1990 yılında okullarda, yurtlarda, devlet dairelerinde arka arkaya bekâret kontrolü uygulamalarının yapılması dolayısıyla çok sayıda eylem yapıldı. Ankaralı kadınlar da bu eylemlerin bir kısmını gerçekleştirdiler. Sonrasında birbirine ulaşabilecek kadınların bir araya gelip sürece tepki vermesinin yetmediğine, bekâret kontrolüne taraf olan/ olabilecek kadınlarla buluşabilmek için bir kampanya örgütlenmesine karar verildi.

19 Haziran günü yapılan ilk toplantıya İHD Ankara Şubesi Kadın Komisyonu, Perşembe Grubu, Kadın Dayanışma Vakfı Girişim Kurulu, Eğit-Sen, Tabipler Birliği, Hemşireler Derneği, Kadınların Ankarası Komisyonu, Bağımsız Kadınlar Grubu, Tartışma Grubu, Sosyalist Parti Kadın Komisyonu, Çağdaş Hukukçular Derneği, Genç Umut Grubu ve Üniversiteli Kadınlar katıldı. Bu toplantıda, bekâret kontrolünün ne kadar yaygın olarak uygulandığı ve nasıl meşru kabul edildiği üzerine tanıklıklar aktarıldı ve “Bekâret kontrolüne hayır, Bedenimiz bizimdir” kampanyasının hedefleri ve çerçevesinin ne olacağı tartışıldı. Kampanya sözünü iki ayda bir yayınladığı ‘Yeter’ dergisiyle geliştirdi, yaygınlaştırdı.

Bekâret kontrolleri uzun yıllar kadınlar üzerinde bir baskı olarak devam etti. Nihayet, 21 Ekim 1998’de Adalet Bakanlığı, bekâret kontrolünün ancak takibi şikâyete bağlı suçlarda, mağdurun rızası alınarak, “ırza geçme” gibi resen takip edilen suçlarda ise ancak hâkim kararı ile ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı izni ile yapılabileceğini belirten bir genelge yayınladı.

2002 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nun 287. maddesi ile kadınları bekâret kontrolüne (genital muayeneye) gönderen veya bu muayeneyi yapan kişiler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası getirildi.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here