Başbakan Erdoğan, 25 Mayıs 2012 tarihinde İstanbul’daki Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’nın uygulanmasına ilişkin 2012 Uluslararası Parlamenterler Konferansı’nda “Kürtaj cinayettir” değerlendirmesinde bulundu.  Bir gün sonra AKP Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi’nde kürtajla ilgili açıklamalarına devam etti. “Her kürtaj bir Uludere’dir” dedi. Sağlık Bakanlığı 31 Mayıs’ta kürtajın yasal düzenlemesiyle ilgili bir çalışma yapacaklarını duyurdu.

Arka arkaya gelen bu açıklamalarla kürtajın yasaklanma sürecine girilmesi, Türkiye’nin çeşitli illerindeki kadın grupları ve her kesim tarafından protesto edildi. İstanbul’da kürtaj hakkının geri alınmasına karşı çıkmak amacıyla bir araya gelen ve kırktan fazla bileşeni olan Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu,  8 Haziran 2012 tarihinde, Türkiye’nin 22 ilinde eş zamanlı yürüyüş ve oturma eylemi gerçekleştirildi. Eylemler sırasında iller arasında canlı bağlantı kuruldu.

Bütün eylemlerde okunan ortak açıklamada:

“Bizler, kürtaj hakkımızı geri almaya kalkanlara dur demek için Türkiye’nin her yerinde bir araya geliyoruz. Polis müdahalesiyle karşılaşıyor, tartaklanıyor, gözaltına alınıyor ama ısrarla, çoğalarak bedenlerimize, hayatlarımıza müdahale edilmesine karşı çıkıyoruz.

Karşı çıkıyoruz. Çünkü kürtaj değil, kürtaj yasağı cinayettir. Sağlıksız koşullarda kürtaj yaptırmak zorunda kaldığı için yılda seksen bin kadını kaybediyoruz. Ücretsiz, sağlıklı, güvenli doğum kontrol ve kürtaj hizmeti sağlanmadığı, kürtaj yasaklandığı, doğum kontrolü sadece kadınların üzerine yıkıldığı için yılda seksen bin kadını kaybediyoruz. Kürtaj yasağı kadınları “merdiven altlarında” ölüme terk etmek, daha çok kadını kaybetmek demek olacağı için karşı çıkıyoruz.

Karşı çıkıyoruz. Çünkü bedenimiz, cinselliğimiz ve doğurganlığımız başbakan ya da koca ya da hoca, hiç kimse tarafından denetlenemez. Mutfak-Çocuk-Kilise ya da üç beş çocuk ya da fıtrat-yaradılış diyerek bizi eve göndermeye ve hapsetmeye yeltenen bıyıklı siyasetçilerin yüzlerce yıllık tahayyüllerine karşı çıkıyoruz.

Karşı Çıkıyoruz. Çünkü kürtaj değil Uludere katliamdır. Günde beş kadının savcılıklara, karakollara başvurduğu halde korunmaması ve devletin bilgisi dâhilinde öldürülmesi katliamdır. Kadınların, çocukların sağlığı, can güvenliği, yaşam haklarının değil, dini referansları bile muğlâk olan ‘cenin haklarının’ dillere pelesenk edilmesine karşı çıkıyoruz.” denildi.

https://www.facebook.com/kurtajhaktirkararkadinlarin/?fref=ts

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.