Vadim Stein

korumacı cinsiyetçilik sadece erkekler tarafından mı olur? yoksa bir annenin ‘ben kızımın güvende olmasını sağlamalıyım’ diyerek kızı adına karar vermeside korumacı cinsiyetçilik olur mu? ‘kız’ olarak bahsettiğim kadın 25 yaşında ve akıl sağlığı yerinde yani kendi kendine kara verebilecek durumda.

Rumuz: fgk

Merhaba sevgili fgk,

Öncelikle zihin açıcı sorularını kısacık bile olsa mektubunda bizimle paylaştığın için çok teşekkürler. “Korumacı cinsiyetçilik” pek yaygın kullanıldığını işitmediğim, zengin çağrışımları olan bir kavram. Birlikte düşünelim hadi.

Korumacı cinsiyetçilik sadece erkekler tarafından olmaz gibime geliyor. Patriyarkal ve muhafazakar bir toplumda bu herkesin bir başka kadına yapabileceği bir şey. Kendimiz ve annemiz de dahil olmak üzere, birbirimize gösterebildiğimiz bir davranış biçimi. Tekinsiz bir yerde, gece çok geç saatte tek başımıza dışarıdaysak eğer, kendiliğinden, biri bize “Kızım, önüne bak, yolu uzatma, hızlı yürü, sallanma, gülme” demişçesine hareket edebiliriz mesela. Güvende olmamızı sağlamak için, sevme biçimi bizim için endişelenmek olan birilerinin kulağımıza fısıldadığı sözleri içselleştirmişizdir. Bu kişiler bazen anne, baba, babaanne, abla, sevgilimiz olabilir. Bazen de yaşlı annemize ya da küçük kardeşimize aynı sözleri söylerken buluruz kendimizi! Genellikle bunu akıl edemeyeceğini düşündüğümüzden değil, onun için endişelendiğimizi göstermek için yaparız bunu.

Erkeklerin korumacı cinsiyetçiliği ise genellikle ikiyüzlü bence. Kadının yaşam hakkı başta olmak üzere insan hakları, yetenekleri, iradesi tehlike altında olduğunda erkeklerin korumacı refleksleri her zaman hızır gibi yetişmez. Erkek şiddetinin bizzat kendisinin aldığı biçimler ise envai çeşittir. Özel ya da kamusal yaşamda tehdit, baskı ya da zor yoluyla fiziksel, cinsel ya da ruhsal acılar veren bütün edimleri kapsar. Erkeklerin kadınlara  “koruma” kisvesi altında uyguladığı cinsiyetçilik/ ayrımcılık, zamanla yoğunlaşarak cinsiyetçi şiddete evrilebilir.

Sonuçta aynı madalyonun iyi görünen tarafından bakarsak; kadını romantikçe koruyacağım derken aptallaştırır, gelişimini engeller, kötürüm bırakır, kendi kendisine yabancılaştırır. Kötü tarafına da bakmayı ihmal etmeyelim; erkeklerin korumacı cinsiyetçiliği, en ağır şiddet biçimlerinden biri olan cinsel şiddeti gözlerden saklamaya hizmet eder. Evlilik içi tecavüz böylelikle inkar edilir, gizlenir ve meşrulaştırılır. Çocuk cinsel istismarının üstü böyle örtülmeye çalışılır. Tecavüze uğrayan kadının tecavüz edenle evlendirilmesi böyle “akıl” edilir!

25 yaşında ve sağlıklı bir kadının kendi kararlarını verebileceği (hadi hep birlikte: Hala bunu savunmak zorunda kalmamıza inanamıyoruuuz!), birilerinin kızı ya da annesi olmaktan başka kimliklerinin de olduğu/ olabileceği, feministlerin gözünde tartışmasız konular zaten. Yine de herkes bunu hemen kabul etmeye hazır ve istekli değil. Aslında senin sorunun da adeta cevabı içinde 😉

Anne-kız ilişkisi ve feminizm üzerine bir önceki mektuba da bakabilirsin (1). Bir annenin, 25 yaşındaki kızının güvende olmasını (beslenme ve giyinme de eklenebilir bence!) sağlama sorumluluğu kesinlikle olmamakla birlikte, bu karşılıklı dayanışamayacakları anlamına da gelmez. Klasik aile içinde olduğundan başka türlü bir dayanışmanın dilini kurmak, imkanlarını arayıp bulup çıkartmak, bazen yoktan var etmek gerekebilir. Deneyenler (bakınız “bıdık”) çabalarına kesinlikle değdiğini söylüyorlar (2). Sağlık, mutluluk ve özgürlükle, hoşçakal

  1. http://catlakzemin.com/femihat-yanitliyor-yasadiklarin-icin-uzgunum-seninleyim/
  2. http://www.5harfliler.com/pipisiz-aile/

2 Yorumlar

  1. Korumacı cinsiyetçilik bir anne tarafından cinsiyet gözetmeksizin uygulanabilir niye sadece 25 yaşındaki kız çocuğu örnek oluyor bazen çok sexist oluyorsunuz

    • Merhaba Funda Ateş,
      Mektup yazan fgk 25 yaşındaki kız örneği üzerinden soru sorduğu için cevap da öyle şekillendi. Soru korumacı cinsiyetçilik olduğu için, cevap da genel olarak anne korumacılığı değil, bu korumacılığın cinsiyetçi halleri etrafında dönüyor. Kuşkusuz, anneler erkek çocuklarına karşı da korumacı olabiliyor, ama bunun şekli ve içeriği biraz daha farklı oluyor (örneğin, hangi anne, erkek çocuğuna “Oğlum o pantalonu giyme, kalçanı çok belli ediyor, metrobüste taciz ederler,” der?) Yani her korumacılık aynı değil; bu, korumacılık kötüdür anlamına da gelmiyor -cinsiyet sebebiyle belirli bir biçim alan korumacılığı ayrımcılık değil, dayanışma eksenine çekmek de oldukça olumlu bir yaklaşım.
      Feministelere yönelik “seksist olma” eleştirisi sık yapılıyor. Burada kavramlarımızı biraz daha belirginleştirmek iyi olabilir. Cinsiyetçilik, cinsiyetten bahsetmek ya da cinsiyet meselesini odağına almak demek değil. Cinsiyetçi olmaktan kaçınmak için cinsiyet diye bir şey hiç yokmuş gibi davranıp, eşitsizlikleri yok mu sayacağız? Bilakis, cinsiyetçilik, cinsiyet eşitsizliğini tahkim etmekle vs. alakalı bir tutumdur, ki buna cinsiyet eşitsizliğini görmezden gelip gerçek hayat eşitsizken sanki bu eşitlik yakalanmış gibi davranmak da dahildir. Yok sayılan o eşitsizlikler hayatları etkilemeye devam ettiği sürece, bundan bahsetmek cinsiyetçiliğe değil, buna karşı verilen mücadeleye tekabül eder.
      Bu yorumu yazıp bu konuyu tartışmaya açtığın için teşekkür ederiz, başka yöneltmek istediğin soruların varsa bekleriz 🙂

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here