlık politikalarının daha şiddetli hissedildiği son dönemde, kürtaj, HPV aşısı, doğum kontrol ilaçları, cinsiyet hormonları gibi haklarımıza erişim de zorlaşıyor. Yakın zamanda bir grup trans, uyum sürecinin önemli bir parçası olan cinsiyet hormonlarına erişimdeki zorlukları görünür kılmak için Hormona Erişim Kampanyası’nı başlattı. Kampanyanın instagram ve twitter hesapları üzerinden son yıllarda sürekli zamlanan fiyatlar ve stoklardaki eksiklik sebebiyle ulaşılamaz hâle gelen hormonlar ve sağlık sistemindeki translara yönelik hak ihlalleri konusunda içerikler paylaşıyorlar. Hormona Erişim Kampanyası’nı kampanyanın örgütleyicilerinden Özcan’la konuştuk.

Translar ve non-binary’lerin sağlık alanında yaşadığı sorunlar neler?

Bu kapsamlı soruya cevap verebilmek için sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların bir kısmına değinerek bir çerçeve çizmeyi deneyeceğim. İlk olarak “sorun dağı”nın görünmeyen bir yüzünden bahsedebilirim. Translar ve nb’ler ayrımcılığa uğrama kaygısı ile sağlık hizmetlerine başvurma süreçlerine bile hiç girişmeyebiliyorlar. Bu sadece hormona, operasyonlara, poliklinik muayenelerine yönelik değil, her türlü bakım ve sağlık hizmeti için de geçerli olabilen bir kaygı. Bilgili sağlık personeline ulaşamama, fobik süreçler, hayatın her alanında karşılaştığımız ayrımcı, ötekileştirici pratiklere sağlık uzmanları üzerinden de maruz kalabilmemiz bu kaygının temelini oluşturuyor.

Diğer sorunlar da yine sağlık sisteminin cis hetero seksist ve sınıfsal yapısı ile ilgili. Örneğin HPV aşısını kısmen eczanelerden bulabiliyoruz, ancak kaç lubunyanın bu aşıyı edinebilme bütçesi var, tartışılır. Ya da yarın bir gün HPV aşısı sosyal güvenlik kapsamına alındığında aşıya erişebilen öznelerin içinde trans ve nb’ler büyük çoğunluğunun olmayacağını hepimiz biliyoruz. Bunun dışında, sağlık sistemi atanmış cinsiyetlere dayandırıldığı için translar,  nb’ler hizmete ihtiyaç duyduğu branşlarda devlet hastanelerinde randevu oluşturamıyor. Lubunyalar bu noktada kendi çözümlerini üretmeye çalışıyorlar. Örneğin özel hastanelere gitmek gibi fakat istihdam alanında, eğitim alanında ayrımcılıkla karşılaşan, yoksullukla baş etmeye çalışan transların birçoğu için bu mutlak bir çözüm değil.

Günümüzde genelde kampanyalar dernekler tarafından yürütülüyor. Siz bir grup trans olarak sağlık sistemi içinde yaşanan ayrımcılığa yönelik bir kampanya başlattınız. Bu kampanyanın örgütlenme süreci nasıl gerçekleşti? Sen nasıl bu sürece, kampanyaya dahil oldun?

Yaklaşık iki ay önce maruz kaldığımız hak ihlallerini konuştuğumuz yoğun bir dönem oldu. Bu konuşmalar hormona erişimde yaşadığımız sıkıntılara dair harekete geçmeye itti bizleri. Ben güncel olarak hormon terapisi içerisinde değilim ancak bu kampanyanın sözü hormona erişme hakkı engellenen tüm lubunyaların sözünü yansıtıyor. Ben de bu söze söz katmak, sesimizi yükseltmek istediğim için konuştuğumuz hak ihlallerinin karşısında pratik adımlar atmak, alanlar açabilmek için kampanyayı örgütleyenlerden oldum.

Transların ve non-binary’lerin hormona erişiminde temel sıkıntılar neler?

Hormonları fiziksel olarak eczane ve ecza depolarından temin edememek ve sürekli yinelenen fiyat artışları. ZAM, ZAM, ZAM! Ocak 2022’den beri üç kere zam oldu hormonlara. Fiyatlardaki değişime de birkaç örnek vermek istiyorum: Östrojen bazlı Estrofem Şubat 2019’da 17.12 TL iken Temmuz 2022’de 118.18 TL oldu. Testosteron bazlı Nebido ise 456.25 TL’den 1099.88 TL’ye çıktı. Bu artışlarla baş etmemiz mümkün değil.

Hormon almaya karar veren bir trans ya da non-binary için sürecine dair bilgi alabileceği kanallar/kaynaklar neler? Bu konuda ne eksiklikler gözlemliyorsunuz?

Geçmiş yıllara nazaran doğru bilgiye ulaşma olasılığı arttı. Akran danışmanlığı hayatlarımız için çok önemli. Dün de önemliydi bu, bugün de. Bilgiye erişimde derneklerin yayınladıkları kitapçıklar da önemli. Bu alanda trans, nb kapsayıcı sağlık eğitimi alan sağlık personel yetersizliği en büyük eksiklik.

Kampanyanın talepleri neler? 

Sağlık sistemi içindeki yetkili kurumlar ve ilaç şirketleri hormona erişimde yaşadığımız sıkıntıların çözümünde somut adımlar atmalı. Hormonların ulaşılabilir olmasını istiyoruz hem fiziki hem de maddi olarak.

Hormona erişim konusunda tartışmalı olan bir diğer konuda da menopozda uygulanan hormon replasman tedavisi sırasında biyoeşdeğer hormonlara erişim olmaması. Biyoeşdeğer hormonlar yerine sentetik cinsiyet hormonu kullanımı kadın yaşlılığı için ciddi bir sorun. Tıp alanındaki cinsiyetçi ve transfobik pratiklerin kesişimi hakkında neler düşünüyorsun/uz?

Tıp alanındaki cinsiyetçi, transfobik pratiklerinin bu kesişimselliği şaşırtıcı değil. Zira iki olgu da birbirinden bağımsız unsurlar değil. Zaten sorunun temelini iyi tanımlamak gerekiyor. Bir sağlık krizi içerisinde değiliz, aslında kapitalist, hetero cis patriyarkal bir kriz mevcut.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

11 − two =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.