Ugandalı Jesca Nankabirwa yaklaşık bir yıldır İstanbul’da yaşıyordu ve Sultangazi’de bir tekstil fabrikasında aylık 900 liraya çalışarak memleketindeki iki çocuğunun masraflarını karşılıyordu. Jesca 6 Eylül Cumartesi günü ortadan kayboldu, onu arayan arkadaşları dört gün sonra Jesca’nın bedenini Yenibosna Hastanesi morgunda buldular. Jesca’nın ölümü savcılık raporlarına şüpheli ölüm olarak geçmiş, yakalanan kişi de ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.

13 Eylül’de Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu Türkiye’de yaşayan göçmen kadınların ne gibi sorunlarla karşılaştığına dikkat çekmek ve Jesca’nın katilinin bulunarak cezalandırılması için ellerinden geleni yapacaklarını söylemek için bir araya geldiler. Kurtuluş Son Durak’ta buluşan kadınlar buradan Pangaltı’ya yürüdüler.

Basın açıklamasında şu talepler vurgulandı: “Acilen Türkiye’de yaşayan göçmen kadınların cinsel şiddete ve sömürüye uğradığında başvurabileceği sivil ve çok dilli kriz merkezi kurulsun. Sınırdışı korkusu olmadan sağlık, barınma ve hukuki destek sağlayan koruma mekanizmaları oluşturulsun. İstanbul Sözleşmesi’nin göçmenleri de kapsayan şiddeti önleme ve koruma hükümleri hayata geçirilsin.”

Jesca’nın davası 24 Mayıs 2016’da sonuçlandı. Kasten öldürmekten müebbet hapis cezası alan katilin cezası, iyi hal indirimi uygulanarak 25 yıla indirildi.

http://www.sosyalistfeministkolektif.org/eylem-etkinlik/feministler-ve-platformlarla-eylemler/goecmen-kad-nlar-n-yan-nday-z/
http://kaosgl.org/sayfa.php?id=17560
http://catlakzemin.com/24-mayis-2016-gocmen-kadin-cinayeti-jesca-nankabirwa-davasi-sonuclandi/ 

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here