17 Ocak 1908 sabahı Londra’da Kadınların Sosyal ve Politik Birliği (WSPU) üyesi öğretmen Edith New ve hemşire Olivia Smith, bellerine dolayıp ceketlerinin altına gizledikleri zincirlerle Downing Caddesi No:10, Başbakanlık Ofisi önüne geldiler. Binanın korkuluklarına kendilerini asma kilitlerle zincirlediler. İçerdeki hükümet görevlilerinin duyabileceği şekilde “Kadınlara oy hakkı!” diye bağırmaya başladılar. Sylvia Pankhurst zincirlerin, “kadınlığın politik bağını ve kadınların uzağa sürüklenmesini engelleyen pratik nedenleri” sembolize ettiğini söylüyordu. Neticede, polisler zincirler ve asma kilitleri kırmak için epey güç sarf ettiler.

İki taksi daha bu sırada olay yerine yanaştı. Birinden iki sufrajet (kadınların oy hakkı için mücadele eden kadın) daha indi; Flora Drummond ve Elizabeth McArthur, kaostan yararlanarak hükümet binasından içeri girdiler. Flora “kapıdaki küçük tokmağın sırrını” biliyordu, ittirdi. “Çelimsiz ve solgun bir kız” olan Mary Garth da onları takip etti. Başbakan Henry Campbell Bannerman ve kabineye “Kralın 29 Ocak Parlamento açılış konuşmasında kadınların oy hakkına yer verilip verilmeyeceğini” soracaklardı.

Fakat üç kadın polis tarafından yakalanıp binadan çıkarıldılar. Dışarıda bir destekçi, meydan kavgasının ortasında, yerdeydi. Daily Mirror gazetesi Flora Drummond’un “çok şiddetli” olduğunu, “bir beyefendiye çelme taktığını ve tutunmasa düşeceğini” yazdı. Sufrajetler Downing Caddesi’ni terk etmeyi reddettiler, beş kadın tutuklanarak Cannon Row polis merkezine götürüldü. Holloway Gaol Cezaevi politik suçlular değil de adi suçlular bölümünde üç hafta hapisle cezalandırıldılar ki bunun anlamı kendi kıyafetlerini giyemeyip zorunlu elişi yapmalarıydı.

Ertesi gün, Flora Drummond’un beş iri yarı polisin gölgesinde kaldığı fotoğrafı Daily Mirror gazetesinin ön sayfasındaydı. Olivia Smith mahkemeye kendisini parmaklıklardan çözmeyi reddetmesini “Eğer istiyorsam bir erkeğin çitine kendimi zincirlememem için bir sebep göremiyorum. Çite zarar vermedim, hiç kimseye zarar vermedim… bireyselliğimi kullanmak hakkım ve üç haftalık hapis cezamı kabul ediyorum,” sözleriyle açıkladı.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.