Polonyalı sağcı vekil, Avrupa Parlamentosu’nda, kadınların erkeklerden daha az maaş almasını, ilk yüze giren kaç satranç oyuncusu kadın var, sorusu üzerinden meşrulaştırmaya çalışalı 21 gün oldu. İsmi lazım değil zevat Janusz Korwin-Mikke[1], kadınlar daha güçsüz, zayıf ve daha az zeki, tabii ki kadınlar erkeklerden daha az maaş almalı, diyor; eh, halt ediyor. Bu tırpan suratlı vekil ve köhnemiş cinsiyetçi fikirleri, şuursuzluk ve had bilmezlikle hetero-patriyarkaya sırtını yaslayan nicelerinden biri sadece. Kendisini sırf pipi sahibi olduğu için satranç oynayan ve bu işte de epey iyileşme fırsatı yakalamış 100 erkeğin türdaşı sayıyor, onların başarısından pay alıyor. Bu densiz herif kişisini powerpuff girls’ün tekmelerine[2], ay savaşçısının ışınlarına, Yıldız Tilbe’nin kahkahalarına havale ediyorum.

Bu liste, şuursuzca bir kendine pay çıkarma değil hemcinslerimizin bugün el attıkları işlerde, başarılı oldukları alanlarda gözümüz olsun, sözümüz olsun listesi. Bu listeyi hep birlikte çoğaltmak fevkalade olurdu. Hülasa buyrunuz “bilim ve kadınlar”dan bir kuple, ballı lokma tatlısı aman hadi hayırlısı.

Elif Bilgin[3] ve muz kabuğundan geri dönüşebilir plastikler yapmak

Elif Bilgin, iki yıl boyunca çalışarak biyoplastik üretmeyi denedi. Yaptığı onlarca başarısız deneyin sonucunda doğaya hiçbir zarar vermeyen tamamen biyolojik atıktan bir plastik üretmeyi başardı.

Elif, yaşadığı şehir olan İstanbul’un boğazında her gün gördüğü plastik çöpler ile doğanın kirletilmesine çok üzüldüğünü ve “Doğaya zarar vermeyecek bir plastik üretebilir miyim?” sorusuna böyle yöneldiğini söylüyor. TÜBİTAK’ın son yıllarda kaybettiği kurumsal güven sebebiyle olsa gerek projesini moralini bozmamak için Türkiye’deki yarışmalara sokmayı düşünmemiş.

Elif Bilgin, Google’ın açtığı bilim yarışmasında, muz kabuğundan biyoplastik üretme projesi ile Scientific American Science in Action Award ve Voter’s Choice Award dallarında birinci oldu (2013), bu sayede Cern’ü ziyaret edebildi. TEDx’te projesini anlatma fırsatı yakaladı. 50 bin dolar para ve bir yıl boyunca da mentorluk desteği kazandı.

Prof. Dr. Feryal Özel[4] ve kuantum hesapları vız gelir tırıs gider

Feryal Özel bir fizik dehası. Yüksek manyetik alanda nötron yıldızlarının ilk kuantum hesaplarını yapmış bir bilim insanı. Karadelikler ve nötron yıldızları alanında öncü katkılar yapmış bir teorik fizikçi. NASA’nın Hubble kadrosuna (2002-2005) girmiş, Hubble Ödülü’nü kazanmış ilk ve tek Türkiyeli. Albert Einstein, John Nash gibi isimlerin bulunduğu 20 kişilik Büyük Fikirler (Big Ideas) listesine henüz 28 yaşındayken girmiş, listede yer alan iki kadından biri ve listenin en genç üyesi. Harvard Üniversitesi de dahil olmak üzere pek çok yerden en başarılı astrofizikçi ödülü almış bir bilimci.

Feryal, 2005 yılından beri, henüz 30 yaşındayken aldığı profesör unvanıyla Arizona Üniversitesi’nde astrofizikçi olarak çalışıyor. NASA’nın 2020’de gerçekleştireceği Uzay Teleskobu Projesi’nin yönetimi Feryal Özel’e teslim edilmiş durumda. Galaksimizin merkezinde olduğu varsayılan karadeliğin doğrudan gözlemleneceği projede, gözlemleri matematiksel olarak değerlendirecek çekirdek takımın yönetiminde yer alıyor.

İlayda Şamilgil ve sıvılardaki su oranını mıknatısla ölçebilen aleti


İlayda Şamilgil’i zamanında, TÜBİTAK’ın yarışmasında dereceye seçilmemiş fakat sonrasında Polonya’da 80 ülke arasından birincilikle dönen genç bilim insanı olarak tanımıştık. Sıvılardaki su oranını mıknatısla ölçebilen taşınabilir bir alet geliştirmiş, fizik alanında verilen oldukça prestijli First Step to Nobel Prize in Physics(Fizikte Nobel Ödülüne İlk Adım, 2013/2014) [5]ödülünü kazanmıştı.

Şamilgil, ABD’de Cornell Üniversitesi’nde mühendislik okuyor. Ve NASA’nın bir Mars projesinde çalışacak.

Dr. Canan Dağdeviren[6] ve kalp pilinizi giyiniz

Dr. Canan Dağdeviren, ABD’de, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) medikal teknoloji alanında çalışıyor. Harvard Üniversitesi tarafından Genç Akademi Üyeliği’ne seçilen ve bu ünvanı alan ilk Türkiyeli. Topraklarımızda aradığı çalışma ortamını bulamamış. Şaşırtıcı mı, değil. Konferanslarda, disiplinlerarası çalışma istediğini dillendirdiğinde “imkansız, yapamazsın” cevaplarını aldığını söylüyor.

Esnek, katlanabilir, deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmak isteyen Canan Dağdeviren, pilsiz, giyilebilir kalp çipi üretti. Vücuttaki hareketten enerji üretip bu enerjiyi depolayabilen yeni sistemiyle kalp pili, bir nevi ölümsüzlüğe kavuşmuş, pil ömrü bariyerini aşmış vaziyette.

 Burçin Mutlu Pakdil [7]ve galaksi kaşifi olmak ya da Burçin’in galaksisi

Burçin Mutlu Pakdil, ABD’de Minnesota Duluth Üniversitesi’nde doktora öğrencisi. Burçin Mutlu ve ekip arkadaşları eşine çok az rastlanan bir çift halkalı galaksi -yıldız kümesi- keşfetti(7 Ocak 2017). Şili dağlarındaki geniş çaplı  teleskop sayesinde, Güney Yarım Küre üzerinde kolayca gözlemlenebilen galaksilere yoğunlaşan ekip daha önce gözlemlenmemiş bu galaksiyi keşfetti. Yeni gözlemlenen galaksinin ana özellikleri -yaşı, tipi, ana gövdesi- belirlendi ve kaşifi Burçin’in adı ile “Burçin’in galaksisi” olarak anılıyor. Sıklıkla gözlemlenebilen tek halkalı galaksilerden farklı, çift halkalı bir yıldız kümesi olarak Burçin’in galaksisi, kainata dair araştırmalara önemli bir katkı sunuyor. Burçin Mutlu Pakdil’in sözleriyle tüm galaksilerin %0.1’inden daha azının bu tip galaksiler olduğu düşünülmekte.

Dr. Melike Karakaya[8] ve rahim ağzı kanseri testi çile olmaktan çıkıverdi 

Smear testi olanlar bilirler kısa sürer, bazıları için hafif acılı geçer, hiç acı hissetmeyenler için bile o sandalye, o karga buruna benzeyen alet pek bir soğuktur. Bundan kaçınmak için testlerini geciktirir çoğumuz. Üstelik test sonucu da en az iki hafta içerisinde gelir. Jinekolog sancısına bir de bekleme süreci eklenir. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Mühendislik Bilimleri- Nanoteknoloji Bölümü’nde akademisyen olarak çalışan Dr. Melike Karakaya, serviks (rahim ağzı) kanserinin teşhisini kolaylaştıracak bir cihaz geliştirdi. 1 dolara mal edilen çalışır durumdaki ilk prototip, 5-6 dakika içerisinde sonucu gösteriyor. Yeterli desteği bulursa cihazın evde kullanılacak prototipini de üretebileceğini söylüyor.

Doktor Melike Karakaya, “Dünyada yılda 270 bin kadın rahim ağzı kanserinden hayatını kaybediyor. Rahim ağzı kanserini erken teşhis edebilen bir cihaz geliştirmeyi düşündüm ve şu an sonuca vardık. Bu cihazın, Sağlık Bakanlığı’nın katkısıyla seri üretimini yapmak istiyorum. Erken teşhis rahim ağzı kanseri çipi sadece Türkiye için değil tüm dünyada kadınlar için önemli” diyor.

[1] Konu ile ilgili sözleri için çeşitli cezalar aldı http://gazetekarinca.com/2017/03/kadinlar-zayif-ve-daha-az-zeki-dedi-ap-uyeligi-askiya-alindi/

[2] Don’t call me princess – Bana prenses deme, https://www.youtube.com/watch?v=kUXprMizqIs

[3] Elif Bilgin web sitesi, http://www.elif-bilgin.com/

[4] Feryal Özel, About Me, http://xtreme.as.arizona.edu/~fozel/index.php/bio/

[5] 22. Uluslararası Fizikte Nobel Ödülüne İlk Adım yarışması sonuç listesi, http://www.ifpan.edu.pl/firststep/results/22

[6] Doktor Canan Dağdeviren’in web sitesi http://canandagdeviren.com/Biography.aspx

[7] Burçin Mutlu Pakdil’in sayfası, https://www.linkedin.com/in/burcinmutlupakdil

[8] Melike Karakaya’nın sayfası, https://tr.linkedin.com/in/melike-karakaya-4626a86a

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.