Feminist aktivist, yaşam dolu, enerjik, “dünya güzeli” bir kadın olan ve Sabancı Üniversitesi’nin çok sevilen öğretim görevlilerinden Dicle Koğacıoğlu, 6 Ekim 2009’da, Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak yaşamına son verdi. Dicle, son yolculuğuna 14 Ekim’de mor çiçeklerle uğurlandı.

Dicle’nin arabasında bıraktığı notta “Çok acı var, dayanamıyorum.” yazıyordu.

Dicle, aramızdan ayrılmadan önce yazdığı ve Amargi dergisinde yayınlanan son makalelerinden bir tanesinde, Eva Lundgren’in Şiddetin Normalleştirilme Süreci adlı kitap ve söyleşisini değerlendirdikten sonra şöyle diyordu: “Ezilenlerin hem savaş hem de yoksulluk yüzünden Kürt olduğu bir ülkede Kürtlüğü yoksulluk ve ezilme ile eşitleyecek miyiz? Kürtlerin töre cinayetleri ve terörle işaretlenmesine feministler işaretlenmelerin ötesinde nasıl yanıt verecek? Nasıl diller kullanacağız? Nasıl direniyoruz? Hangi Türkler, hangi Kürtleri nerede, neyin üzerinden sömürgeleştiriyor? Sınıfsal bağlantılar, eğitim, göçün zamanı ve çeşidi, toplumsal cinsiyet, farklı siyasi ve dini cemaatsel bağlar, Kürtler ve Türklerin gerek grup içi gerekse aralarındaki etnik ve mezhepsel ayrımlar burada nasıl roller oynuyor? Bu soruların yeni, bağımsız ve feminist direnme şekillerini beraberinde getireceğini düşünüyorum”.

http://bianet.org/bianet/kadin/117624-dicle-kogacioglu-mor-ciceklerle-ugurlandi

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here