AİHM, Nahide Akgün(Opuz)’ü erkek şiddetinden korumadığı için 9 Haziran 2009 tarihinde Türkiye’ye ceza verdi. Bu kararla birlikte, ilk defa bir Avrupa ülkesi Strasbourg Mahkemesi önünde aile içi şiddetle ilgili bir davada mahkûm olmuş oldu.

Nahide Akgün, Hüseyin Opuz ile 1995 yılında evlenmişti. Nahide defalarca koca şiddetine maruz kaldı. Kocasından davacı oldu, ancak davalı koca delil yetersizliğinden salıverildi. Hüseyin Opuz, 2001 yılı Ekim ayında Nahide’yi yedi bıçak darbesiyle yaraladı. Bu suçtan da para cezasıyla kurtuldu.

Nahide Akgün’ün polis ve savcılıklara yaptığı şikâyetler somut sonuç vermedi. Hatta kocanın tehditleri üzerine, savcılıklara yaptığı bazı şikâyetleri geri çekmek zorunda dahi kaldı. Son çare olarak kaçmayı denedi. 2002 yılında annesi ve üç çocuğuyla Diyarbakır’dan İzmir’e taşınırken yolu kocası tarafından kesildi. Kendisini korumaya çalışan annesi kocası tarafından öldürüldü. Hüseyin Opuz, bu cinayetten 15 yıl hapse mahkûm edilse de 2008 yılında serbest bırakıldı.

Eski kocanın Nahide’ye ve annesine yönelik davranışlarına duyarsız kalan Türkiye polisi ve adli makamlarının, yani devletin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkı, kötü muamelenin önlenmesi, adil yargı ve ayrımcılıkla ilgili maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle Nahide Opuz vekili Avukat Meral Danış Beştaş tarafından AİHM’e başuru yapıldı. Başvuruda bu duyarsızlığın kadınların eşitsizliğinden, erkek egemenliğinden kaynaklandığı vurgulandı. Mahkeme, Türkiye’nin erkek şiddetine maruz kalan bir kadını, savcılığa başvurduğu halde, kocasından koruyamayarak ayrımcılık yaptığına hükmetti. Türkiye’yi 36 bin 500 Euro tazminata mahkûm etti.

Türk Ceza Kanunu (TCK) Kadın Platformu 12 Haziran’da Taksim Square Otel’de yaptığı basın toplantısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Nahide Opuz’un aile içi şiddet şikayeti hakkında Türkiye’yi cezalandırdığı kararını değerlendirerek; “Hükümeti acilen yapılan yasal düzenlemelerin uygulamasının geliştirilmesi için çaba harcamaya, hakların hayata geçmesi için gerekli önlemleri almaya, kadınların yaşamın her alanında eşit bireyler olmasını sağlamak için eksik düzenlemeleri tamamlamaya ve bu konuda gerekli kaynakları seferber etmeye” çağırdı.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here